social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Soğuk Duş Alın ,Çünkü!

Soğuk duşun bir çok faydası olduğunu duyduğunuzda şaşıracaksınız. Aşağıda verilen noktalar, uzun süren sıcak banyolardan hoşlananlar için pek ikna edici olmasa da, belki fikrinizi değiştirmek istersiniz. Ve banyo suyunuzun sıcaklığı aşağıdakileri okuduktan sonra azalmaya başlayacaktır.

Aşağıdakileri okuyunca belki suyun sıcaklığı hakkındaki fikrinizi değiştirirsiniz.

Soğuk Suyun Faydaları:

-Dolaşım Sistemi Üzerine Etkileri: Bir çok kişi, soğuk suyun onlar üzerinde harikalar yarattığını söyleyecektir. Soğuk su cildinize değdiğinde, kutanöz vazokonstriksiyon yaratacaktır yani cildinizin yüzeyindeki kan damarlarını büzüp, kanın iç organlarda toplanmasını sağlayacaktır. Bu hayati organlara giden kan akımını arttırmayı sağlar. Bu kan akımı kalbin daha iyi çalışmasını sağlayarak, vücuttaki toksinlerin atılmasını da sağlar.

Bazı insanlar sıcak ve soğuk suyla yıkanmanın hem iç organlar hem de cilt açısından faydalı olduğunu söylerler.

-Sağlıklı Saç ve Deri: Çok sıcak su cildi ve saçları kurutur. Saçlar ve cilt kurumaktan ciltte bulunan bezler tarafından salgılanan sebum tabakası tarafından korunur. Sıcak suyla banyo yaptığımızda bu sebum tabakasını ortadan kaldırırız. Bu cildinizi kurutur, saçlarınızı kırılgan ve kepekli yapar eğer bunu bir alışkanlık haline getirirseniz sağlıklı ve güzel görünen saçlarınıza veda edebilirsiniz. Sıcak su cildinize direk değdiğinde ciltteki gözenekleriniz açılır. Bu gözenekler açıkken havayla ve tozla dolup tıkanma şansları daha yüksektir. Bunun sonucunda tıkanmış gözenekleriniz akneye bile dönüşebilir.

–Uyandırma Çağrısı: Soğuk su sizi anında uyandıracaktır. Özellikle bu alışkanlığı yeni yeni deniyorsanız. Vücuttaki artmış dolaşım sayesinde kendinizi enerjik hissedecek ve güne başlamak için hazır olacaksınız.

–Doğurganlığa Etkisi: Soğuk duşun yararlarından biride, erkeklerde doğurganlığı arttırmak olduğunu biliyor muydunuz? Bildiğiniz gibi testisler vücudun dışındadır çünkü spermler vücut sıcaklığına dayanamazlar. Eğer bir kişi düzenli olarak çok sıcak suyla banyo yaparsa sperm sayısı ve bunların hareketliliği azalır. Eğer sperm sayısı ile ilgili sorun yaşıyorsanız düzenli olarak soğuk suyla duş almak isteyebilirsiniz. Soğuk duşun erkekler için en önemli faydalarından birinin bu olduğu söylenir.

 -Bağışıklığı Güçlendirir:

Soğuk duşlar nezle, grip ve enfeksiyonlara karşı koruyucu bir etki sunuyor. Prag’ta yapılan bir araştırmada haftada 3 kere 14 derecedeki soğuk suya 6 hafta boyunca giren kişilerde 2 tip akyuvar (monosit ve lenfosit) sayısında artış gözlenmiş. Lenfositler bakteri, virüs ve toksinlerin ortadan kaldırılmasında çok önemli bir role sahiptir. Araştırmacılar vücudun kendini ısıtmak istemesi sonucu artan metabolizma hızının bağışıklı sistemini aktivite ettiğini, böylece de daha fazla akyuvar hücresi ürettiğini düşünüyor. Bu yüzden düzenli olarak soğuk duş alanlarda nezle, grip ve hatta bazı kanser türleri riski azalıyor.

 

-Kan Dolaşımını İyileştirir

İyi kan dolaşımı kardiyovasküler sağlık için çok önemlidir. Soğuk duşa geçmenizle beraber kan dolaşımı iyileşir. Soğuk suyla temas ettiğinde kan damarları daralır. Bu daralma kanın akış hızını artırır. Peki kan dolaşımının iyi olması neden önemli? İyi kan dolaşımı yüksek tansiyonu önler ve kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı iyi olduğunda bütün vücut sistemleri daha iyi çalışır, böylece daha iyi görünür ve daha iyi hissedersiniz.

