social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Peynirin Mucizevi Faydaları

Peynir yüksek miktarda yağ içerdiği için, peynirin kilolu insanlar için sağlıksız olduğu söylense de, pek çok kişi uygun miktarlarda tüketilmesi halinde peynirin protein ve kalsiyum açısından zengin bir kaynak olduğunu göz ardı etmektedir.

30 gram cheddar peyniri yaklaşık 6 gram protein ve 250 mg kalsiyum içerir. Süt önemli vitamin ve mineraller ile doludur ve sütten peynir yapmak tüm bu hayati besin ögelerini koruyan bir süreçtir. Sodyum ve kolesterol düzeylerinize dikkat etmeniz gerekse bile, peyniri tamamen beslenmenizden çıkarmak zorunda değilsiniz. Dikkat etmeniz gereken tek şey yediğiniz peynirin türü ve miktarıdır.

Yağ metabolize olduktan sonra glikoza çevrildiğinden glikozun iyi bir kaynağıdır. Glikoz vücudumuz için enerji sağlar. Eğer cheddar peyniri ve diğer sert peynirler için bir zaafınız varsa, yağsız veya az yağlı olduklarından emin olun. Yumuşak peynirler tercihiniz ise, o zaman %1 düşük yağlı veya yarım yağlı peynir ürünlerini tercih edin.

Saçları güçlendirir, dökülmeleri azaltır.

  Hafıza zayıflığı ve dikkat kaybını önler.

 Görme zayıflığı ve katarakt olma ihtimalini azaltır.

Vücudumuzun protein ihtiyacını karşılamada en güçlü gıdalardandır.

Aminoasit kaynağı olması nedeniyle zekâ gelişiminde rol oynar.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Bağırsak mikro florasını dengeleyerek zararlı mikroorganizmaların yaşam şartlarını bozar.

A,B1,B2,B6,B12,Folik asit, Tokoferol ihtivası ile vücudumuza katkı sağlar.

Çocuklarda boy uzamasını güçlendirir.

Sindirimi kolaydır, diğer besinlerin sindirimini kolaylaştırır.

Peynir yüksek miktarda kalsiyum içerdiğinden dişlerinizi korumaya yardımcıdır ve bu sayede diş çürüklerini önler.

Aynı zamanda vücudunuzun güçlü kemiklere sahip olmasına yardımcı olur.

Eğer laktoz intoleransından müzdarip iseniz, süt ürünlerinden uzak durmanız tavsiye edilir ancak peynir tüketebilirsiniz. Bekledikçe içerdiği laktoz, laktik aside dönüşür. Hiç bir laktoz içeriği kalmadığı için laktik asit, laktoz intoleransı olan kişilerde sıkıntıya neden olmaz.

Uyku Sorununu Giderebilir: Peynirin uykusuzluk sorunlarını giderdiği düşünülmektedir. Genel anlamda süt ürünlerin uyku sorunlarını çözmede etkili oldukları bilinmektedir.

Peynir ne kadar beklemişse laktozu o kadar azdır ve daha faydalıdır.

Peynir Migrene İyi Gelir: Bazı sağlık uzmanları peynirin migren hastalığından kaynaklanan baş ağrılarına iyi geldiğini savunmaktadırlar. Çünkü bu konuyla alakalı yapılan bilimsel çalışmalar kalsiyumun migren ağrılarına iyi geldiğini ortaya koymuştur.

 

Peynir ve Kalp Sağlığı: Biri size peynirin sağlıklı olup olmadığını sorarsa, eğer bir kalp hastalığınız varsa cevap vermeden önce iki kere düşünebilirsiniz. Eğer kalp hastalığınız varsa bile, peynir yemek güvenlidir.

Formda kalmak için vücut tarafından ihtiyaç duyulan bolca amino asit içerdiği için, kalbiniz için de faydalıdır. Kolesterol sorununuz olmadığı takdirde kalbiniz sağlıklı ve zinde kalır.

Yalnızca kaşar, mozzarella ve diğer peynirlerin yağı azaltılmış ya da az yağlı versiyonlarını tükettiğinizden emin olun.

Peynir ve Gebelik: Hamilelik sürecinde peynir tüketmek sizin için iyi midir? Gebelikte vücudun demir, iyot, kalsiyum ve folat talebi artar. Son trimesterda, büyüyen ceninin sağlıklı kemik ve vücut büyümesi için bu besin ögelerini alması gerekir. Hamileliğin dört ayı dışında hamile kadınların, her gün 1000 mg kalsiyum alması tavsiye edilir.

