social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Meditasyonun Beynimize ve Vücudumuza Yaptıkları

Meditasyon ile beyinde sağlanılan fiziksel değişim inanılmaz!

Aristo’nun “Mutluluk kendimize bağlıdır” felsefesini bilimadamlarının son araştırmaları kanıtlıyor gibi. Yapılan araştırmalar meditasyon ve odaklanmayı arttıran uygulamalar ile daha mutlu bir beyni geliştirebileceğini belirtiyor. Bilimadamları uzun zamandır zevk ve arzu gibi duyguları harekete geçiren hormonlar hakkında bilgi sahibi olsa da, uzun zamandır “iyi” hissetmeyi ve memnuniyeti harekete geçirenin ne olduğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değildi. Bu konuyu araştırmak isteyen Kyoto Üniversitesi’nden bilim insanları 51 gönüllü ile yaptıkları araştırma ile mutluluk seviyeleri arttıkça, beynin buna karşılık gelen kısımları bulmaya çalıştılar. Seçtikleri kişiler arasından daha pozitif kişilere karşılık daha üzgün kişileri inceleyen bilim adamları, bu kişilerde beynin çalışan bölgelerini incelediler. İlginç bir şekilde daha mutlu ve pozitif insanlarda beynin “Precuneus” kısmının daha büyük olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar bu çalışma üzerinden Precuneus’un bir kas gibi geliştirebileceği tezine ulaştılar. Daha önceki araştırmalar, düzenli olarak meditasyon yapan insanların memnuniyet ve hatta kutluluk gibi duyguları hissetmesinin, beyinlerindeki Precuneus bölgesindeki gri maddenin artması ile açıklanabileceğini ortaya çıkarmıştı. Kyoto Üniversitesi’ndeki uzmanlar da bu son araştırmalar ile insanları neyin daha fazla mutlu ettiğini klinik anlamda ölçebileceklerini belirtiyorlar. Dr. Waturu Sato bu araştırmalara ile artık daha mutlu bir beyni geliştirmenin mümkün olduğunu belirtti.

Araştırmaya katılan gönüllülerin Precuneus büyüklüklerinde en büyük ile en küçük arasında %15 oranında bir fark ortaya çıktı. Her ne kadar mutluluk bireysel olarak algılansa da, beyindeki precuneaus bölgesinin ve onun etrafında ki gri maddedin büyüklüğü ile olan bağ kişisel mutluluğu etkileyen memnuniyet oranlarını arttırıyor. London School of Economics’den Prof. Paul Dolan ise bu araştırmanın sonucunun kendisini hiç şaşırtmadığını ve beynin diğer organlar gibi değişebilen ve genleşebilen bir yapıda olduğunu belirtti. Odaklanmanın beyni değiştiridği ve geliştiridiği sonucuna ulaşılan araştırmalardan biri de Londra’daki taksi sürücülerin 25,000 sokağı akıllarında tutarak belli bir adrese ulaşması gerektiği bir testin sonucu. Taksi şoförlerinin sadece yarısının geçebildiği bu testin sonunda uzmanlar, başarılı taksi şoförlerinin beyinlerindeki mekansal hesaplamaları yapan hippocampi kısımlarının, daha büyük olduğunu ortaya çıkardı. Buna ek olarak araştırma taksi şoförlerinin beyinlerindeki hippocampi kısımlarının daha önceden değil, bu teste çalıştıkça büyüdüğünü belirtiyor.

Prof Dolan, bizi mutlu ettiğini düşündüğümüz çoğu şeyin aslında uzun dönemde bir etkisi olmadığını belirtiyor. Bir işin odaklanarak yapıldığında, bunun hem duygusal statümüze hem de beynimize etkisinin olduğunu, özellikle sevilen bir müzik dinlenildiğinde beynin makinelerde her bölgesinin aktif olarak ışıldadığını belirtiyor. 