- Sıcaklığı Düzenler

Soğuk duşlar termojeneze (vücut ısısının üretilmesi) yol açan stresin iyi bir formunun oluşmasını sağlar. Böylece vücudunuzdaki onarım sistemleri aktive olur. Eğer kronik olarak soğuk el ve ayaklardan şikayetçiyseniz ya da çok fazla terliyorsanız, soğuk duşu deneyin.

- Metabolizmayı Hızlandırır ve Kilo Verdirir

Kahverengi yağ hücreleri, beyaz yağ hücrelerinin tersine enerji üretiminde sıkça kullanılır. Soğuk suyla temas kahverengi yağ hücrelerinin üretilmesini sağlar. Bu hücreler glikoz yakarak, daha fazla ısı enerjisi üretmeye çalışırlar. Daha fazla kahverengi yağ hücresi daha fazla enerjinin yakılmasına, böylece de daha hızlı kilo kaybına neden olur. Artan kahverengi yağ düzeyi, artan kan basıncı ve vücut sıcaklığı ile beraber kimyasal reaksiyonlar daha hızlı olur. Metabolizma hızını artırmak birçok insanın aradığı şey. Çünkü böylece hem kilo kaybı hızlanır, hem de kas üretimi artar.

 

- Depresyonu Azaltır

Soğuk duş depresyona yardım etmede ve önlemede de yardımcı olur. Virginia Common Wealth Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre soğuk su beynin mavi noktalarını uyarıyor. Mavi noktalar beynin noradrenalin üretim bölgesi. Noradrenalin ise depresyonu önlemede kullanılan bir hormon.

- Lenf Sistemini Güçlendirir

Lenf sistemi atık maddeleri vücuttan dışarı çıkararak patojenlerle (hastalıklarla) savaşır. Atık maddelerin taşınması lenf sıvısı ile sağlanır. Lenf sıvısının hareketi kasların kasılması ile olur. Soğuk duş bütün vücuttaki kasların kasılmasını sağladığı için lenf sistemi de daha iyi çalışır. Böylece atık maddeler vücuttan daha hızlı atılır. Eğer lenf sistemi iyi çalışmazsa atık maddeler vücudun uç noktalarında toplanır. Bu da çeşitli sağlık sorunlarına neden olur.

-Nefesi Derinleştirir

Soğuk duşun etkisini nefesinizde net bir şekilde hissedeceksiniz. Soğuk duş ciğerleri açarak daha fazla oksijen alınmasını sağlar. Böylece daha az yorgun hissedecek ve spor yaparken daha az yorulacaksınız.

-Enerjiyi ve Canlılığı Artırır

Duşlarınızı soğuk suyla bitirmenin birçok avantajı var. Eski samuray savaşçılarının her sabah başlarını soğuk suya soktukları bilinir. Bu ruhsal düzeyde bir arınma ritüeliydi. Böylece ruhlarını temizlediklerine ve güne taze bir başlangıç yaptıklarına inanırlardı. Soğuk duş kesinlikle daha canlı ve enerjik yapar. Kalp atmaya başlar ve uykudan kaynaklı letarji ortadan kaybolur.

-Hormon Üretimini Artırır

Soğuk duş hormon bezlerinin aktivitesini artırarak, vücutta daha fazla hormon salgılanmasını sağlar. Örneğin, üreme sisteminde büyük yarar sağlayarak çocuk sahibi olmak isteyenlere yardımcı olabilir. Sperm sayısı sıcaklık arttıkça düşer. Bu yüzden soğuk su bu konuda da işe yarayabilir.

Nasıl Başlamalı

Soğuk suyla yıkanmak biraz rahatsız edici görülebilir ancak bir kez alıştıktan sonra eski sıcak rutininize dönmek çok daha zor olacaktır. Eğer bütün duş boyunca soğuk suya dayanamıyorsanız, sıcak suyla yıkanmaya başlayın banyonuzun son 5 dakikasını soğuk suyla tamamlayın. Bazı durumlarda soğuk suyla banyo yapmamanız gerekir örneğin banyodan çıktıktan hemen sonra soğuk bir odaya geçecekseniz. Kalp hastası ya da aterosklerozunuz varsa soğuk suyla yıkanmanız önerilmez.

Derece derece sıcak sudan soğuk suya geçişi sağlayabilirsiniz. Birçok kişi için, ani bir değişiklik kaldırılamayacak kadar büyük bir stres kaynağı olabilir. Soğuk duşu günlük rutine eklemenin iyi bir yolu duşlarınızın son bir dakikasında soğuk suyu açmaktır.

