social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Tehlikeli 10 Ev Bitkisi

Evimizde soluduğumuz bitkiler hem estetik açısından hem de kurmaya çalıştığımız Feng Shui adına çok anlam ifade ediyor kesinlikle. Emek emek yetiştirdiğimiz bitkiler için yapılması gerekenler listesi hazırlıyoruz. Ama yapılmaması gerekenleri de biliyor muyuz?

Yetiştirirken dikkat edilmesi gereken noktalarda minik dostlarımızın ve çocukların sağlıklarını önemli derecede etkileyen noktalar var. Bazı yeşiller sanıldığı kadar masum olmamakla birlikte, ciddi rahatsızlıklara yol açabilirler. İşte aşağıda masum bitkilerin, yanlış bir hamlede karşılaşabileceğiniz bir kaç zararlı yönü:

1. Fulya: Nergisgiller ailesine bağlı olan bu bitki oldukça zehirli. Özellikle yutulursa, kusma ve ishal ile sonuçlanacak olan yoğun mide ağrılarına sebebiyet verebilir. Yüksek tansiyondan yakınanlar, kalp çarpıntılarına dikkat. Nergisgillerin bu yanı gerçekten tehlikeli ve kesinlikle çocuklardan ve hayvanlardan uzakta durması gerekiyor.

2. Sümbül: Sümbüller de yutuldukları taktirde, nergisgillerle aynı rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Bulantılar dikkat çekici.

3. Difen bahya bitkisi: Herhalde evlerde ve gittiğimiz mekanlarda en fazla rastladığımız bitkililerden biridir bu bitki. Kaynana dili olarak da adlandırılmasında anlatılanlara göre, yenildiği zaman bünye de yaptığı etkiden ilham alınmış. Tehlikelerine gelince, kökü yenildiği taktirde, damak kabarır ve yanar. Yine hayvanlardan ve çocuklardan uzak durmalı.

4. Zakkum: Bu masum görünümlü çiçek de tehlikeli zehir depolarından. Daha önceleri, yapraklarının çiğnenmesinden ötürü ölüm vakaları kaydedilmiş. Özellikle ölümler, fazla tüketildiğinde de görülmüş. Çocukların pek de yaklaşmaması gereken sevilen bir başucu bitkisi.

5. Yelken çiçeği: Zambakgillerin bir üyesi olan bu çiçek, aslında gerçek bir zambak değildir. Hava temizleyici olaraka da kullandığımız bu familya yutulduğu taktirde, dudak boğaz yanmalarına kadar rahatsız edici semptomlara neden olabilir.

6. Paşa kılıcı: Adını keskin kılıcımsı duruşundan alan, komşularda çok rastladığımız bitki aynı zamanda kendini bırakmadan dikey bir duruş sergiler. Eğer yanlışlıkla yutar ve zehrine maruz kalırsanız yukarıda saydıklarımıza göre daha az etkilenirsiniz. Tabii burada görülen rahatsızlıklar yine ağızda oluşan yanma ve bulantı gibi zehirlenme belirtisi için başta gelenler. Az da görülse de, dermatolojik bir reaksiyon da gözlemlendiği olmuş. Hayvanlara gelince ise kusma, aşırı tükürük salgılama ve ishal olarak reaksiyonla kendini gösterebilir.

7. Aleo vera: Bu bitki evimizde, farklı formlarda medikal faydalarından dolayı bulunuyor olabilir. Eğer bitkinizin jelinden faydalanmak istiyorsanız, dış katmanındaki sarı tabakanın içindeki jele çok da temas etmeden elde edildiğine emin olun. Bu katmanlar, cildi rahatsız edebilir hatta sindirilirse rahatsızlıklara yol açabilir.

8. Kaya sarmaşığı: Estetik gözükmesinden ötürü komşularımızda, sıklıkla dış mekanlarda karşılaştığımız bir bitki türü. Fakat yenildiği zaman hem insanlar hem de hayvanlar için oldukça tehlike yaratıyor. Nefes zorluğundan, kasılmalara, ve kusmaya sebep olabilir.

9. Ortanca: Ortancayı yerseniz, mide kırampları, uyuşukluğa, ishalden komaya kadar semptomlar zehrin etkisini gösterebilir.

