social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Her güne limonlu suyla başlamak için 20 neden

İçtiğiniz suya biraz limon eklemek, susuzluğunuzu daha fazla gidermekle kalmaz; vücudunuzun vitamin, mineral ve eser öğe ihtiyacını da giderir. Limonlu su enerjinizi tazeleyecek en iyi içeceklerden biri, belki de en iyisidir. Sabah uyandığınızda, gece boyunca susuz kalan vücut dokularınız, toksinleri atmak ve hücreleri canlandırmak için suya her zamankinden fazla ihtiyaç duyar.

Kısaca suyunuza biraz limon damlatmak toksinlerin atılmasını sağlar, böbrek hareketlerini düzenler, sindirim sisteminin rahatça çalışmasını sağlar. ‘Bunları daha önce duymuştum’ diyenler için limonlu suyun diğer mucizeleri aşağıda…

1.Limon potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi elktrolitler yönünden zengindir. Limonlu su, içerdiği elektrolitler ile vücudun susuzluğunu giderir.

2. Limonlu su eklemler için çok iyidir; eklem ve kas ağrılarının giderilmesine yardımcı olur.

3. Limonun içeriğindeki sitrik asit diğer enzim ve asitlerle etkileşime geçerek sindirim sistemini düzenler. Limonlu ılık su, gastrit ve sindirim rahatsızlıklarını ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

4. Karaciğerin ürettiği enzim sayısını artırmak için limonlu sudan daha iyi bir reçete yoktur.

5. Limonlu su, karaciğeri temizler ve toksinlerin atılmasını sağlar.

6. Limonlu su, anti enflamatuar etkisiyle, soluk borusundaki enfeksiyonların temizlenmesine yardımcı olur.

7. Limonlu ılık su, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur.

8. Limon kuvvetli bir antioksidan olduğundan vücudu serbest radikallerden korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Metabolizmanın düzgün çalışması açısından çok önemlidir.

9. Limon içerisindeki potasyum, sinir sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Depresyon ve anksiyete genellikle kandaki düşük potasyum oranı sonucunda ortaya çıkar. Sinir sistemi, kalbe doğru sinyalleri yollamak için potasyuma ihtiyaç duyar.

10. Limonlu su kanı, damarları ve arterleri temizler. 

11. Limonlu su, tansiyonun düşmesine yardımcı olur. Her gün limonlu su içmek yüksek tansiyonu ortalama %10 oranında düşürür.

12. Limonlu su vücudun pH oranını artırarak hastalıklarla daha iyi mücadele etmesini sağlar, metabolizmayı bazlaştırır.

13. Limonun içerisindeki C vitamini, derinizi canlandırır ve teninizin daha pürüzsüz olmasını sağlar. Her sabah limonlu su içmek cildinizin canlanmasını sağlar.

14. Limonlu su, eklem ağrılarının bir başka sebebi olan ürik asidi seyreltir.

15. Limonlu su, hamile kadınların olmazsa olmaz besin kaynaklarındandır. Soğuk algınlığı gibi virütik hastalıklarla mücadeleyi kolaylaştırır, içeriğindeki C vitamini bebeğin kemik yapısını güçlendirir, zengin potasyum içermesi nedeniyle de bebeğin beyin hücrelerinin ve sinir sisteminin güçlenmesini sağlar.

16. Yarım bardak suya karıştıracağınız bir tatlı kaşığı limon suyu, mide ekşimesine iyi gelir.

17. Limonlu su böbrek ve pankreas taşları ile kalsiyum birikiminin çözülmesine yardımcı olur.

18. Limonlu su, içeriğindeki pektin lifleri sayesinde acıkmayı azaltarak kilo kaybına yardımcı olur. Çalışmalar alkalin oranı yüksek diyetleri uygulayanların daha hızlı kilo kaybettiğini göstermiştir.

19. Limonlu su diş ağrısı ve diş eti iltihabını azaltır.

20. Limonlu su, yüksek alkali içeriği sayesinde kanserler mücadeleyi güçlendirir. Birçok çalışma kanserin alkali ortamlarda büyüyemeyeceğini ortaya koymuştur.

Ne demişler: Hayat keyfinize limon sıktığında, limonata yapın! Her sabah uyanır uyanmaz bir bardak limonlu su için. En iyi sonuç için her yemekten once bir bardak limonlu su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Devamını oku...

İstiridye Mantarının Faydaları Nelerdir?

Mantar besin değerleri yüksek olmasının yanı sıra faydaları çok olan bir besindir. Doğal olarak oluşan kolesterol düşürücü bir madde olan “lovastatin” istiridye mantarında bulunmaktadır. Ayrıca bu mantar yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olan potasyum açısından zengindir.