Sıcak su mu, soğuk su mu? Bu tartışma sonu gelmez tartışmalardan biridir. Eğer bunun için yeterince cesursanız ve daha sağlıklı, enerjik olmak istiyorsanız, hayatınızda bu ufak değişikliği yapın ve ilerde büyük sonuçlarını görün. Sıhhatler olsun! Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/cold-shower-benefits.html 

Devamını oku...

İçtiğiniz Suya Güveniyor musunuz?

Hepimiz bol bol su içmemiz gerektiğini, suyun hayati bir önem taşıdığını biliyoruz. Su, sindirime yardımcı olur, vücudun su kaybetmesini önler ve toksinlerden arınmasını kolaylaştırır, vücut ısısını düzenler (özellikle egzersiz anında), kanı incelterek kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olur.

Vücudun her sistemi üzerinde sayısız fayda sağlar. Peki, hangi tür suları tercih etmeliyiz? Su kaynaklarının çoğu toksin ve atık maddelerle doludur. Bakteriler, çeşitli mikroplar, ağır metaller, böcek ilacı kalıntıları, insan vücudundan geçerek suya karışmış olan ilaçlar…

Bu konuda açık olan tek şey var; o da bu atık maddelerin çoğunun güvenilir bir tarafı bulunmaması.

SUYUNUZ NEREDEN GELİYOR?

Belediyenin sağladığı su güvenilir su standartlarına uyuyor olsa da bu “güvenilirlik” içilebilir su manasına gelmiyor. Yaşadıkları bölgede suların kötü koktuğunu ve bulanık olduğunu dile getiren çok sayıda insanla karşılaşılmaktadır. Belediye sularının çoğu, bakteri ve parazitlerin ölmesi için klor ve florid ile işlenmektedir. Florid ve yüzme havuzlarının temizliğinde de kullanılan klor yüksek oranda toksin içeren maddelerdir.

Günümüzde evlerde plastik, galvanize metal ve bakır borular kullanılmaktadır. Galvanize metal borular,içerdikleri toksik metal olan kadmiyum ile suları kirletebilir. Plastik boruların getirdiği sağlık sonuçları net değildir. Ancak, bakırın Alzheimer hastalığı ile bağlantılı olduğu ortaya konmuştur.

Bir de doğal kaynaklardan tedarik edilen sular mevcuttur. Günümüzde, doğal su kaynakları da böcek ilaçları ve hayvansal atıkları içeren zirai atıklar tarafından kirlenmektedir.

ŞİŞE SULAR NE TÜR TEHLİKELER İÇERİR?

Piyasadaki şişe sular size daha temiz bir seçenek gibi görünebilir. Ama bu konuda bir kez daha düşünmelisiniz. Sular el değmeden şişelenmiş olsa bile, plastik şişeler endişe edilecek bir konu. Kimyasal maddeler plastik şişeden suya karışabilir. Yapılan bir çalışmada, standart plastik şişeden su içen katılımcıların, gün sonunda idrarlarında bisfenol A olarak bilinen kimyasala rastlandı.

Bisfenol A kalp hastalıkları ve diyabeti tetikleyen bir kimyasaldır. Ayrıca vücutta östrojen dolaşımını yükseltir. Bu durum size tehlikeli gelmiyor olabilir ancak yüksek miktarda östrojen kalp hastalıklarına, kansere ve diyabete neden olabilmektedir.

PEKİ, TEMİZ SUYU NEREDEN BULACAĞIZ?

Herkes kendi suyunu analiz etmeli. Eğer suyunuzun hangi koşullarda olduğunu bilmek istiyorsanız, suyunuzu boru tesisatınızdan geçtikten sonra özel olarak test etmeniz gerekmektedir. Uzmanlar tarafından su arıtma cihazları şiddetle tavsiye edilmektedir. Bu sayede meyve ve sebzeleri yıkamak, yemek pişirmek ve içmek için temiz su elde edebilirsiniz.

Dışarıya çıkarken yanınıza su almak mı istiyorsunuz? Cam şişenize suyunuzu doldurup pet şişenin zararlarından kurtulabilirsiniz. Eğer arıtılmış suyun tadı size yavan geliyorsa, suyunuzun içine limon dilimleri, rendelenmiş zencefil ya da birkaç dilim salatalık ekleyerek suyunuza aroma katabilirsiniz. Hem suyunuzun besin değerini arttırmış olacak hem de suyunuzu tatlandırmış olacaksınız.Limon dilimlerinin vücudunuzun asidik hale gelmesine yardımcı olacağını da unutmayın.