10. İris: Hayvan ve insanlar için geçerli olarak yenildiğinde çok da sevimli olmayan bir diğer bitki de iris. Bulantı, kusma ve mide krampları, ateş ve ishal görülen zehirlenme belirtilerinden. Her ne kadar mekanları daha sevimli yapsalarda, çiçek bitki yetiştirirken bu konuları gözönüne bulundurursak iyi olur. Minik dostlarımıza ve çocuklara dikkat! 

 Haber Can İstman

Devamını oku...

Spor Öncesi Ve Sonrası Neler Tüketilmelidir?

Sağlıklı bir vücuda sahip olmanın yolu doğru beslenme ve spordan geçer. Birçok insan kilo vermek için diyet yapar fakat yapılması gereken diyetin sporla desteklenmesidir. Düzenli yapılan spor ve egzersizler, kalp damar hastalıklarına karşı vücudu korur, metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur.

Spor yaparak kas kütlesini artırmak ve yağlarından kurtulmak isteyen bir kişinin yaptığı egzersizler kadar hangi besinleri tükettiğine de dikkat etmesi gerekmektedir. Yanlış beslenme alışkanlıkları yapılan spordan yarar sağlamayı önleyebilir. Bu yüzden spor öncesi ve sonrası nasıl beslenilmesi gerektiğini şu şekilde açıklayabiliriz.

Spordan önce; Boş bir mide ile spor yapmak yerine spordan 3-4 saat önce yemek yenilmesi egzersizin verimini artıracaktır. Spordan hemen yarım saat önce de ara öğün olarak hafif ve kalorisiz besinler tüketilebilir. Düşük yağlı yiyeceklerin tüketilmesi tercih edilmelidir. Şeker içeriği yüksek olan gıdalar vücudun kan şekerini yükselterek yağ yakınma engel olabilir. Bu yüzden yağlı ve yüksek şekerli besinlerden uzak durmak gerekir. Bu besinlere örnek olarak:

* Süt ve ceviz içi veya badem,

* Meyveli yoğurt

* Yulaf veya müsli

* Bir adet meyve

* Tam tahıllı ekmek ve light peynir .

Bu besinler spor öncesi ara öğün olarak tercih edilebilir. Bu sayede spordan sonra çok aç olmak önlenir ve böylece fazla yemek tüketme isteği ortaya çıkmaz. Ana öğün olarak ise örneğin sabah kahvaltısından sonra spor yapılacaksa, protein almak için yumurta, lif oranı yüksek olduğu tam tahıllı ekmek, zeytin ve yağsız peynir ile beslenilebilir. Ceviz ve badem ile kahvaltı öğünü de desteklenebilir.

Kolay kilo alan bir bünyeye sahip olan bir kişinin yüksek karbonhidratlı besinlerden uzak durması gerekmektedir. Egzersiz öncesinde kuru baklagillerin tüketilmesi tavsiye edilmez.

Spor sonrası;

Spordan sonra kişide açlık hissi ortaya çıkar. Spor esnasında kaslar çalışır. Kaslara istenilen enerjinin verilmesi için spordan sonra doğru saatte doğru şeyler tüketmek gerekmektedir. Spordan 30 dakika- 1 saat arasında mutlaka bir şeyler yenmesi gerekmektedir. Protein ve yararlı karbonhidratlar vücudun isteklerini karşılayan besinlerdir. Tercih edilmesi gereken besinleri ise şu şekilde sıralayabiliriz.

* Tam tahıllı ekmek ve balık

* Sebzelerle zenginleştirilmiş omlet ve tam buğday ekmeği

* Süt ve süt ürünleri

* Izgara tavuk ve ızgara sebzeler

* Yoğurt, yulaf karışımı

* Kuru meyveler ve ceviz, badem, fındık Spor sonrası beslenirken dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da besinlerin ne kadar tüketildiğidir.

Tavsiye edilen günlük kalori değerlerini geçmeden yemek yemek gerekmektedir. bunun yanında kilo vermek isteyen birinin spor esnasında yaktığı kaloriden daha fazla kaloriyi bir öğünde alması kilo vermesine engel olacaktır. Yapılması gereken diğer bir şey de su tüketiminin yeterli seviyede olmasıdır. Spor esnasında vücut su kaybeder bu yüzden su tüketimine dikkat etmek gerekmektedir. Doktor kontrolünde yapılan diyet ve sporlar daha sağlıklı sonuçların alınmasını sağlayacaktır. Bu yüzden kişinin kendine uygun spor ve diyet alışkanlıklarını kazanması için doktor veya diyetisyen yardımı alması da çok önemlidir. 