İstiridye mantarının sağlık faydaları hakkında daha fazla bilgi için okumaya devam edin. 

Biliyor musunuz?

Sağlık için toksik olabileceği için çiğ mantar yemekten kaçınılmalıdır. Isıtma toksik komponentini yok ettiği için her zaman iyi pişmiş istiridye mantarlarını tercih edin.

Mantarlar, özellikle Çin olmak üzere uzun zamandır Asya ülkelerinin mutfak gururu olmuştur. Çin’de kullanılan çeşitli mantarlar arasında, istiridye mantarının yüksek beslenme içeriği nedeniyle özel bir yeri vardır. Genellikle beyaz veya sarı-kahverengi renge sahip, istiridye mantarı genellikle dilimlenip zeytinyağı ve sarımsak ile sotelenir. Böylece şahane bir atıştırmalık ya da garnitür halini alır.

İstiridye mantarının muhtemel sağlık yararlarından bazıları şunlardır;

-Kolesterolü Düşürür: İstiridye mantarı yemek yüksek kolesterole sahip olanlar için özellikle yararlıdır. Bunun nedeni istiridye mantarlarının levostatin denilen kolesterol düşürücü bir madde içermeleridir. Levostatin maddesi kolesterol düşürücü ilaçlarda da kullanılmaktadır. Yani, beslenmenize bu mantarı eklemek kolesterol seviyenizi kontrol altında tutmanız için yardımcı olabilir.

-Antibakteriyel Özellikleri Vardır: İstiridye mantarları antibakteriyel özellikler gösterdiklerinden doğal antibiyotikler olarak hareket ederler. Bu mantar “benzaldehid” denilen organik bir bileşik ihtiva eder, bu bileşiğin antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu bulunmuştur. “Journal of Agricultural and Food Chemistry” de yayınlanan bir araştırmaya göre bazı bakteri türlerinin büyümesini inhibe etmede etkili olduğu bulunan ve güçlü antibakteriyel aktivite gösteren benzaldehit maddesi gibi uçucu bileşikler içerir.

-Antioksidan Aktivitesi Gösterir: İstiridye mantarı türlerinden biri olan kral trompet mantarı, “ergothioneine” maddesinin mükemmel bir kaynağıdır. Bu madde antioksidan aktivite gösteren doğal olarak bulunan bir amino asittir. Antioksidan olan ergothioneine maddesinin, kanser ve artrit dahil olmak üzere kronik rahatsızlıklar ile geniş bağlantısı olan serbest radikallerin verdiği zararı durdurduğu bulunmuştur. Yani istiridye mantarı antioksidan özellikleri ile serbest radikallerin saldırısından sağlıklı hücreleri korumaktadır ve böylece çeşitli hastalıklardan vücudu korur hatta yaşlanma sürecini geciktirir.

-Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: İstiridye mantarı antioksidan ve antibakteriyel özellikler gösterdiğinden düzenli olarak bu mantarları yemek bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur ve genel sağlığı iyileştirebilir.

-Anemi ile Savaşır: Folat veya demir eksikliği nedeniyle anemi şikayeti olan kişiler beslenmelerine istiridye mantarını dahil ederek bu hastalıktan kurtulabilir. Bu her iki besin ögesi de istiridye mantarında bolca bulunur. Böylece bu maddelerin alımı aneminin daha etkili tedavi edilmesini sağlar.

-Yüksek Tansiyonu Kontrol Eder: İstiridye mantarı yemek yüksek kan basıncını kontrol altında tutmaya yararlı olabilir. Bunun nedeni yüksek kan basıncını azalttığı kanıtlanmış olan potasyumu önemli miktarda içermesidir. Tuz, kan basıncını düzenlemenin en kötü düşmanıdır. Bununla birlikte, potasyum tuzu dengeleyerek kan basıncını kontrol etmeye çalışır. Yani, istiridye mantarı gibi potasyum açısından zengin gıdaları düzenli olarak tüketmek yüksek kan basıncı gelişme şansını azaltabilir.

-Kabızlığı Düzeltir: Kabızlık şikayetiniz mi var? Bunun en sık nedeni yeterince lif içeren besinler almamaktadır ve lif alımını hızlandırmak için en iyi yollarından biri de istiridye mantarıdır. İstiridye mantarı önemli bir lif kaynağıdır. Büyük bir mantar günlük lif ihtiyacınızın %14’ünü karşılamaktadır. Düzenli olarak tüketmek bağırsak hareketlerinizi hızlandırır ve kabızlığı yenmenize fayda sağlar.

-Hiperasiditeyi Azaltır: Bu mantarı tüketmek hiperasiditeyi rahatlatmak için doğal bir yoldur, hiperasidite mide asitlerinin aşırı üretiminin neden olduğu bir durumdur. İstiridye mantarları sindirim sisteminde metabolize edildiğinde alkalin bir kalıntı üretmektedir. Bu da hiperasiditeyi dengelemek için alkali bir ortam sağlar. 