Sağlığınız için bir şeyler yapmaya karar verdiyseniz, işe içtiğiniz sudan başlamak mükemmel bir adım olacaktır. Vücudunuzun su kaybını telafi ederek kendinizi iyi hissedecek, suyunuzun temizliğini de kontrol altına alacaksınız. Su tüketirken kendinizin ve ailenizin sağlığı ile ilgili kaygılanmamanın rahatlığını yaşayacaksınız. Unutmayın, güvende olma duygusu parayla satın alınamayacak bir histir.  

Devamını oku...

Beyni Genç ve Zinde Tutmak İçin 9 Yol

Zaman içerisinde her insan, düşünce hızının ve kapasitesinin azaldığını veya düştüğünü hissedebilir.
Bu çoğunlukla da doğru sayılabilir. Biyolojik nitelikler taşıyan insan beyni, yaşlandıkça belli kabiliyetlerini kaybedebilir. Fakat yine bir başka organ gibi beyni zinde tutmak da belli yöntemler dahilinde mümkün.

İşte yıllar geçmesine rağmen beyni genç ve zinde tutmanın 9 yolu;

Susuz kalmayın
İnsan vücudundaki su oranı, fizyolojik birçok aktivite için hayati önem taşır. Beynin çalışması da bunların en önemlilerinden birisidir. Vücuttaki su oranın düşmesi, konsantrasyon kaybına ve uyuşukluğa sebep olur.

Vücuttaki doğru su oranını korumak için, güne iki bardak su içerek başlamak ve gün içerisinde her an içmeye hazır olarak bir şişe su taşımak da faydalı olacaktır.

Şekeri azaltın
Vücuda alınan şeker, tat anlamında keyif verici olsa da, beyin açısından pek sağlıklı değildir. Şekerin beyin üzerinde sersemletici bir etkisi olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Şekeri azaltmanın en iyi yolu, ofis veya ev ortamında ulaşılabilir olmasını önlemeye başlamaktan geçiyor. Vücudun şeker ihtiyacını doğal olarak tatlı olan gıdalardan karşılamak da şekeri azaltmada yardımcı olacaktır.

“Abur cubur” tehlikesi
“Abur cubur” sınıfı içinde sayılabilecek aşırı tuz veya yağ içerikli gıdalar, beyin fonksiyonları üzerinde olumsuz etkilere sebep olurlar. Bu tip gıdaların tehlikesi, özellikle hidratasyon sorunlarına zemin sağlamalarıdır.

Gün içerisindeki atıştırmaları tamamen terketmek mümkün değilse bile, tercih edilen gıdaların içeriklerine dikkat ederek, doğal yağlardan üretilen gıdaları tüketmek mümkün olabilir.

Omega-3
Omega-3 yağ asitleri, beyin için son derece faydalıdır. Beynin çalışma faaliyetlerine sağladığı büyük desteğin yanında, stresi azaltıcı etkileri de göz ardı edilemeyecek seviyede yüksektir. Ufak bir hatırlatma, Omega-3 balıklarda özellikle somon balığında yüksek miktarda vardır.

Antioksidanlar
Bilindiği gibi, insanlar yaşlandıkça beyin hücreleri yıkıma maruz kalır. Antioksidanlar vücuttaki hücrelerin yıkımını yavaşlatarak, daha uzun süre zinde kalacak bir beyne sahip olmanızı sağlar. Antioksidanlar en fazla, bazı baharatlarda ve yeşil çay gibi bitki çaylarında bulunmaktadır.

Kafein tüketimini azaltın
Daha önce bir başka yazımızda  daha detaylı şekilde açıkladığımız üzere, kafeinin zararları ne yazık ki faydalarından çok daha fazla. Özellikle beyin üzerinde uzun vadeli sorunlara sebep olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.

Alkolü azaltın
Alkol, hidratasyona sebep olarak vücuttaki su oranını dengesizleştiren unsurların başında gelmekte. Bunun yanında beyin için büyük önem taşıyan B1, B6 ve B12 gibi vitaminlerin de eksikliğine sebep olmakta. Tüm bunlar göz önüne alındığında alkol kullanmaktan vazgeçmek veya en azından azaltmak gerçekten beyin için faydalı olacaktır.

Egzersiz yapın
Fiziksel egzersizler, vücuttaki kan akışını daha dinamik hale getirmenin en önemli yoludur. Ve bu da daha düzgün kan akışıyla dengelenmiş, sağlıklı ve dinç bir beynin anahtarı anlamına geliyor.

Stres yönetimi
Moral ve stres her ne kadar sinirsel gibi algılansa da, fizyolojik etkileri yadsınamayacak ölçüde yüksektir. Stres, tansiyondan hafıza kabiliyetlerine kadar sağlığı gerçekten tehdit edici bir faktör haline gelebilir.