 Fizylojik Faydaları:

1. Oksijen tüketimini azaltır.

2. Solunum oranını düşürür.

3. Kan akışını artırır ve nabzı yavaşlatır.

4. Egzersize tahammülü artırır.

5. Derin seviyede fiziksel rahatlama sağlar.

6. Kan basıncını artırır.

7. Kan laktat düzeyini düşürür (yüksek seviyeler kaygı ataklarına neden olur).

8. Kas gerginliğini hafifletir.

9. Alerji ve Artirit gibi kronik rahatsızlıkların giderilmesine yardımcı olur.

10. Premenstrüel (adet dönemi öncesi) sendrom (PMS) belirtilerini azaltır.

11. Operasyon sonrası iyileşmeye yardımcı olur.

12. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

13. Virüs aktivitelerini ve duygusal stresi azaltır.

14. Enerji seviyelerini, gücü ve zindeliği artırır.

15. Zayıflamaya yardımcı olur.

16. Serbest kök sayısını azaltır ve doku hasarını minimum düzeye indirir.

17. Cilt direncini artırır.

18. Kolesterol seviyelerini düşürür, kardiyovasküler hastalıklar riskini azaltır.

19. Ciğerlere hava akışını, dolayısıyla nefes alıp vermeyi kolaylaştırır.

20. Yaşlanma sürecini yavaşlatır.

21. DHEAS (dehidroepiandrosteron) seviyelerini yükseltir.

22. Kronik rahatsızlıklarla ilişkili ağrıları önler, yavaşlatır veya kontrol altına alır.

23. Daha az terlemenizi sağlar.

24. Baş ağrıları ve migrenleri tedavi eder.

25. Beyin fonksiyonlarının düzenliliğini artırır.

26. Tıbbi bakım ihtiyacını azaltır.

27. Enerji verimliliğini güçlendirir.

28. Bireylerin spor ve diğer aktivitelere olan yatkınlığını artırır.

29. Astım semptomlarını ciddi anlamda hafifletir.

30. Atletik aktivitelerde performansı artırır.

31. İdeal vücut ağırlığına ulaşmanızı sağlar.

32. Endokrin sisteminizi düzenler.

33. Sinir sisteminizi rahatlatır.

34. Beynin elektrik aktivitelerinde uzun süreli, faydalı değişimler sağlar.

35. Kısırlığı giderir (kısırlık stresi, yumurtlamayı düzenleyen hormon salgılarına müdahele edebilir).

Psikolojik Faydaları:

36. Özgüveni artırır

37. Ruh hâli ve davranışları etkileyen serotonin seviyelerini artırır.

38. Fobi ve korkulardan kurtulmaya yardımcı olur.

39. Düşünceleri kontrol etmeye yardımcı olur.

40. Odak ve konsantrasyonu güçlendirir.

41. Yaratıcılığı artırır.

42. Beyin dalgası uyumluluğunu artırır.

43. Öğrenme becerisini ve hafızayı geliştirir.

44. Canlılık ve tazelik duygularını artırır.

45. Duygusal istikrarı artırır

46. İlişkileri geliştirir.

47. Zihinsel bozulma oranını azaltır.

48. Kötü alışkanlıklardan kurtlmayı kolaylaştırır.

49. Sezgileri güçlendirmeye yardımcı olur.

50. Üretkenliği artırır.

51. Ev ve işyerindeki ilişkileri güçlendirir.

52. Durumları daha net ve derinlemesine değerlendirmenize yardımcı olur.

53. Gereksiz sorunları göz ardı etmenize yardımcı olur.

54. Karmaşık sorunları çözme becerisini artırır.

55. Karakterinizi arındırır.

56. İrade gücü geliştirir.

57. Beynin iki yarım küresi arasındaki iletişimi güçlendirir.

58. Stresli durumlar karşısında daha hızlı ve etkili bir şekilde tepki vermenizi sağlar.

59. Algısal beceri ve motor performansını artırır.

60. Zeka büyümesini tetikler.

61. İş tatminini artırır.

62. Sevdiğiniz insanlarla yakın ilişkiler kurabilme kapasitenizi artırır.

63. Zihinsel hastalıklara maruz kalma olasılığını azaltır.

64. Sosyal etkileşimleri güçlendirir.

65. Agresif eğilimleri azaltır.

66. Sigara veya aşırı alkol tüketimi gibi kötü alışkanlıklardan kurtulmayı kolaylaştırır.

67. Uyuşturucu ve/veya ilaç ihtiyacını ve bağımlılığını azaltır.

68. Uyku ihtiyacınızı azaltır.

69. Daha kolay uykuya dalmanıza neden olur, uykusuzluğu giderir.

70. Sorumluluk hissini artırır.

71. Trafikteki öfke hâlini azaltır.

72. Huzursuzluğu azaltır.

73. Endişelenme eğilimini azaltır.

74. Dinleme ve empati kurma becerilerini artırır.

75. Daha doğru yargılara varmanıza yardımcı olur.

76. Hoşgörü seviyelerini artırır.

77. Yapıcı ve olumlu şekillerde tepki vermenize yardımcı olacak dinginliği sağlar.

78. Daha istikrarlı, dengeli bir karakter geliştirmenize yardımcı olur.

79. Duygusal olgunluğu artırır.

Spiritüel Faydaları:

