social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Rüyalar Aleminde Yeni Keşif!

California Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, sadece bir düğmeye basarak uyuyan farenin rüya görmeye başlamasını sağladı. Araştırmacılar beynin medulla adı verilen ilkel bölgesinde yer alan sinir hücrelerine optogenetik bir düğme yerleştirerek, bu hücrelerin nöronları aktif ve pasif duruma getirmelerini lazerle kontrol etmeyi başardı. Nöronlar aktifleştirildiklerinde, fareler saniyeler içinde REM uykusuna daldılar. Hızlı göz hareketleriyle karakterize edilen REM uykusu, memelilerde iskelet kaslarının geçici felç durumuna girdiği ve beyin korteksindeki etkinliğin eşlik ettiği uyku evresidir.

Deneyde nöronları etkisizleştirmenin, farelerin REM uykusuna dalma yeteneğini azalttığı, hatta ortadan kaldırdığı görüldü. UC Berkeley ekibi bulgularını, Nature dergisinin 15 Ekim tarihli sayısında yayımladı. UC Berkeley’den Prof. Howard Hughes ve makalenin başyazarı Yang Dan şunları söyledi: “Önceden medullanın bu bölgesinin, REM uykusu sırasında iskelet kaslarının felç durumuna girmesinde rol aldığı düşünülüyordu. Burada gösterdiğimiz şey, bu nöronların REM uykusunu, kasların geçici felci ve beynin NREM uykusuna göre daha uyanık görünmesini sağlayan tipik kabuk aktivasyonun da aralarında olduğu tüm yönleriyle harakete geçirdiğidir.” Beyin sapı ve hipotalamusdaki diğer nöronların REM uykusu üzerinde etkisi olduğunun gösterilmesine rağmen, “REM uykusunun yüksek indüksiyonundan dolayı denemelerimizin yüzde 94’ünde, fareler nöronların etkinleştirilmesiyle saniyeler içinde REM uykusuna girdiler. Bunun, uykuya girip girmeyeceğinize karar veren görece küçük bir ağ içerisinde kritik bir düğüm olabileceğini düşünüyoruz.” diye ekliyor Dan.

Araştırmacılar, bu çalışmanın sadece beyinde rüya görmenin ve uyku üzerindeki karmaşık denetimin daha iyi anlaşılmasını sağlamayacağını, ayrıca bilim insanlarının farelerde rüya görmeyi durdurup başlatmasının neden rüya gördüğümüzü anlamamıza olanak sağlayacağını söylüyor. UC Berkeley’de doktora sonrası araştırmacısı olan Franz Weber, “Pek çok piskiyatrik hastalık, özellikle duygudurum bozuklukları, REM uykusundaki değişikliklerle ilişkilidir ve bazı yaygın kullanılan ilaçlar REM uykusunu etkileyebilir, bu nedenle zihinsel ve duygusal sağlığın hassas bir belirtisi olarak görünmektedir. Uyku çevirimi üzerine çalışma yapmanın, bu hastalıklara, ayrıca uykuyu etkileyen diğer nörolojik hastalıklara, Parkinson ve Alzheimer hastalıkları gibi, yeni bir bakış kazandıracağını umuyoruz,” diye anlatıyor. Yemek ve Rüya Görmek Araştırmacılar ayrıca, farelerde bu beyin hücrelerinin uyanıkken etkinleştirilmesinin, uyanık olma hali üzerinde bir etkisi olmadığını, fakat farelerin daha çok yemelerine neden olduğunu buldu.

Normal farelerde, bu nöronlar -nörotransmiter gama-amino bütrik asit (GABA) salınımı yapan bir sinir hücreleri dizisi, bu nedenle sıklıkla GABAerjik nöronlar olarak anılırlar. Fareler çok keyifli iki aktivite olan yemek yerken veya taranırken, uyanma süreçlerinde en çok aktif olan nöronlardır. Dan, medulladaki GABAerjik nöronların, beynin evrimsel süreçte çok eski bir diğer bölümü ponstaki nöradrenerjik nöronlar gibi stres nöronlarının tam tersine etki ettiğini düşünüyor. “Diğer araştırmacılar, koşarken aktif olan nöradrenerjik nöronların, yemek yerken veya taranırken pasif olduğunu buldular. Görünüşe göre sakinleşmişken ve huzurluyken, bu nöradrenerjik nöronlar kapanıyor ve medulladaki GABAerjik nöronlar açılıyor.” diye aktarıyor Dan. Bu GABAerjik nöronlar, omurga kanalının tepesinde bulunan medullanın karın kısmından, beyin sapının ve hipotalamusun pek çok bölgesine yansır, böylece pek çok vücut fonksiyonunu etkileyebilirler.