Günlük 30 gram peynir tüketmek vücuda gerekli miktarda kalsiyum sağlamaya yardımcı olacaktır. Bir parça katkısız cheddar peynirinde, 200 mg kalsiyum vardır. Peynirden alınan kalsiyum miktarını göz önüne aldığımızda, hamile bayanlar için oldukça yararlıdır diyebiliriz.

Ancak beyaz peynir, keçi peyniri, brie peyniri gibi yumuşak peynirin “Listeria” adı verilen bir bakteri ile kontamine olma şansı vardır. Kontamine olmuş peynir tüketmek sizi ve bebeğinizi hasta edebilir. Ayrıca peynirin taze olduğundan ve uzun süre beklememiş olduğundan emin olun; çünkü bu durum bebek için zararlı olabilir. Bu dönemde sert peynirleri tercih etmeniz ve yumuşak olanları da kaynayana kadar pişirmeniz tavsiye edilir.

Peynir ve Vejetaryenler: Vejetaryenler et ürünlerinden kaçındıklarından dolayı bir çoğu B12 vitamini eksikliğiyle karşılaşma riski altındadır. Bu eksiklik pernisiyöz anemiye neden olabilir.

Ancak peynir yüksek miktarda B12 vitamini içerdiğinden, vejetaryenler için bu sorunu çözer. B12 vitamini içeriği fermantasyon ile artar dolayısıyla peynir B12 vitamini için iyi bir kaynaktır.

Peynir ve Hormonlar: Peynir inek, keçi ve manda sütüyle hazırlanır. Ancak mağazalardan aldığımız sütler artık büyük anne babalarımızın küçükken içtiği sütler gibi değildir. Bugünlerde ineklere bir çok hormon ve antibiyotik enjekte edilmekte ve bu hormonlar tüketilen süt ile bizim de vücudumuza sızmaktadır. Bu sütler ile hazırlanan peynirlerden de doğal bir peynirden alacağınız faydayı bekleyemeyiz. Genel olarak, peyniri iyi ya da kötü olarak adlandıramayız.

Aşırıya kaçmadan peyniri tüketmek aşırı kiloyu önlemeye yardımcı olur, kan basıncını arttırmaz ve kişinin dişlerini güçlendirmeye yardımcı olur. Her zaman için sağlıklı, dengeli beslenmek ve belirli bir gıda maddesini aşırı miktarda tüketmemek çok önemlidir. Burada anahtar nokta dengelemek!

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/is-cheese-good-for-you.html http://www.buzzle.com/articles/is-cheese-healthy.html 

Devamını oku...

Kekiğin Mucizevi Faydaları

Faydaları saymakla bitmeyen, fakat tat ve aroma keskinliğinden dolayı biraz üvey evlat gibi kalmış olan kekik, sağlık açısından son derece önemli etkilere sahiptir. Ballıbabagiller familyasına mensup, 4-5 cm yüksekliğe sahip ve birçok yararı olan kekik, geçmişten günümüze önemi korumuş ve bu günlere taşınmış bir bitkidir. Çorak topraklarda yetişen ve dolayısıyla güneşli bölgeleri seven şit

kekik, bitkisel tedavilerde de oldukça sık kullanılmaktadır. Peki Kekiğin Bunca Sayılan Faydaları Nelerdir?

– Öksürük ve bronşit gibi solunum yoluyla ilgili hastalıklarda yaygın olarak kullanılır.

– Kekik suyu ve kekik yağı, harici olarak cilt yüzeyine uygulandığında mantar gibi hastalıkların tedavisinde yardımcı olur.

– Kekik suyuyla düzenli olarak ağız çalkalamak, ağızda bulunan bakteri sayısını azalttığı için, diş ve diş eti hastalıklarını önlemektedir.

– Antioksidan etkisi bulunan vitaminler açısından zengin olan kekik suyu, toksinlerin vücuttan daha hızlı atılmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır.

– Kekikte bulunan “Thymol” adlı bileşiğin, anti-aging (yaşlanmaya karşı etkili) özellikleri olduğu bilinmektedir. Bu bileşen hücre yenilenmesine yardımcı olarak, organların fonksiyonlarını geliştirir.

– Hemoroid hastalarında ağrıları şiddetlendiren kabızlığı önlemek için önerilir. Yüksek lif içeriği ile gaz ve şişkinlik gibi sindirime bağlı sorunların tedavisinde kullanılır. 