-Yüksek Besin Değerleri: İstiridye mantarı yüksek miktarda B vitaminleri içermektedir. Örneğin, B3 vitamini (niasin) içeriği istiridye mantarında başka sebzede bulunandan en az 500% daha fazladır. Ayrıca bu mantarda mevcut demir miktarı, kırmızı et ve kümes hayvanlarından önemli ölçüde daha fazladır.

Besin Öğeleri Günlük İhtiyacın Karşılanma Oranı

Niasin %37

Riboflavin %30

Tiamin %12

Vitamin B6 %8

Folat %10

Demir %11

Fosfor %18

Magnezyum%7

Bakır %18

Manganez %8

Selenyum %5

Potasyum %18

Çinko %8

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/health-benefits-of-eating-oyster-mushrooms.html

Devamını oku...

İlgi Görmeyen Bamyanın Şaşırtan 16 Faydası

Bamya, ılıman ve tropikal iklimlerde yetişen, uzun meyveli ve çiçekli bir bitkidir. Pişerken koyu yapışkan özsuyunu salar. Çoğu toplumda bu yapışkanlığı azaltmak için, bamya limon suyu gibi asidik karışımlarla pişirilir.

Bamya kurutularak da tüketilebilen bir bitkidir. Çoğu kişinin, saldığı sümüksü özsuyu yüzünden tercih etmediği bu besin deposunun faydalarına bir göz atalım:

1- Bamyanın kabuklarında yoğun miktarda A vitamini ve flavonoid isimli antioksidan (beta-karoten, ksantin ve lutein gibi) bulunur. Bu antioksidanların en fazla bulunduğu bitkilerden bir tanesidir. İçerdiği bu bileşenler, hücreleri ve görme yetisini güçlendirme özelliğiyle bilinir. Flavonoid açısından zengin olan sebzeleri ve doğal ürünleri tüketmek akciğer ve ağız boşluğu kanserine karşı koruma sağlar.

2- Bamya, içerdiği lifler sayesinde kandaki glukoz seviyesini kontrol altında tutar.

3- Bamyadaki yapışkan madde, kolesterol ve safra asidine bağlanarak, kötü kolesterolün dışarı atılmasını sağlar.

4- Müshil özelliği ile sindirim organlarının temizlenmesine yardım eder. Bağırsakların çalışmasını sağlayarak kabızlığı önler. Kötü kolesterolün ve toksinlerin vücuttan atılmasına destek olur.

5- Probiyotik olarak bilinen iyi bakterilerin yayılmasını kolaylaştıran bamya, bu özelliği ile sindirim sisteminin sakinleşmesini sağlar.

6- Bu eşsiz bitki, depresyon riskini azaltır.

7- Bamya, ülseri iyileştirir ve eklem sağlığı için önemli bir bitkidir.

8- Bamya, akciğer rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında etkilidir.

9- K vitamini açısından zengin olduğu için kanda pıhtılaşma sorununa iyi gelir.

10- Glukoz ve kolesterol seviyesini dengeler.

11- Astım için kullanılan bamya ayrıca içerdiği C vitamini sayesinde kanser önleyicidir ve astım belirtilerini yatıştırıcı özelliğe sahiptir. 12- Özellikle kalın bağırsak kanseri gibi kanser türlerine karşı koruyucu olduğu kanıtlanmıştır.

13- Kan damarlarının yapısı açısından önemlidir.

14- Katarakt riskini azalttığına dair bulgular mevcuttur.

15- Diyabeti önler.

16- Sivilceler üzerinde iyileştirici etkisi bulunmaktadır. Pürüzsüz, mükemmel bir cilt sağlar.

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Başağrısının Sebepleri ve Çözümleri

Alışkanlıklarınız baş ağrısı çekmenize neden oluyor olabilir. İşte baş ağrısına neden olabilen alışkanlıklar ve bu alışkanlıklarınızın olumsuz etkilerine karşı küçük tedbirler:

KAYGI: Baş ağrısını tetikleyen en yaygın nedenlerden biri kaygı ve strestir. Bu tür baş ağrısı yaygın görülmektedir. Hafif ve şiddetli bir şekilde seyredebilir.

ÇÖZÜM: Sakin ve karanlık bir alanda derin derin nefes almak, kan akışınızı hızlandırarak rahatlama hissi yaşamanıza yardımcı olabilir. Dr. Andrew Weil rahatlamak için, 4-7-8 nefes alma metodunu öneriyor. 4 saniye boyunca burnunuzdan nefes alın, 7 saniye boyunca nefesinizi tutun ve 8 saniye boyunca nefesinizi ağzınızdan verin.