Bu bölgeler , düşünce ve mantığın merkezi beyin zarından daha ilkel ; nefes almak gibi otomatik işlevler ve kasların kontrol merkezi olduğu kadar, duygular ve doğuştan davranışların da oturduğu bölgelerdir. Optik Beyin Durumu Değişimi Dan, Weber ve çalışma arkadaşları, medulladaki REM bağlantılı bu GABAerjik nöronları araştırmak için optogenetik denilen güçlü bir teknik kullandılar. Bu teknik, bir virüs sayesinde, özel nöron türlerine ışığa hassas iyon kanalları eklemeyi gerektiriyor. Araştırmacılar bu virüsü GABAerjik nöronlara yönlendirmek için, işaretçi proteinleri bu özel nöronlara taşıyan, genetik olarak düzenlenmiş bir fare hattı kullandılar. Bir kere eklendiğinde, beyne eklenmiş optik fiber üzerinden lazer ışığıyla uyarılan iyon kanalları, nöronların etkinleşmesini sağlayabiliyor. Alternatif olarak, GABAerjik nöronlara iyon pompası eklemek, lazer ışığı uyarımıyla bu nöronların aktivitesini kapatmalarına olanak sağladı. Farelerin genetik olarak düzenlenmiş bu türünü kullanarak, araştırmacılar medulladaki bu nöronların aktivitesinin haritasını çıkardılar ve kısa periyotlarda nöronları aktifleştirme veya pasifleştirmenin, uyku ve uyanma davranışını nasıl etkilediğini kaydettiler. Ayrıca aynı nöron grubunu etkisizleştirmek için ilaç kullandılar ve çabuk olmaması ve uzun sürmesine rağmen REM uykusunda azalma tespit ettiler, çünkü ilacın etki etmesi için yaklaşık yarım saat gerekti ve çok yavaş tükendi. Ayrıca medulladaki bir başka nöron grubuna da ışığa duyarlı iyon kanalları eklediler: glutamat nörotransmiter salınımı yapan glutamaterjik nöronlar.

Bu nöronları aktifleştirmek hayvanları kısa sürede uyandırdı, GABAerjik nöronları etkinleştirmenin tam tersi etki ederek. Dan bu nöronlar üzerindeki çalışmalarını, sadece REM uykusunu etkileyecek şekilde değil, ayrıca NREM uykusunu da etkileyecek şekilde sürdürüyor.

Kaynak: University of California – Berkeley. “Dreams turned off and on with a neural switch: Activating small group of neurons in medulla causes rapid transition to REM sleep.” ScienceDaily. ScienceDaily, 15 October 2015. <www.sciencedaily.com/releases/2015/10/151015120128.htm>. Referans: Franz Weber, Shinjae Chung, Kevin T. Beier, Min Xu, Liqun Luo, Yang Dan. Control of REM sleep by ventral medulla GABAergic neurons.Nature

Devamını oku...

Rüyalarla İlgili Akıl Almaz 5 Gerçek!

Her geçen gün zihnimizin derinliklerine biraz daha inen araştırmacılar, uyuduğumuzda yaşanan gizemli olaylara ışık tutmaya başladılar.

Başınızı yastığa koyduğunuz anda, bilinciniz sizi terk eder. Ancak, beyninizde çalışan hücreler hareket halinde olmayı sürdürürler. Bazen çok gerçekçi bazen de korkulu rüyalar görmemizi sağlayan enerjiyi üretirler. Bazı insanlar kâbuslar görürken bazıları da geceyi huzurlu rüyalar görerek geçirirler.

Nedenini hiç düşündünüz mü?

Uyku kadar rüyalar da gizemli bir olgu. Ancak, araştırmacılar derin incelemeler yaptıkça şu cevaplara ulaştılar. İşte rüyalar âleminde olup bitenlerden bazıları;

1. Şiddet içerikli rüyalar bir işaret olabilir: Kâbuslar

REM uyku davranış bozukluğu olarak bilinen nadir görülen bir rahatsızlığın işareti olabilir. Bu rahatsızlık, kişilerin şiddetli tekmelerle, yumruklarla ve çığlıklarla rüyalarını dışa vurmalarına neden olur.

25 Temmuz 2010 tarihinde Nöroloji Gazetesi’nde yayımlanan araştırmaya göre, şiddet içerikli rüyalar Parkinson ve bunama gibi beyin hastalıklarının erken habercisi olabilir.

Sonuçlar, nörodejeneratif bozuklukların başlangıç evresinin, hastanın fark etmesinden ya da doktorun teşhisinden 10 yıl önce başlayabileceğini göstermiştir.

2. Gece kuşları daha çok kâbus görür :Geç yatmanın güzel yanları vardır elbette. Ama sonunda göreceğiniz tuhaf rüyalar bu güzelliğin bir parçası değil. 2011’de Uyku ve Biyolojik Ritimler gazetesinde yayımlanan bir araştırma, gece geç yatan kişilerin erken yatanlara oranla daha fazla kâbus gördüğünü göstermiştir.

Araştırmacılar, bununla birlikte, uyku alışkanlığı ile kâbus görme arasındaki ilişkiye neyin neden olduğu konusunda kesin bir sonuç elde edemediklerini dile getirdiler. Araştırmacıların tahminleri arasında, sabah kalkmadan hemen önce, REM aşamasında ya da rüya esnasında doruğa ulaşan kortizol stres hormonu yer alıyor. Kortizol yükselmesinin gerçekçi ya da korkulu rüyaları tetikleyebileceğini düşünüyorlar.

