social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Hayatınızda İhtiyaç Duymayacağınız 5 Arkadaş Tipi

Yaşam boyu arkadaşa ihtiyaç duyarız. En iyi şekilde gelişebilmemiz için çevremizde bizi destekleyen arkadaşlarımızın bulunması son derece önemlidir. Ancak bazı durumlarda, arkadaşlıklarımızı gözden geçirip hangilerinin hala verimli arkadaşlık olup olmadığına karar vermemiz gerekebilir.

İşte hayatınızda ihtiyaç duymayacağınız 5 arkadaş tipi:

1-SÜREKLİ ŞİKÂYET EDEN: Dünyada, sürekli şikâyet ederek yaşamak gerçekten çok yorucu olsa gerek. Bir şeyler hep ters gidebilir, ya da her şey en iyi şartlara sahip olmayabilir. Eğer şikâyetçi biriyle çok fazla vakit geçirirseniz, sizin için de şikâyet etmek kolay hale gelmeye başlayacaktır. Kronik şikâyetçi kişilerin sorunlarını görmesine yardım edebilmeniz mümkün olmayabilir. Kendilerini şikâyetçi olarak görmezler. Olumlu tavsiyelere kulak vermezler. Kronik şikâyetçiler bardağın boş tarafını görmekten mutluluk duyarlar.

2- DEVAMLI HAYIR DİYENLER : Muhtemelen çevrenizde bu tür insanlardan çok bulunmaktadır. Bir öneri, fikir ya da amaç söz konusu olduğunda bu kişilerin otomatik olarak verecekleri cevap “hayır”dır. Sürekli bir şeylere ret cevabı veren insanların tek problemleri korkularıdır. Ne yapacağınızı, nasıl yapacağınızı anlamaya çalışmazlar bile. Çünkü risk almaktan korkarlar. Bu tür insanlarla devamlı iç içe olursanız, kendinizi kısa zaman içerisinde her şeye hayır derken bulabilirsiniz.

3- HERŞEYDEN ŞÜPHE EDENLER: Sürekli hayır diyen arkadaşlardan daha tehlikelidirler. Çünkü destekleyici gibi görünürler. Ancak, üstesinden gelebileceğiniz işler için sahip olduğunuz yeteneklerle ilgili şüpheler yaratarak çabalarınızı boşa çıkarırlar. Başarısızlığın en büyük nedeni özgüvenle ilgili şüphelerin oluşmasıdır. Bir çalışmaya onu başarabileceğiniz inancı ile başlarsanız o işte başarılı olma şansınız yüksektir. Eğer başarılı olamazsanız da bir hal çaresine bakarsınız. Şüpheci arkadaşlar yanlış adım atmanızda bu noktada etkili olur. Başarısızlık anında en iyisinin vazgeçmek olduğuna inandırırlar. İşin tehlikeli tarafı bunu destekleyici görünerek yaparlar. Ama aslında bu, karakterinize, gayretinize ve hırsınıza yapılmış bir saldırıdır. Şüpheci arkadaşlarınızı çevrenizden uzakta tutun ve size sizden daha çok inanan arkadaşlar edinin.

4-DEVAMLI KENDİNİ ÖVEN ARKADAŞLAR : Arkadaşlarınızla başarılarınızı paylaşırken böbürlenmeyi sevmediğinizden eminiz. Tabi ki kendinizle gurur duyduğunuz başarılarınızı arkadaşlarınızla paylaşmanız normal bir durumdur. Ancak devamlı kendinizi överseniz bu arkadaşlığınıza zarar verecektir. Devamlı kendini övmeye ihtiyaç duyma, özsaygı eksikliğinin belirtisidir. Bir arkadaş olarak size düşen sürekli övünmeyi seven arkadaşınızı desteklemektir. Ama arkadaşınızın sürekli pohpohlanma isteğine de kapılıp gitmemelisiniz. Kendi başarılarınız yerine onun başarılarını övmeye daha çok vakit harcıyorsanız, zamanla bu durumu aşırıya kaçırabilirsiniz.

GÜVEN VERMEYENLER: Bu tür arkadaşlar, Instagram’a fotoğraf yüklemeyi daha önemli gören, sohbetin ortasında telefonuna cevap veren, insanlar konuşurken konuşmalarını bölen, kısacası hoşa gitmeyen davranışların tümünü sergileyebilen insanlardır. Bu tarz kişilerle olan arkadaşlığınızda kendinizi sıklıkla değersiz hissedersiniz. Herkesin bazı zamanlarda bu tür davranışlarda bulunduğu olur. Ancak, arkadaşlığa zarar verecek olanı bunun devamlılık arz etmesidir. Karşılıklı olarak birbirinize fayda sağlayabileceğiniz, değişik karakterde arkadaşlara ihtiyaç duyarsınız. Farklı özellikler taşıyan arkadaşlara sahip olduğunuzda, paylaştığınız anların sonucunda hayatınız zenginleşecektir.