– Kasılmaları azaltan kekik, regl döneminde yaşanan ağrıları hafifletmek için kullanılabilir.

– Böcek ısırığı, egzama ve diğer nedenlerle oluşan inatçı kaşıntılar için kekik suyu gelmektedir.

– Antiseptik ve mikropları önleyici özelliği bulunan kekik suyu, sivilce ve akne tedavisinde kullanılır. – Salgı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. – İdrar söktürücü özelliği bulunmaktadır.

– Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder.

– Çocuklarda görülen kansızlığı giderir.

– Cinsel isteği arttırıcı özelliği bulunmaktadır.

– Kandaki şeker miktarını azaltmaktadır.

– Ağız kokusunu giderici özelliğinden dolayı çokça kullanılmaktadır.

– Kilo vermede yardımcı olmaktadır. Bunca faydasının arasında dikkat çeken en önemli durum ise, kullanım şekli normal dozlarda ve abartılmadan yapıldığında hiçbir yan etkisinin görülmemesidir. Yalnızca, fazla kullanımda rahim kaslarının kasılmasını tetiklediğinden ve düşük tehlikesi oluşturabileceğinden hamilelerin, ayrıca guatrı olanların da kekik yağının troid bezlerini fazlasıyla çalıştırmasından dolayı kullanmaması önerilmektedir.

Tarihte, Mısırlılar’ın da çokça kullandığı bir bitkidir. Mısır denildiğinde ilk akla gelen mumyalama işlemlerinde kullandıkları bilinmektedir.

Hipokrates sağlık açısından oldukça çeşitli konularda kekiği hayatında barındırmıştır. Örneğin astım, nefes darlığı, zehirlenmelerde kullanmış, ayrıca düşük yapan, ölü doğum yapan kadınlar için de tedavilerinde kullanmıştır.

Boğaz ağrılarında hardalla karıştırılarak boğazın dış tarafından sürülerek tedavi edilebileceğini, kan pıhtısını önleyici olarak ise balla karıştırılarak yapılmasının üzerinde durmuştur.

5000 yıl öncesinde Sümerler de tedavi amacıyla kekiği kullanmış, Hitit Uygarlığı’nın başkenti olarak bilinen Boğazköy metinlerinde ‘’Hasü” olarak tanımlanmıştır. Bunca özelliği belirtilen kekik, vücuda sağladığı yararlarla, mutfaklarımızın vazgeçilmezi olmayı hak etmektedir. Kekiği, baharat olarak kullanmanın yanı sıra, kekik çayı olarak, özel üretim teknikleriyle birlikte kekik suyu olarak, ayrıca içerisinde bulunan aromatik ve uçucu bileşen yağların damıtılmasıyla elde edilen kekik yağı olarak, çeşitli kullanım alanına sahiptir.

Kaynakça: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kekik

Devamını oku...

Sağlam Diş, Mikroplu Ağızda Bulunur

Sağlıklı her insanın vücudunda trilyonlarca bakteri yaşıyor. Öyle ki, kendi hücrelerimizin sayısından on kat fazla bakteri barındırıyoruz vücudumuzda.

Bu bakterilerin çoğu bizim için son derece faydalı:

Gıdaları hazmetmemize yardım ediyor, bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor ve zararlı mikropların gelişimini frenliyorlar. İnsan ağzı, bakteri bakımından özellikle zengin bir ortam. Yine de, modern insanın ağzında, örneğin Taş Devri insanına kıyasla çok daha az çeşit bakteri var.

agiz sagligi cene kemigi

Adelaide Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmaya göre, insanlık tarihinde iki önemli olay yiyecek rejimimizde büyük değişikliklere yol açmış:

Tarım toplumuna geçiş ve Endüstri Devrimi. Her ikisinde de, avcı-toplayıcı toplumların ağızlarında barınan bakteri çeşitliliği önemli ölçüde azalmış. “E fena mı? Ağzımız artık daha temiz,” diyeceksiniz belki. Gelin görün ki ‘temiz’, ‘sağlıklı’ anlamına gelmiyor.

Ağız florasındaki çeşitliliğin azalması, modern insanın ağzında diş ve kemik eritebilen bakterilerin baskın çıkmasına yol açmış. Bu nedenle, araştırmayı yürüten Profesör Alan Cooper’ın deyimiyle, “Modern insanın ağzı sürekli hastalık halinde.”