3.Erkekler daha fazla seks içerikli rüyalar görürler : Erkekler, kadınlara oranla daha fazla seks içerikli rüyalar görürler. Kadınların ise kâbus görme ihtimalleri daha fazladır. Uzmanlara göre, kadınların rüyaları/kâbusları 3 grupta incelenebilir: korkulu rüyalar (kaçırılma ya da hayatının tehlikede olması); sevdiği birini kaybettiğini gördüğü rüyalar ya da karışık rüyalar.

4. Rüyalarınızı kontrol edebilirsiniz : Eğer bilinçli rüyalar görmek istiyorsanız, video oyunları oynayabilirsiniz. “Ne alaka” mı? Psikolog Jayne Gackenbach’a göre, ikisi de bize alternatif gerçeklikler sunuyor. Oyun oynayan kişilerin oyunlarda olduğu gibi rüyalarında da kontrolü elinde tuttuğunu söylüyor .(Gackenbach) Kendilerini bedenlerinin dışından görebilen bu kişilerin oyun karakteri yönetir gibi kendi rüya âlemlerini de yönetebildiklerini göstermiştir. Bu rüya kontrolü, tüyler ürpertici bir kâbusu çok güzel bir rüyaya dönüştürebilir. Uzmanlar, bu yetenekle, geçmişte yaşanan travmaların da tedavi edilebileceğini belirtiyorlar.

5.Neden rüya görürüz?: Uzun yıllardır neden rüya gördüğümüzü araştıran uzmanlar, Sigmund Freud’un fikrine dayanan bir cevaba ulaştılar. Rüyaların uykumuzun REM aşamasının yan etkisi olduğunu açıklayan uzmanlar, nedenlerden bir tanesinin de eleştirel düşünce olabileceğini düşünüyorlar. Uzmanlara göre, rüyaların görsel ve genelde mantığa aykırı yanları, problemleri çözmede gerekli olan alışılmışın dışında olan düşünceleri tetikleyerek, gün içerisinde bizi uğraştıran sorunları aşmamıza da yardım ediyor.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Rüya Hakkındaki Bilinmeyenler

 Uyku üzerinde son yapılan bilimsel araştırmaları düşünecek olursak, rüyaların etkilerinin yüzlerce hatta milyonlarca yıldır Dünya mahlûklarını şaşkına çevirdiğinden şüphemiz yok. Ancak bu etkilerden en fazla insanoğlu büyülenmiş ve rüyalara karşı büyük ve bitmek bilmeyen bir merak duymuştur.

Yapılan çok sayıdaki çalışmaya rağmen hâlâ rüyalarla ve rüyanın temelini oluşturan öğelerle ilgili bilmediğimiz, anlamadığımız ama her geçen gün birer birer keşfettiğimiz gerçekler var.

İşte rüyalarla ilgili bilmiyor olabileceğiniz 10 gerçek:

1- Rüyalarla ilgili çalışmalar yapan bir bilim dalı bulunmaktadır: Rüyalar üzerinde çalışmalar yapan bu bilim dalı Oneiroloji olarak bilinir.

2- Rüya yorumları uzun yıllardır varlığını sürdürmektedir: Rüya yorumlama uygulamaları yüzyıllardır tüm hızıyla devam etmekte ve insanoğlunun ilgisini çekmeyi başarmaktadır.

3- Kişiler rüyalarında aynı şeyleri görebilirler: Herkes rüyasında farklı bir şey gördüğünü düşünür ama aslında çoğu insan rüyasında aynı şeyi görmektedir.

4- Ve evet, kişilerin büyük bir çoğunluğu seksle ilgili rüyalar görür: Bu rüyalar fantezi ve zevk şeklinde olur. Yani böyle rüyalar görmek gayet normaldir.

5- Rüyalar üzücü ve ürkütücü olabilir: Psikologlar rüyaların çoğunluğunun benzer içerikli öğelere sahip olduğunu kanıtlamıştır.

6- Herkes renkli rüyalar görmez: Rüyalar üzerinde yapılan bir araştırma çoğu kişinin aslında siyah-beyaz rüya gördüğünü göstermiştir.

7- Sigarayı bırakmaya çalışan insanlar daha canlı rüya görmeye eğilimlidirler: Sigarayı bırakan kişilerin daha gerçekçi rüyalar gördüğü kanıtlanmıştır.

8- Kasları felç eden REM uykusu esnasında motor nöron hücrelerinin uyarılması durur: Bu durum vücudun, kasları tamamen gevşeten uyku aşamasına(REM) ulaşmasıyla gerçekleşir.

9- Bazı canlı türleri uyku sırasında kompleks beyin aktivitesine sahiptir: Uyku sırasında çoğu olaylar ve eylemler beyinle etkileşim halindedir ve hayvanların büyük bir kısmı da bu etkileşimi hisseder.

10- Rüyalarımızın çok az bir kısmını hatırlarız.

 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?