80. Olayları bir perspektif dahilinde değerlendirmenize yardımcı olur.

81. Gönül rahatlığı sağlar, mutluluğa giden yoldur.

82. Amacınızı keşfetmenize yardımcı olur.

83. Kendi kendini gerçekleştirme eylemini güçlendirir.

84. Merhamet duygularını artırır.

85. Bilgeliği artırır.

86. Kendinize ve başkalarına dair daha derin bir anlayış kazanmanızı sağlar.

87. Beden, zihin ve ruh uyumunu güçlendirir.

88. Daha derin bir seviyede spiritüel rahatlama sağlar.

89. Kişinin kendini kabullenmesine yardımcı olur.

90. Bağışlayıcı olmanıza yardımcı olur.

91. Yaşama karşı tutumunuzu değiştirir.

92. Spiritel dünya ile daha derin bir ilişki kurmanızı sağlar.

93. Aydınlanma yolunda ilerlemenize yardımcı olur.

94. İçsel benliğinize odaklanma becerinizi güçlendirir.

95. Şimdiki zamanda yaşamaya yardımcı olur.

96. Sevgiye dair daha geniş, derin bir kapasite sunar.

97. Egonun da ötesinde gücü ve bilinci keşfetmenize olanak verir.

98. İçsel bir bilirlik hissi yaşamanızı sağlar.

99. Birlik hissi yaşamanızı sağlar.

100. Yaşamınızda eşzamanlılığı artırır.

Devamını oku...

İnsan Beyni İle İlgili Akıl Almaz Gerçekler

İnsan beyni vücuttaki en karmaşık özelliklere sahip organdır. 100 milyar sinir hücresi içerir ve günde 70,000 düşünceyi yönetir.

Beynimiz, ezberlerin stoklandığı, düşüncelerin oluştuğu, tecrübelerin algılandığı yerdir. Bunların yüzeyde kalan gerçekler olduğundan emin olabilirsiniz. İnsan beyni keşfedildikçe, inanılmaz bir güce ve karmaşıklığa sahip olduğu ispatlanmıştır.

İnsan beyninin inanılmaz özelliklerine bir göz atalım:

1. İçe dönük ve dışa dönük kişilerin beyin ağları arasında ciddi farklar vardır. Araştırmalara göre, genetik yapımız nasıl bir karaktere sahip olacağımız konusunda önemli bir rol oynuyor. Bununla beraber, gösterdiğimiz içe dönüklüğün ya da dışa dönüklüğün derecesi daha çok enerjiyi neyden aldığımız ve uyarıcıya nasıl tepki verdiğimiz ile ilgilidir.

Örneğin, bir çalışmada, risk alan katılımcıların beyinlerinin durumu incelenmiştir. Çalışma, riskin dışadönük beyinlerde amigdala ve ödül sistemi bölgelerinde güçlü bir tepki oluşturduğunu göstermiştir. Kendimizi iyi hissettiğimizde, beynin ödül sistemi dopamin isimli bir hormon salgılar.

Dışadönük kişilerdeki dopamin sistemi, bu kişileri daha çok risk almaya teşvik eder. Amigdala ise duygusal dürtüleri işler. Bunun anlamı şudur: Dışadönük kişiler yeni bir şeyler denerken aşırı heyecan yaşarken, içe dönük kişiler kendilerini bunalmış ve sinirli hissederler.

2. Beyniniz 25 wattlık bir ampulü çalıştırabilecek güce sahiptir.

3. Stres beynin boyutunu küçültebilir. Kronik stres beyinde en ciddi ve en uzun süreli değişikliklere neden olan faktördür. Beynin boyutunu küçültmesi de bu değişikliklerin arasındadır. Yapılan bir çalışmada, kronik strese maruz kalan farelerin beyinlerindeki hipokampüs bölgesinde küçülme tespit edilmiştir. Hipokampüs bölgesi, ezberlerin stoklanmasından sorumludur. Hipokampüs küçüldüğünde bazı bilgilerin hatırlanmasında zorluklar ortaya çıkabilir.