Devamını oku...

Uzak Durmanız Greken 5 Plastik

Terra Cycle adlı geri dönüşüm şirketinin arkasında iki eko-girişimci Tom Szaky ve Albe Zakes’ın çöpe bakış açısı birazcık değişik.

Çöpün tarihini inceleyerek ve yaratıcı fikirlerle, gelecekte daha az çöp çıkarmanın yollarını aradıkları, yeni kitapları Make Garbage Great’te çöpe gidenlerle ilgili bilmediklerimize yer veriyorlar. Bu noktada her gün ne kadar kullandığımız ile ilgili pek sorun yaşamadığımız plastiğin, evden çıktıktan sonra ya da evinizde çantanızda, yemeğinizle birlikte sunulduğunda nelere mal olduğunu düşünmeniz için bu yazı iyi bir fırsat.

Rakamlardan bahsedecek olursak, insanlık senede 90 milyon ton plastik üretiyor. Bu ölçüyü biraz şekillendirmek için şöyle düşünün, Samanyolu’nda 200 milyon tane yıldız var, bu yaklaşık evrendeki galaksi sayısıyla aynı. Gezegenimiz, çöp olarak bıraktığımız atıkları, fazlalıkların yükünü artık taşıyamıyor. Karşılığını ise bundan yıllar sonra değil, yaşadığımız zaman diliminde bizimle buluşturuyor. Bir tüketici olarak, alım gücü tamamen ellerimizde. İşte bu alım gücüyle uzak durmanız gereken, kendini farkılı formlarda gösteren 5 plastik çeşidi:

1- Sabundaki mikro parçacıklar: Yüz yıkamada kullanılan ürünlerle birlikte, sabunlar ve vücut bakım ürünlerinin ufacık plastik taneciklerinden yapıldığını biliyor musunuz? Ve bu maddeler kolaylıkla su kanallarına karışabilir dersek, önce kendiniz sonrada çevreniz için endişeye kapılmaz mısınız? Yalnızca katı plastik atıkların değil, minik taneciklerinde göze alınması gerektiği su kirlliği seviyesi, deniz canlılarını tehdit ediyor.

2- Strafor içerenler: Evinizi isteseniz de ismesenizde strafordan uzak tutmayı başarabiliyor musunuz? Modernleşen hayatlarımızda daha fazla strafora maruz kalan bizler, plastikte gelen gıdayı evimize kabul ediyor, yediğimizi, içtiğimizi ona sarıyoruz. Fakat umut verici gelişmeler olmuyor değil. Küçüklü büyüklü şehirler straforu yasaklamaya hazırlanıyorlar. Bunların başında New York geliyor. Dikkat! Isıtıldıkları zaman içindeki kimyasalları gıdaya bulaştıran strafor, ya da diğer adıyla polistiren, sıcak içeceklerde stiren adındaki maddesini sıvıya sızdırabilir. Yüksek miktarda sızmış stiren, insana nörotoksin etkisi yaratıyor.

3- Evimizdeki PVC: Polivinil klorür, geniş anlamlı kullanımıyla plastik, evinizin demir başlarını ele geçiren bu madde, banyo perdesinde, tesisatınızda, hatta kalem kutusu gibi okul araç ve gereçlerinde bulunabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘kansorejen madde’ olarak tanımladığı vinil klorür, PVC çerikli ürünlerin yapımında kullanılır. Ve tabii ki unutmadan başımızın belası olan ftalatların da PVC’nin yapımında kullanıldıklarını söylemeden geçmeyelim. Çocuk sağlığını olumsuz etkileyen bu madde, Kuzey Amerika’da 2009 yılında oyuncakların yapımından çıkarılmış olsa da, okul araç ve gereçleri göz ardı edilemeyecek ölçüde fatalat içeriyor.