Tarım toplumuna geçişten önce diş çürümesi gibi sorunlarla çok daha az karşılaşılıyormuş. Özellikle Endüstri Devrimi’nden itibaren işlenmiş şeker ve un tüketiminin artmasıyla, ağız sağlığımız iyice kötülemiş, diş çürümesi sıradan bir olay haline gelmiş.

Kaynak: Science Daily

Devamını oku...

Bulaşıcı Olduğunu Bilmediğiniz Şaşırtıcı Şeyler!

Bir insandan diğerine yalnızca virüs ve mikropların mı bulaştığını sanıyorsunuz? Tıpkı virüsler gibi duygularımız da bulaşıcı!

Bulaşmasından korkmanız gereken tek şey mikrop ve bakteriler değil!. Duygular da bakteriler gibi bulaşıcı! Sosyal bulaşıcılıkla ilgili yapılan araştırmalar sonucuna göre ruh halleri ve davranışlar bir kişiden diğerlerine bulaşabiliyor.

Hareketlerimizin kendi kontrolümüz altında olduğunu düşünmeyi seviyor olsak da, yapılan bu araştırma çevremizdekilerin ve karakter özelliklerinin bizim üzerimizde oldukça kuvvetli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Sizler için beklenmedik bir şekilde bulaşıcı olan şeyleri ve bunlara karşı kendinizi nasıl koruyabileceğinizi araştırdık!

Negatif düşünceler de virüs ve bakteriler gibi bulaşıcı olabilir. Notre Dame Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre üniversitenin ilk senesinde kampüse yeni yerleşen öğrenciler, odalarını karamsar kişilerle payaştıklarında 3 ay sonra bu düşünce tarzı onlara da bulaşmış oluyor. Kötümser düşünmeye başlamadan önce başkalarının sizi hayatın zorluklarına karşı nasıl etkileyebileceğini düşünün.

Harvard ve California Üniversiteleri'nde, 5,000 kişi üzerinde yapılan yapılan araştırmalara göre yalnızca olumsuz duygular değil, mutluluk gibi olumlu duygular da bulaşıcı olabiliyor. Kendinizi mutlu hissettiğinizde size 1,6 kilometre yakınlıkta olan bir arkadaşınızın da kendisini mutlu hissetme ihtimali oldukça yüksek. Ayrıca komşularınız %34 oranında kendilerini daha mutlu hissediyor olacak.

Aynı araştırmada insanlara verilen fazladan 5,000 doların, mutluluk miktarını yalnızca %2 oranında arttırdığı ortaya çıkıyor. Neşeli ve mutlu bir arkadaşa sahip olduğunuzda ise mutluluk duygularınız %10 oranında artıyor. .

Illinois Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre akşam yemeği yiyen bir topluluktaki kişiler, başlangıç yemeklerini birbirlerine yakın seçeneklerden tercih ettiklerinde daha mutlu oluyorlar.

Eğer kilonuza dikkat ediyorsanız, önce kendi siparişinizi verin ve böylece arkadaşlarınızın sipariş edeceği yağlı seçeneklerden etkilenmemiş olacaksınız.

Beyin diğer insanlardaki stresi tespit etmek üzere donatılmış. Başkalarının stresli olduğunu nefes alıp verişlerinden ve diğer hareketlerden fark ettiğimizde kendi stres hormonlarımızda da bir hareketlilik görülüyor. Ayrıca bir başkasının stresinin size bulaşması için onunla aynı odada bile olmanıza gerek yok.

Stres e-mail, mesajlar, telefon görüşmeleri ve sosyal medya aracılığıyla size de bulaşabilir. Kendinizi stresli hissettiğinizde derin nefesler alın ve yeterli uyku uyumaya özen gösterin. Stresli olduğunuz zamanlarda güzel bir uyku çekmek asla bencilce bir davranış değildir. Aksine çevrenizdeki herkese faydası olur.

Aynı araştırma ekibi sigara içmeyi bırakan bir kişinin çevresindeki yakın arkadaşlarının ve aile üyelerinin sigara tiryakiliğinden %36 oranında uzaklaştığını ortaya koyuyor. Dahası, birbirini oldukça az tanıyan kişiler bile sigara bırakma konusunda birbirlerini %20 etkiliyor ve diğerlerinin de sigarayı bırakmasını sağlıyor. Görüldüğü üzere hastalıklarımızın kaynağı sadece beden değil duygusal çatışmalar de bedenimizi hasta edebiliyor. 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?