social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Eklem Ağrılarından Kurtulmak İçin Doğal Yöntem

 Jelatin, bağ dokularımızı geliştirmeye ve yenilemeye yarayan aminoasitler içerir. Ayrıca eklemleri koruyan kıkırdakları güçlendiren kolajen açısından da zengindir.  9 Kas ve eklem ağrısı bir incinme, fazla basınç ve benzeri durumlarda oluşabilir. Eklem ağrısından dolayı kişinin yaşam kalitesi etkilenir çünkü bu ağrı günlük aktiviteleri yapmaya engel olur. İyi haber şu ki, bu durum doğal yollarla tedavi edilebilir ve kısa sürede rahatlık veren tedavi yöntemleri vardır.

Kas ve eklem ağrısını rahatlatmak için alternatif ve doğal tıpta bir çok yöntem olsa da bugün sizlere ağrıyı 7 günde alacak bir yöntem sunacağız. Bu yöntem ne içeriyor?

Başlamak için, yaklaşık 150 gram jelatin alın, özellikle tatsız olanını tercih edin. (Bu miktar bir aylık tedavi için yeterli olacak) İki yemek kaşığı jelatini ¼ bardak suya koyun ve bir gece bekletin. Bir sonraki sabah jelatin şişmiş olacak ve biraz bal, yoğurt veya meyve suyu ile yiyebilirsiniz. Boş mideye ve kahvaltıdan en az 30 dakika önce yemeniz önemli. Bu tedaviyi bir ay uygulamalısınız, ama kas ve eklem ağrısı çekenler 7 günde daha iyi hissedeceklerdir. Özellikle sırt, eklem, omurga ve boyun ağrısı çekenler için idealdir. Bu yöntem eklemlerin yağlanmasına yardımcı olacak.

Jelatin eklemlere neden iyi geliyor?

 Jelatin marketlerde yaygın, ucuza alabileceğimiz ve tatlılarda kullanabileceğimiz bir ürün. İçeriğinde yüksek oranda protein vardır, bu da hayvan kolajeninden elde edilir (ineklerin kemik ve derisinden alınır), tariflerde sabitleştirici, bağlayıcı ve yoğunlaştırıcı olarak kullanılır. Jelatinin eklemlere iyi geldiği söylenir çünkü içinde prolin ve hidroksiprolin adlı iki aminoasit bulunur. Bunlar bağ dokularının onarır. Jelatin yemek yardımcı olacaktır, dolayısıyla iç eklemlerin bağ dokularını tamir etmekte faydalıdır.

Jelatinin diğer yararları

Jelatinin sağlığa bir çok yararı vardır. Aşağıda bunlardan bazılarını sıraladık:

Arginin ve glisin aminoasitleri açısından zengindir, bunlar kas gelişimini uyarır.

Kolestrol veya yağ içermez, ayrıca metabolizmayı destekler, dolayısıyla kilo vermeye yardımcı olur.

Yemeklere jelatin ekleyerek, et ve süt ürünlerinin sindirimini kolaylaştırabilirsiniz. Ayrıca jelatin karın şişkinliğine iyi gelir ve hormonları düzenler.

Düzenli jelatin tüketimi osteoartrit ve kemik erimesini önler. Tendon ve bağlara esneklik ve güç kazandırır.

Bağışıklık sistemini güçlendirir. Saç ve tırnak uzamasını destekler.

18 aminoasit içerir, bunların 8 tanesi vücudun kendi kendine üretemeyeceği ve sadece gıdalardan alabileceği aminoasitlerdir.

Florür içerir. Bu kimyasal madde küçük miktarda kullanılması durumunda diş minelerini korumaya yardımcı olur.

Deri kolajeninin yeniden üretimine yardımcı olur, bu da kemik, tendon, bağ ve kıkırdakların zayıflaması durumunda ihtiyaç duyduğumuz bir maddedir.

Mide yanması, gastrit gibi mide hastalıklarıyla savaşmak için birebirdir ve aşırı mide asidi üretimini engeller.