Sonuç: Arkadaşlıklarınızda yaşadığınız deneyimlerin sizi güçlendirmesine önem verin. Moralinizi bozan, enerjinizi düşüren, gelişmenize engel olan arkadaşlıklarınız üzerinde tekrar düşünün.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Bulaşıcı Olduğunu Bilmediğiniz Şaşırtıcı Şeyler!

Bir insandan diğerine yalnızca virüs ve mikropların mı bulaştığını sanıyorsunuz? Tıpkı virüsler gibi duygularımız da bulaşıcı!

Bulaşmasından korkmanız gereken tek şey mikrop ve bakteriler değil!. Duygular da bakteriler gibi bulaşıcı! Sosyal bulaşıcılıkla ilgili yapılan araştırmalar sonucuna göre ruh halleri ve davranışlar bir kişiden diğerlerine bulaşabiliyor.

Hareketlerimizin kendi kontrolümüz altında olduğunu düşünmeyi seviyor olsak da, yapılan bu araştırma çevremizdekilerin ve karakter özelliklerinin bizim üzerimizde oldukça kuvvetli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Sizler için beklenmedik bir şekilde bulaşıcı olan şeyleri ve bunlara karşı kendinizi nasıl koruyabileceğinizi araştırdık!

Negatif düşünceler de virüs ve bakteriler gibi bulaşıcı olabilir. Notre Dame Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre üniversitenin ilk senesinde kampüse yeni yerleşen öğrenciler, odalarını karamsar kişilerle payaştıklarında 3 ay sonra bu düşünce tarzı onlara da bulaşmış oluyor. Kötümser düşünmeye başlamadan önce başkalarının sizi hayatın zorluklarına karşı nasıl etkileyebileceğini düşünün.

Harvard ve California Üniversiteleri'nde, 5,000 kişi üzerinde yapılan yapılan araştırmalara göre yalnızca olumsuz duygular değil, mutluluk gibi olumlu duygular da bulaşıcı olabiliyor. Kendinizi mutlu hissettiğinizde size 1,6 kilometre yakınlıkta olan bir arkadaşınızın da kendisini mutlu hissetme ihtimali oldukça yüksek. Ayrıca komşularınız %34 oranında kendilerini daha mutlu hissediyor olacak.

Aynı araştırmada insanlara verilen fazladan 5,000 doların, mutluluk miktarını yalnızca %2 oranında arttırdığı ortaya çıkıyor. Neşeli ve mutlu bir arkadaşa sahip olduğunuzda ise mutluluk duygularınız %10 oranında artıyor. .

Illinois Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre akşam yemeği yiyen bir topluluktaki kişiler, başlangıç yemeklerini birbirlerine yakın seçeneklerden tercih ettiklerinde daha mutlu oluyorlar.

Eğer kilonuza dikkat ediyorsanız, önce kendi siparişinizi verin ve böylece arkadaşlarınızın sipariş edeceği yağlı seçeneklerden etkilenmemiş olacaksınız.

Beyin diğer insanlardaki stresi tespit etmek üzere donatılmış. Başkalarının stresli olduğunu nefes alıp verişlerinden ve diğer hareketlerden fark ettiğimizde kendi stres hormonlarımızda da bir hareketlilik görülüyor. Ayrıca bir başkasının stresinin size bulaşması için onunla aynı odada bile olmanıza gerek yok.

Stres e-mail, mesajlar, telefon görüşmeleri ve sosyal medya aracılığıyla size de bulaşabilir. Kendinizi stresli hissettiğinizde derin nefesler alın ve yeterli uyku uyumaya özen gösterin. Stresli olduğunuz zamanlarda güzel bir uyku çekmek asla bencilce bir davranış değildir. Aksine çevrenizdeki herkese faydası olur.

Aynı araştırma ekibi sigara içmeyi bırakan bir kişinin çevresindeki yakın arkadaşlarının ve aile üyelerinin sigara tiryakiliğinden %36 oranında uzaklaştığını ortaya koyuyor. Dahası, birbirini oldukça az tanıyan kişiler bile sigara bırakma konusunda birbirlerini %20 etkiliyor ve diğerlerinin de sigarayı bırakmasını sağlıyor. Görüldüğü üzere hastalıklarımızın kaynağı sadece beden değil duygusal çatışmalar de bedenimizi hasta edebiliyor. 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?