Devamını oku...

Mucizevi Gezegen ve Şaşırtıcı Bilgileri

İşten güçten, her gün oradan oraya koşuşturmaktan, ne kadar mucivezi bir gezegende yaşadığımızı düşünecek zamanımız olmuyor. Ancak biraz arştırdığımızda bile  gezegenimizin ve üzerinde yaşayan canlıların ne kadar inanılmaz olduğunu kanıtlayan bu 35 maddeyi okuyun ve en etkilendiğiniz maddeyi sevdiğiniz biriyle paylaşın. Söz veriyoruz, gününüz daha güzel geçecek.

​ ​1. Her gün yeryüzüne 8,6 milyon yıldırım düşer ve yıldırımın düştüğü sırada etrafındaki hava güneşten beş kat daha sıcaktır.

​ ​2. Yüryüzünün %70'i okyanuslardan oluşur ve okyanuslar soluduğumuz oksijenin yarısından çoğunu üretir.

​ 3. ​Gezegendeki toplam suyun %97'si tuzludur.

​ 4. ​Bir çorba kaşığı deniz suyunda 5 milyon, bir kaşık toprakla 1 milyar canlı organizma bulunur. ​ ​

5. Yeryüzündeki tüm gıdanın %75'inden fazlası arıların taşıdığı polenler sayesinde yetişir. ​

​6. Gezegende 100 milyon yıl öncesiyle aynı miktarda su bulunur. ​

7. ​Gezegendeki tüm suyu bir küreye doldursak, bu kürenin hacmi, ayın üçte biri bile etmez. ​

8. ​Dünyanın en yaşlı ağacı 5.000 yaşındadır ve piramitlerle neredeyse yaşıttır. ​

9. ​Üzerinde yaşadığımız topraklar durmadan hareket eder. New York ve Londra her yıl birbirlerinden 2,5 cm uzaklaşır, Hawai her yıl Japonya'ya 10 cm yaklaşır. ​

10. ​Gezegenimiz 5 dakikada 8 kilometre yol alır. ​

11. ​Ekvatoru çevrelemek için 33 milyon kişinin elele tutuşması gerekir. ​

​12. Kendimizi çok güçlü sanıyoruz ama tırtıllar bizden daha fazla kasa sahiptirler. ​

13. Sülüklerin 32 tane beyni vardır. ​

14. ​Sümüklü böceklerin 3.000 dişi, 4 burnu vardır.

​ 15. ​Kelebekler ayaklarıyla tat alır ve kanatları sayesinde duyar.

​ 16. ​Ahtapotların 3, solucanların 5 kalbi vardır. ​

17. ​İstridyeler ve bazı balıklar cinsiyet değiştirebilirler. ​

18. ​Bizim 5 duyu organımız, köpekbalıklarının 8 duyu organı vardır. ​

19. ​Kambur balinaların söyledikleri şarkıların bazıları popüler olup okyanusta dilden dile dolaşır.

​ 20. ​Şişe burunlu yunusların beyni bizimkilerden daha büyüktür.

​ ​21. Tavşanlar kafalarını hareket ettirmeden arkalarını görebilirler. ​

22. ​Uğurböcekleri korktuklarında dizlerinden kokulu bir sıvı salgılanır.

​ ​23. 55 milyon yıl önce Kuzey Kutbu'nda palmiyeler yetişmekteydi. ​

24. ​Palmiyeler ağaç değil çalıdır. ​

​25. Pandalar her gün 16,5 kg bambu yer. ​

​26. Tek bir yarasa her gece 3.000 tane sivsinek büyüklüğünde böcek yer.

​ ​27. Depremler yer kabuğunda aniden altın oluşmasına sebep olabilirler.

​ 28. ​Gezegenin merkezinde tüm dünyayı 45 cm kalınlığında kaplamaya yetecek kadar altın bulunur.

​ 29. ​Avustralya'daki The Great Barrier mercan kayalığı dünyadaki en büyük canlıdır. ​ ​

30. Sahara Çölü Avustralya'dan daha büyüktür. ​

​31. Arılar 1 kavanoz bal üretmek için 5.000 çiçeğe ihtiyaç duyarlar.

​ 32. ​Yeryüzünde en az 1 katrilyon karınca bulunur (15 sıfırlı sayı!!)

​ 33. ​Dünyada 1.900 çeşit yenilebilir böcek bulunur. ​

34. ​400 milyon yıl önce mantarlar zürafalardan daha uzundu. ​

35. ​Kendini sürekli yenileyerek ölümsüz kalan bir tür denizanası bulunur. 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?