4. Günümüzde çok yönlülük revaçta olsa da aslında beynimiz aynı anda 2 işi yapamaz. Yöneticiniz ya da öğretmenleriniz sizi çok yönlülüğe teşvik ediyor olabilir. Ancak bu beynin işleyiş kurallarına aykırıdır.

Çok yönlülük, gerçek anlamıyla, iki ya da daha fazla şeyi aynı anda yapmaktır. Ancak, beynimiz bu çoklu aktivite arasında ya içerik değiştirir ya da birinden diğerine hızlıca geçiş yapar. İnsanlar çok yönlülükle, birden fazla şeyi aynı anda yapmanın iş süresini kısaltacağına inanırlar. Ancak, işleri tamamlarken sürede her hangi bir kısalma olmaz. Aksine, işlerin tamamlanması daha fazla zaman alır ve hata yapma oranı %50 artar.

Ayrıca beynin bir günde sahip olduğu elektriksel uyarı, dünyadaki bütün telefonların sahip olduğu elektriksel uyarıdan daha fazladır.

5. Beynimiz 100,000 milden daha fazla aksona sahiptir. Bu da dünyayı 4 kez dönmeye yetmektedir.

6. Toplumsal inanışın aksine beynin sağ/sol bölümü diye bir şey yoktur. Sağ beyinli insanların daha mantıklı, yöntemsel ve analitik yapıya sahip olduğu, sol beyinlilerin ise daha yaratıcı ve sanatsal bir yapıda olduğuna dair efsaneler vardır. Ancak araştırmalar, sağ ve sol bölümler arasında ayırıcı bir unsurun bulunmadığını göstermiştir. Beynin tüm bölgeleri arasında gerçekleşen iletişim hem analitik düşünceyi hem de yaratıcılığı destekleyebiliyor.

Yani, herhangi bir alanda, bir bölüm diğerini bastırmıyor.

7. Uzmanlar, insan beyninin yaşam boyunca, 1 katrilyondan fazla bilgi muhafaza ettiğini açıklamıştır.

8. Bilgiler sinir hücreleri arasında 260 mil/saat hızıyla geçiş yapabilirler!  (Yani yarış arabalarından daha hızlı)

9. Her saniye, beynimizde 100,000’den fazla kimyasal reaksiyon oluşur.

10. Beynin yarısının ameliyatla alınması kişilik ve hafıza üzerinde her hangi bir yan etki oluşturmaz.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Ne Yapar ya da Yapmazsak Çocuğumuza Zarar Vermeyiz

İnsan canlısının ortak paylaştığı ihtiyaçlardan yola çıkarak anne ve babaların çocuklarıyla ilişkilerini düzenlemede kullanabilecekleri bir kılavuzu oluşturmaya çalışacağız. Bu bize aynı zamanda “ne yapılırsa veya yapılmazsa çocuğumuza zarar vermeyiz” ile ilgili ip uçları da verecek.

Temel İhtiyaçlar ve Yaşantılar

1. Güvenlik İhtiyacı: Güven, korunma, kabul, bağlanma, ihmal, terk, yalnızlık, tehlike

2. Topluluk İhtiyacı: Birlikte olmak, birlik, aidiyet, dışlanma

3. Açıklık İhtiyacı: Bilinmeyenden korku, önünü görmek, netlik, hedefler

4. Otorite İhtiyacı: Denge, düzen, istikrar, yönetici(anne-baba)

5. Önemsenme İhtiyacı: İstenme, arzu edilme, beğenilme, sayılma, gurur, başarı, gelişim, rekabet, performans, mükemmellik, hayranlık, aşağılanma, küçük düşme

6. Anlamlı Yaşam İhtiyacı : Kişisel doyumun ötesinde, birilerine bir şeyler verme veya bir davaya hizmet. Hayatta kendimizle ve tüm ilişkilerimizle ilgili alıp veremediğimiz ne varsa, büyük ölçüde bu temel ihtiyaçların ve ilgili yaşantıların etrafında neler olup bittiği ile ilgili.