Doygunluk veya tokluk yaratırken iştahı da kontrol altına alır, bu yüzden kilo vermede yardımcıdır.

Devamını oku...

Peynirin Mucizevi Faydaları

Peynir yüksek miktarda yağ içerdiği için, peynirin kilolu insanlar için sağlıksız olduğu söylense de, pek çok kişi uygun miktarlarda tüketilmesi halinde peynirin protein ve kalsiyum açısından zengin bir kaynak olduğunu göz ardı etmektedir.

30 gram cheddar peyniri yaklaşık 6 gram protein ve 250 mg kalsiyum içerir. Süt önemli vitamin ve mineraller ile doludur ve sütten peynir yapmak tüm bu hayati besin ögelerini koruyan bir süreçtir. Sodyum ve kolesterol düzeylerinize dikkat etmeniz gerekse bile, peyniri tamamen beslenmenizden çıkarmak zorunda değilsiniz. Dikkat etmeniz gereken tek şey yediğiniz peynirin türü ve miktarıdır.

Yağ metabolize olduktan sonra glikoza çevrildiğinden glikozun iyi bir kaynağıdır. Glikoz vücudumuz için enerji sağlar. Eğer cheddar peyniri ve diğer sert peynirler için bir zaafınız varsa, yağsız veya az yağlı olduklarından emin olun. Yumuşak peynirler tercihiniz ise, o zaman %1 düşük yağlı veya yarım yağlı peynir ürünlerini tercih edin.

Saçları güçlendirir, dökülmeleri azaltır.

  Hafıza zayıflığı ve dikkat kaybını önler.

 Görme zayıflığı ve katarakt olma ihtimalini azaltır.

Vücudumuzun protein ihtiyacını karşılamada en güçlü gıdalardandır.

Aminoasit kaynağı olması nedeniyle zekâ gelişiminde rol oynar.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Bağırsak mikro florasını dengeleyerek zararlı mikroorganizmaların yaşam şartlarını bozar.

A,B1,B2,B6,B12,Folik asit, Tokoferol ihtivası ile vücudumuza katkı sağlar.

Çocuklarda boy uzamasını güçlendirir.

Sindirimi kolaydır, diğer besinlerin sindirimini kolaylaştırır.

Peynir yüksek miktarda kalsiyum içerdiğinden dişlerinizi korumaya yardımcıdır ve bu sayede diş çürüklerini önler.

Aynı zamanda vücudunuzun güçlü kemiklere sahip olmasına yardımcı olur.

Eğer laktoz intoleransından müzdarip iseniz, süt ürünlerinden uzak durmanız tavsiye edilir ancak peynir tüketebilirsiniz. Bekledikçe içerdiği laktoz, laktik aside dönüşür. Hiç bir laktoz içeriği kalmadığı için laktik asit, laktoz intoleransı olan kişilerde sıkıntıya neden olmaz.

Uyku Sorununu Giderebilir: Peynirin uykusuzluk sorunlarını giderdiği düşünülmektedir. Genel anlamda süt ürünlerin uyku sorunlarını çözmede etkili oldukları bilinmektedir.

Peynir ne kadar beklemişse laktozu o kadar azdır ve daha faydalıdır.

Peynir Migrene İyi Gelir: Bazı sağlık uzmanları peynirin migren hastalığından kaynaklanan baş ağrılarına iyi geldiğini savunmaktadırlar. Çünkü bu konuyla alakalı yapılan bilimsel çalışmalar kalsiyumun migren ağrılarına iyi geldiğini ortaya koymuştur.

 

Peynir ve Kalp Sağlığı: Biri size peynirin sağlıklı olup olmadığını sorarsa, eğer bir kalp hastalığınız varsa cevap vermeden önce iki kere düşünebilirsiniz. Eğer kalp hastalığınız varsa bile, peynir yemek güvenlidir.

Formda kalmak için vücut tarafından ihtiyaç duyulan bolca amino asit içerdiği için, kalbiniz için de faydalıdır. Kolesterol sorununuz olmadığı takdirde kalbiniz sağlıklı ve zinde kalır.

