social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Marketlerde Satılan 7 Toksik Ürün

Marketlerde Satılan 7 Toksik Ürün

Şu günlerde, yemekle yememek arasında kaldığımız çok sayıda ürün mevcut. Sizin de bizler gibi, zararlı besinleri hayatınızdan çıkarma aşamasında iyi bir rehbere ihtiyacınız olduğunu düşünüyoruz. Vereceğimiz bu liste ile iyi beslenmeye güzel bir başlangıç yapabileceksiniz.

AĞZINIZA SÜRMEMENİZ GEREKEN 7 ÜRÜN

1- MİKRODALGA FIRINDA PATLAMIŞ MISIR: Mikrodalgada patlamış mısırın içinde kullanılan yağın Alzheimer hastalığına neden olmasının yanı sıra, hazır aldığınız patlamış mısırların poşetlerinde bulunan perflorooktanoik asit (PFOA) kimyasalının kısırlığa yol açtığı saptanmıştır. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde bu kimyasalların karaciğer, testis ve pankreas kanserine neden olduğu sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, uzmanlar, mikrodalgalarda buharlaşan ve mısırların içine işleyen kimyasalların uzun yıllar boyunca vücutta kaldığını ve birikim yaptığını belirtmişlerdir. Mısırları geleneksel yöntemle yani tencerede patlatarak bu soruna çözüm bulabilirsiniz. Tatlandırmak için bir parça tereyağı ve kurutulmuş baharat kullanabilirsiniz. Sağlıklı olduğu kadar daha da ucuza bir abur cubur keyfi yaşayacaksınız.

2- ORGANİK OLMAYAN PATATES: Kök sebzeler, toprakta bulunan yabani otları, haşereleri ve mantarları yok edici ilaçları emiyorlar. En popüler sebzelerden biri olan patates de bu ilaçlara maruz kalan bitkilerden. Patates üreticilerinin bile sattıkları patatesleri yemedikleri, kendilerine ayrı bir tarlada kimyasallar kullanmadan patatesler yetiştirdikleri söyleniyor. Organik patates alarak bu duruma çözüm bulabilirsiniz. Patatesin içine emdiği kimyasallardan sadece yıkayarak kurtulamazsınız!

3- BALIK ÇİFTLİĞİNDE YETİŞTİRİLEN SOMON: Çiftlikte yetişen somon balıklarını soya fasulyesi ve çeşitli tahıllarla elde edilen yemlerle besliyorlar. Bu da somon balıklarının vücutlarında bulunan yağ oranlarının değişmesine neden oluyor. Vücutlarındaki yararlı yağlar azalıyor. Ayrıca, çiftlikte yetişen somon balıklarına hastalıktan korunmaları için antibiyotik veriliyor.

Aslında çiftliklerde yetişen somonlar gri renklidir. Doğal ortamda yetişen somonların sahip olduğu pembe rengi bu balıklara suni şekilde veriyorlar. Bu saydıklarımızın, çiftlikte yetişen somonları tercih etmememiz için yeterli olduğunu düşünüyoruz.

4- HORMONLU SÜT: Süt üreticileri, süt üretimini arttırmak için büyüme hormonları kullanıyorlar. rBGH olarak bilinen büyüme hormonu ineklerde meme enfeksiyonunu arttırıyor. Ve bu şekilde üretilen sütlerde iltihap kalıntılarına rastlanabiliyor. IGF-1 büyüme hormonunun ise, meme, prostat ve kolon kanserlerinde payı olabildiği söyleniyor.

Uzmanlar, bu büyüme hormonlarının kanser artışında %100 etkili olduğuna dair kesin bir kanıt olmadığını ancak sanayileşmiş ülkelerin çoğunda bu büyüme hormonlarının yasaklandığını dile getiriyorlar. Süt alırken etiketinde, sütün rBGH, rBST içermediğini belirten ibare olmasına dikkat edin. Organik sütleri tercih ederek de bu duruma çözüm bulabilirsiniz.

5- ORGANİK OLMAYAN ELMA: Doğal yolla yetiştirilen elmalar, haşerelere karşı doğal direnç gösteremedikleri için üzerlerine sıklıkla böcek ilaçları püskürtülür. Uzmanlar, bu ilaç kalıntılarının zararsız olduğunu söyleseler de çiftlik çalışanlarında kanser oranının daha yüksek olduğu ve böcek ilaçlarıyla Parkinson hastalığı arasında bağlantı kurulmaya başlandığı saptanmıştır. Ne mi yapmalıyız? Organik elmalar almalıyız. Alamıyorsak da, elmaları iyice yıkamalı ve kabuklarını soymalıyız.

6- MISIRLA BESLENMİŞ BÜYÜKBAŞ HAYVANLARIN ETLERİ: Büyükbaş hayvanlar ot yiyen canlılardır. Ancak, çiftçiler hayvanlarını mısır ve soya fasulyesinden elde edilen yemlerle besliyorlar. Hayvancılıkla uğraşanlar daha çok para kazandıkça, bizim aldığımız besin değerleri azalıyor. Mısırla beslenmiş hayvanın etiyle kıyaslandığında, otla beslenen hayvanın etinde daha çok beta-karoten, E vitamini, omega-3, kalsiyum, magnezyum ve potasyum bulunduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca otla beslenen hayvanın etinde kalbimize zarar veren doymuş yağ oranının da daha az olduğu ortaya konmuştur. Otla beslenmiş hayvanların etlerini almaya özen gösterin. Seçkin kasaplarda bu etleri bulabilirsiniz. Genellikle etiketinde nasıl beslendiği belirtiliyor. Ancak etiketinde göremezseniz kasabınıza bu konuda danışınız.

7- KONSERVE DOMATES: Konserve tenekesinde kullanılan reçine kaplama, sentetik bir östrojen olan ve kalp hastalıklarına, diyabete ve obeziteye neden olan bisfenol-A maddesi içerir. Ayrıca bu maddenin sperm üretimine zarar verdiği ve kromozomal bozukluklara neden olduğu da saptanmıştır. Cam kavanozdaki ya da tetra pak kutulardaki domates konservelerini tercih edebilirsiniz.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?