Hemen söyleyelim; saydığımız temel ihtiyaçlar ve varyantlarıyla ilgili sorunların başlangıcı bebekliğimize kadar uzanabilir. Bu temalarla ilgili sorun yaşayanların şikayetlerinden örnekler verecek olursak, genellikle şunları işitiriz:

Çaresizim                              Yalnızım 

Şansızım                               Çirkinim 

Dayanamıyorum                     Kötüyüm 

Sevgiyi hak etmiyorum            Değersizim 

Kendime güvenmiyorum          Yetersizim 

Kendimi koruyamam               Sevilmiyorum 

Mükemmel olmalıyım              Güçsüzüm 

Hep zarar gördüm                  Zayıfım 

Kimseye güvenemem              Eziğim 

Kendimi kontrol edemem         Önemsizim 

Utanç vericiyim                       Başarısızım 

 Temel ihtiyaçlarıyla ilgili sorun yaşamayanlar da tersini söyler:

Seçeneklerim var, Dostlarım var, Dayanabilirim, Seviliyorum, Yeterliyim, Bu halimle iyiyim, Değerliyim, Başarabilirim gibi. Peki nasıl oluyor da kendimizle ilgili bu kadar olumsuz yargılarımız oluşabiliyor?

1. İhtiyaçlar karşılanmıyordur: Çocuk alabileceği iyi şeylerin pek azını alıyordur. Güvensiz bir ortamdadır, korunmuyordur, ihtiyaç hissettiğinde birisi yanında değildir, ihmal ediliyordur, terk edilmiştir, yalnız hissediyordur, ailede ve ilişkilerde iniş çıkışlar yoğundur, denge, düzen ve istikrar yoktur. Yetişkin olarak en büyük korkusu; sevdiklerini yitirmektir. En ufak ayrılıklar bile çok sarsar.

2. Travmatik bir süreç yaşanmıştır: Çocuk hasar görmüştür. İstismar, şiddet, kötü muamele, terk, ihmal, sürekli kıyaslanma düzenli bir şekilde yaşanmıştır. Yukarıdaki listede yer alan “danışan şikayetlerinin” büyük bir kısmı bu iki nedene bağlıdır.

3. Çok verilmiştir: “İyilikten maraz doğar” herhalde bu süreç için söylenmiş olsa gerek. Anne-baba çok korumuşlardır, olumsuz şeyler yaşatmamışlardır, çok “karışmışlardır”, onun yerine karar almışlardır, “aşırı serbest bırakmışlardır”, sorumluluk vermemişlerdir. Yani çocuk temel yaşam becerilerini ve “hayatını organize etmeyi” öğrenememiştir. Yetişkin olarak sonuçta ya sorumluluklardan, çatışmadan kaçar, ya da “her istediğini yapmak” ister. İsteklerini erteleyemez, çok yarışmacı, çok baskın, çok ünlü, çok meşhur, çok zengin olmaya odaklanır. Bütün bunlar bize “ne yapmamamızı” söyledi. Ne yapmamız gerektiği yazılanlardan zımnen çıkartılabilir.

Ama yine de bir özet yapalım:

Çocuğun Kullanım Kılavuzu

1. Çocuğunuz ihtiyacı olduğu zaman sizi yanında bulsun. Kendini güvende hissedeceği ortamı hazırlayın ve sürekliliğini sağlayın. Duygusal iniş çıkışları çocuğunuza yaşatmayın. Yaklaşılabilir olun. Dokunun ve kucaklayın. Ona tek ve özel olduğunu, sizin için önemli olduğunu hissettirin.

2. Ailesinin her şeyden daha önemli olduğunu, bağlanmanın, ait olmanın derin doyumunu yaşatın. Birlikte kahvaltı edin, yemekleri birlikte yiyin, birlikte eğlenin, ev işlerini birlikte yapın.

3. Yeteneklerini bulun. Onları geliştirmesine destek olun. Başarılarını kutlayın.

4. İsteklerini ertelemeyi, sınır koymayı öğretin. Aileyi sizin yönettiğinizi bilmesini sağlayın. İtirazlarını dinleyin. Makul olanlarını kabul edin. Kriteriniz zihinsel ve duygusal olgunluğu olsun.