Yalnızca kaşar, mozzarella ve diğer peynirlerin yağı azaltılmış ya da az yağlı versiyonlarını tükettiğinizden emin olun.

Peynir ve Gebelik: Hamilelik sürecinde peynir tüketmek sizin için iyi midir? Gebelikte vücudun demir, iyot, kalsiyum ve folat talebi artar. Son trimesterda, büyüyen ceninin sağlıklı kemik ve vücut büyümesi için bu besin ögelerini alması gerekir. Hamileliğin dört ayı dışında hamile kadınların, her gün 1000 mg kalsiyum alması tavsiye edilir.

Günlük 30 gram peynir tüketmek vücuda gerekli miktarda kalsiyum sağlamaya yardımcı olacaktır. Bir parça katkısız cheddar peynirinde, 200 mg kalsiyum vardır. Peynirden alınan kalsiyum miktarını göz önüne aldığımızda, hamile bayanlar için oldukça yararlıdır diyebiliriz.

Ancak beyaz peynir, keçi peyniri, brie peyniri gibi yumuşak peynirin “Listeria” adı verilen bir bakteri ile kontamine olma şansı vardır. Kontamine olmuş peynir tüketmek sizi ve bebeğinizi hasta edebilir. Ayrıca peynirin taze olduğundan ve uzun süre beklememiş olduğundan emin olun; çünkü bu durum bebek için zararlı olabilir. Bu dönemde sert peynirleri tercih etmeniz ve yumuşak olanları da kaynayana kadar pişirmeniz tavsiye edilir.

Peynir ve Vejetaryenler: Vejetaryenler et ürünlerinden kaçındıklarından dolayı bir çoğu B12 vitamini eksikliğiyle karşılaşma riski altındadır. Bu eksiklik pernisiyöz anemiye neden olabilir.

Ancak peynir yüksek miktarda B12 vitamini içerdiğinden, vejetaryenler için bu sorunu çözer. B12 vitamini içeriği fermantasyon ile artar dolayısıyla peynir B12 vitamini için iyi bir kaynaktır.

Peynir ve Hormonlar: Peynir inek, keçi ve manda sütüyle hazırlanır. Ancak mağazalardan aldığımız sütler artık büyük anne babalarımızın küçükken içtiği sütler gibi değildir. Bugünlerde ineklere bir çok hormon ve antibiyotik enjekte edilmekte ve bu hormonlar tüketilen süt ile bizim de vücudumuza sızmaktadır. Bu sütler ile hazırlanan peynirlerden de doğal bir peynirden alacağınız faydayı bekleyemeyiz. Genel olarak, peyniri iyi ya da kötü olarak adlandıramayız.

Aşırıya kaçmadan peyniri tüketmek aşırı kiloyu önlemeye yardımcı olur, kan basıncını arttırmaz ve kişinin dişlerini güçlendirmeye yardımcı olur. Her zaman için sağlıklı, dengeli beslenmek ve belirli bir gıda maddesini aşırı miktarda tüketmemek çok önemlidir. Burada anahtar nokta dengelemek!

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/is-cheese-good-for-you.html http://www.buzzle.com/articles/is-cheese-healthy.html 

Devamını oku...

Soğanın İlginç 10 Yararı

Mutfakların en çok kullanılan sebze ve meyvelerinden biri olan soğan, yemeklerin tadını güzelleştirmekten çok daha fazlasını vadeden bir sebze. Kalp sağlığından diyabete, ruhsal bozukluklardan kemik hastalıklarına uzanan; soğanın tedavisine yardımcı olduğu rahatsızlıklara gelin birlikte bakalım.

1. Bağışıklık güçlendirici : Soğan, bünyesinde birçok bitkisel iyileştirici barındırır ve bu iyileştiriciler bağışıklık sistemi üzerinde doğal olarak iyileştirici etki sağlarlar. Bu etkilere vücutta bulunan C vitamininin daha efektif kullanılması da dahildir. Güçlü bir bağışıklık sistemi vücudun hastalık ve enfeksiyonla mücadele gücünü artırır ve iyileşme sürecini hızlandırır.