4- Tek kullanımlık tabak çanak :Tek kullanımlık malzemelerin her zaman hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını savunuyoruz, sağlığımızı tehdit ettiği gerçeği yarattığı konfordan aklımıza bile gelmiyor. Yükümüzü azaltan, hemen atıp kurtulabileceğimiz bu ürünler aslında insan oğlunun kolaylıkla ziyan ettiği bir numaralı malzeme. Az olarak geri dönüştürülen bu malzemeler, çöp sahalarında kalarak gezegenin yükünü arttırmaya, siz kullandıktan sonra devam ederler. Yani kısacası eğer kullanacaksanız lütfen geri dönüştürün!

5- Plastik şişedeki su : Bir çok gelişmiş ülkede su para ile satın alınmıyor fakat, insanlık su satın almak için 100 milyon doları her sene harcıyor. Bu fiyatın, suya erişimi limitli olan ülkelerden kaynaklandığını düşünebilirsiniz, fakat ABD, Almanya, Fransa, İtalya en çok plastik şişede su tüketen ülkelerin başında geliyor. Peki plastik şişenin üretilebilmesi için içindeki sudan daha fazla kaynağın harcandığını biliyor musunuz?

Kaynak: Mind Body Green

Devamını oku...

Günde 3 Fincan Kahve İçmenin Etkisi

Kahve sevilen ve güzel bir içecektir ve pek çok kişi için vazgeçilmezdir, Gün geçtikçe ilginç faydaları ortaya çıkmaktadır.

Son araştırmalara göre, kahvenin karaciğerimize çok faydalı olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmacılarda yaptıkları bilimsel çalışmalarla, gün içinde kahveyi sıklıkla tüketen kişilerde, karaciğerlerindeki işlevsiz enzimlerin sayısında düşüş gözlendiğini tespit etmişlerdir. Ayrıca kafeinsiz kahve içenlerde de bu etkiler gözlenmiştir.

Dr. Xiao Qian adında bir araştırmacı; kahvenin karaciğer üzerinde olumlu etkileri olduğunu zaten bildiklerini ancak kafeinsiz kahvenin de aynı etkiyi gösterdiklerini daha önceden bilmediklerini belirtmiştir. Xiao ve takım arkadaşları, kafeinsiz kahvenin etkilerini test ettiklerinde, eskiden yapılan araştırma bulgularını da referans almışlardır.

Yapılan bu araştırma da günde 3 fincan yada daha fazla kahve tüketen bireylerin karaciğerlerinde, kahve tüketmeyen bireylere oranla, işlevsiz enzim sayılarının daha düşük olduğunu tespit etmişlerdir. Kahvenin karaciğere faydası olduğunun tespiti ile birlikte kahvenin bir yararını daha öğrenmiş bulunmaktayız.

Kahvenin diğer bilinen faydaları da;

günde 3 fincandan fazla tüketmemek koşuluyla kalp krizi riskini önlediği, içerdiği kafeinin zihni uyarıcı etkisi sayesinde sabahları kendimizi daha zinde hissetmemizi sağlayarak konsantrasyonu arttırdığı ve antioksidan içeriği sayesinde vücudumuzdaki hücrelerde oksidasyonu önleyerek yaşlanmayı geciktirdiği, bilinen faydalar arasındadır. 

Ayrıca bonus bilgi; sabahları aç karnına içilen kahvenin bireyi daha zinde tuttuğu ve konsantrasyonu arttırdığı belirlenmiştir. Gün içinde içilen kahvenin ayrıca, özellikle kadınlarda depresyonu önleyici etkisinin de bulunduğu pek çok kaynak tarafından doğrulanmaktadır. Ancak bazı bireylerde, günde 3 fincandan fazla tüketildiğinde kalp atışını hızlandırarak çarpıntıya sebep olduğu da rapor edilmiştir.

Midesi hassas olan kişilerin de dikkatli tüketmesi gerekir, yine yoğun miktarlarda tüketildiğinde mideye zarar verebilmektedir. Her şeye rağmen kahve sevilen ve güzel bir içecektir ve pek çok kişi için vazgeçilmezdir (benim gibi kahve tiryakileri için). Ancak tabi ki her konuda olduğu gibi kahve tüketiminde de aşırıya kaçmadan belirli limitler dahilinde tüketerek hem sevdiğimiz bir içeceği tüketerek kendimizi mutlu hissederiz, hem de sayısız faydalarından yararlanabiliriz.

Kaynakça: www.healthylifetricks.com eu.wiley.com coffeeandhealth.org  

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?