5. Sorumluluk almayı öğretin. Oyuncaklarını birlikte toplayın. Ev işlerine ortak edin.

6. Herhangi bir sorun makul bir sürede aşılmamışsa ve sıkıntı veriyorsa bir uzmana danışın.

Kaynaklar 1. Schema Therapy. J.E.Young, J.S.Klosko, M.E.Weishaar. Guilford Press, 2003 2. One Thing You Need to Know. M.Buckingham. Free Press, 2005 3. Breaking Through. A.Robbins, Cloe Madanes. RobbinsMadanes, 2003 4. Donald Brown. Human Universals. New York: McGraw-Hill, 1991  

Devamını oku...

Zihin Açan 10 Besin

Neredeyse hepimiz, sağlık ile mükemmel bir fiziği eşdeğer tutarız ve bunun sonucu olarak da vücut geliştirmek için spor salonlarında saatlerimizi harcarız. Fiziksel olarak fit olmak göz ardı edilemeyecek derecede önemlidir ancak bunun yanı sıra zihinsel olarak fit olmak da önemlidir.

Bilinçsel gelişimi destekleyen besinleri tüketerek zihinsel sağlığımıza katkıda bulunmuş oluruz. Bu besinleri doğru şekilde tüketmek beyne güçlü kan dolaşımını sağlar, zihinsel keskinliği arttırır, Alzheimer ve demans gibi dejeneratif hastalıkları önler. Bu konuyu destekleyen yeterli sayıda tıbbî araştırma mevcuttur.

Yapılan çalışmalara göre, bazı yağ türleri beyin sağlığı ile yakından ilgilidir. Bunların en önemlisi omega-3 yağ asididir. Beyin, bu yağ asitlerini sinirsel iletişimi ve gelişimi kolaylaştıran DHA(dokosaheksaenoik asit) ‘ya dönüştürür. Bu yağlardan zengin besinleri ne kadar tüketirsek, o kadar sağlıklı bir zihne sahip oluruz.

İşte beyin sağlığımıza iyi gelecek besinlerin listesi:

1- Elma: Elma, kuersetin isimli mucizevi bir madde içerir. Bu madde, beyni, oksidatif hasarlardan korur, Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkları önlemede yardımcı olur.

2- Yoğurt: Yoğurt, protein ve sinir hücreleri arasındaki iletişimi güçlendiren B vitamini açısından oldukça zengindir.

3- Kuşkonmaz: Bol miktarda folik asit içerir. Folik asit, uzun zincirli yağ asitlerini parçalamada ve kullanmada gereklidir.

4- Tam tahıllar: Lif ve E vitamini açısından zengin olan tam tahıllar beyin sağlığımızı dolaylı olarak olumlu yönde etkiler. Beynimize giden kan dolaşımını geliştirdiği gibi kalp sağlığımız için de önemlidir.

5- Yağsız dana eti: Sinir dokularının sağlığı için, B12, demir ve çinko deposu yağsız dana eti doğru bir seçimdir.

6- Ceviz: Omega-3 kaynağı ceviz, sinir sağlığı için çok faydalıdır. Ceviz, protein, E ve B6 vitamini açısından çok zengindir.

7- Yaban mersini ve çilek: Sahip oldukları antioksidanla beyni oksidatif hasarlardan korur. Ayrıca, çalışmalar, bu meyvelerin hafıza ve motor becerilerinde olumlu etkiye sahip olduklarını göstermektedir.

8- Kurutulmuş oregano (geniş yapraklı kekik): Bu baharat, elmadan 40 kat, portakaldan 12 kat ve çilek ve yabanmersininden 4 kat daha fazla antioksidan içerir.

9- Somon: Somon da mükemmel bir omega-3 deposudur. Daha önce de söylediğimiz gibi bu yağ asidi sağlıklı bir beyin fonksiyonu için olmazsa olmazdır.

10- Bitter çikolata: Bu maddenin sizi şaşırttığına eminiz. Ama bütün çikolatalar sağlığımız için zararlı değil. Bitter çikolata, konsantrasyonumuzu güçlendirmeye yarayan harika bir besindir. Ayrıca, güçlü bir antioksidandır. Beyni endorfin salgılaması için uyarır. Hatırlamamız gereken şey, marketlerde bulunan her çikolata çeşidinin bu özelliklere sahip olmadığıdır.Sihirli etkilerini görebilmek için porsiyon başına 10 gramdan daha az şeker içeren bitter çikolataları tercih etmeliyiz.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?