2. Diyabet düzenleyici :Soğan içerisindeki aktif maddelerden biri olan krom; diyabetten müzdarip hastalar için faydalıdır. Tansiyonu düzenler ve diyabet kaynaklı komplikasyonların giderilmesinde rol oynar.

3. Antienflamatuar özellikler : Bir parça soğan, bedeni enfeksiyonlardan koruyacak vitamin ve mineraller içerir. Vücuttaki enfeksiyon oranı azaldığında iltihap oranı da otomatik olarak düşer. Soğanın atrit, eklem ağrısı ve iltihaptan müzdarip kimselere iyi gelmesinin nedeni de budur.

4. Sağlıklı bir kalp: Soğan, özellikle çiğ olarak tüketildiğinde vücuttaki iyi kolesterolün artmasını sağlar. Bu da kolesterol seviyesini düzenleyerek tansiyonun gerekli rakamlarda kalmasını sağlar. Tüm bu saydıklarımız kalp ve damar sağlığını iyileştirerek kalbe bağlı rahatsızlıkların oluşmasını engellemeye yardımcı olur.

5. Kanser önleme: Soğanda kuersetin başta olmak üzere bol miktarda flavanoid bulunur. Bu madde bozuk DNA ile savaşma ve tümor oluşumunu önleme özellikleri ile bilinmektedir. Çalışmalara kuersetin oranları yüksek olan kimselerin kalın bağırsak ve yumurtalık kanserine yakalanma şansının daha düşük olduğunu göstermektedir.

6. Ağrı kesici : Soğan suyu böcek ısırıkları kaynaklı yanmaları ve ağrıyı kesmeye yardımcı olur. Soğanın antienflamatuar özelliği sayesinde soğan suyunun arı sokmasına bile iyi geldiği saptanmıştır.

7. Antioksidan özellik: Hemen hemen tüm meyve ve sebzeler gibi soğan da antioksidan bir besin maddesidir. Soğandaki antioksidan maddeler bağışıklık sisteminin stres, serbest radikaller ve hücre hasarı ile savaşmasına yardımcı olur. Çalışmalar ger gün soğan tüketenlerin gastrik ülser, tümor ve diğer rahatsızlıklara yakalanma riskinin daha az olduğunu ortaya koymaktadır.

8. Kemik ve doku sağlığı : Soğan içerisinde bulunan kalsiyum, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur. Ayrıca içeriğindeki sülfür, doku bağlarının güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar. Kalsiyum ve sülfür bileşimi özelliklerle yaşlılarda meydana gelen kemik erimesini önlemesiyle ve menopoz başlangıcındaki olumsuz etkileri azaltmasıyla bilinir.

9. Ruh sağlığı : Soğan içerisindeki sülfür, vücuttaki diğer proteinlerle bir araya gelerek beyindeki aminoasitlerin üretimini canlandırır. Bu etki sinir sistemini iyileştirir ve depresyon, stres ve diğer ruh bozukluklarının azalmasını sağlar.

10. Düzenli sindirim : Soğanın lif oranı yüksektir ve lif de düzenli bir sindirimin anahtar bileşenidir. Yeterince lif bulunan bünyelerdeki toksik maddeler boşaltım yoluyla kolaylıkla atılır. Düzenli bir sindirim sistemi aynı zamanda vücudun ihtiyacı olan maddeleri de daha iyi abzorbe etmesini ve sindirmesini sağlar.

Her gün bir soğan! Her gün bir soğan tüketerek doktor ziyaretlerinizi azaltabilirsiniz. Kokuyor diyenlere aldırış etmeyin; soğanı çiğ olarak salatalarınızda, pişmiş olarak sebze yemekleri ve çorbalarda kullanmayı asla ihmal etmeyin. Mutfaktaki soğan kullanımına itiraz eden aile üyelerine de yukarıda bahsettiğimiz 10 faydayı gönül rahatlığıyla anlatın. Afiyet olsun. 

Deniz Aytekin

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?