GÖRME: Görme ile alakalı problemler, günde 5 saatten fazla bilgisayara bakan kişilerde yaygın görülmektedir. Bilgisayara uzun süre bakmak ve zayıf ışık baş ağrısına yol açabilir.

ÇÖZÜM: Masanızdan kalkın ve gözlerinizi biraz dinlendirin. Dışarıya çıkıp gözlerinizin doğal ışık almasını sağlayın. Doğal ışık veren ampulleri tercih etmeye ve ekran filtresi kullanmaya özen gösterin.

UYKU DÜZENİ : Yapılan bir çalışmada, katılımcılara kronik baş ağrıları ve uyku düzenleri ile ilgili sorular sorulmuştur. Katılımcıların %80’i yorgun kalktıklarında baş ağrısı çektiklerini ifade etmiştir.

ÇÖZÜM: İyi bir uyku düzeni oturtmak için, gece alışkanlıkları oluşturmanız gerekmektedir. Elektronik aletleri yatmadan 1 saat önce kapatarak, yatmaya yakın kafein alımını azaltarak, akşamları hafif yiyip içerek işe başlayabilirsiniz. Son olarak da, uykunuzu yeterli olarak aldığınızdan emin olun. Sağlık uzmanlarının çoğu 7-8 saat uyku öneriyor.

BESİN SEÇİMLERİ : Çikolata, süt ürünleri, protein ve alkol gibi bazı besinlerin baş ağrısını tetiklediğine dair güçlü kanıtlar vardır. Herkesin rahatsızlığını tetikleyen faktörler farklıdır ve bu, cinsiyete, kiloya ve genel sağlık durumuna göre değişebilir.

ÇÖZÜM: Yediklerinizle baş ağrınız arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmek için bir defter tutun. Daha sonra hangi yiyeceklerin baş ağrınızı tetiklediğini saptamak için defteri inceleyin.

GÜRÜLTÜ : Uzun süreli ve aşırı miktarda yüksek ses baş ağrısına neden olabilir. Yüksek ses, kaslarınızın gerilmesine yol açarak baş ağrısını beraberinde getirebilir.

ÇÖZÜM: Kesin çözüm, sizin de tahmin edeceğiniz gibi, gürültülü ortamlardan uzaklaşmak ve sakin bir ortam aramak. Eğer seçenekler arasında gürültülü ortamı terk etmek yoksa ve sıklıkla gürültü yüzünden baş ağrısı çekiyorsanız, bir çift kulak tıkacı taşımak işinize yarayabilir. Kulak tıkacı gürültü seviyesini azaltacağından, gürültüden fazla etkilenmenize izin vermeyecektir.

İLAÇ : Migren ve stres kaynaklı baş ağrısından sonra en çok görülen baş ağrısı türü ilaç kaynaklı olanlardır. Bazı ilaçların türü ya da doz aşımı, baş ağrınızın nedeni olabilir.

ÇÖZÜM: Kullandığınız ilaçlar ya da takviye ürünlerle baş ağrınız arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuzdan size güvenli seçenekler sağlamasını isteyebilirsiniz.

FİZİKSEL AKTİVİTE: Yorucu aktiviteler ya da hareket eksikliği yüzünden egzersiz kaynaklı baş ağrılarına maruz kalabilirsiniz. Uzmanlar, 2 çeşit baş ağrısı olduğunu ifade ediyorlar: Birincil ve ikincil baş ağrısı

Birincil baş ağrıları genellikle zararsızdır, altında her hangi sorun yatmaz ve ilaçlarla önlenebilir. İkincil baş ağrılarının ise altında bir neden yatıyordur. Genellikle beyin kanaması ve tümör gibi beyinle ilgili ciddi problemlerin belirtisi olabilir. Koroner arter hastalığı gibi beyinle ilgili olmayan rahatsızlıkların da belirtisi olabilme ihtimali vardır. İkincil baş ağrıları acil tıbbi müdahale gerektirebilir.

ÇÖZÜM: Baş ağrısını önlemek için bazı durumlarda egzersiz rutininizi dengeleyebilmek çok önemlidir. Çok sıcak ve çok soğuk havalarda egzersiz yapmamak, uzun süren egzersizlerde molalar vermek, vücudu susuz bırakmamak ve egzersizlerinizin yoğunluğunu azdan çoğa doğru yükseltmek sorununuza çözüm olabilir.

HORMONLAR: Kadınlar için, hormonal dengesizlik baş ağrısı ve gerginlik nedeni olabilir. Bu durum genellikle östrojen seviyesinin düşmeye başlamasıyla meydana gelir.

ÇÖZÜM: Hormonları dengelemek için doğal yöntemler bulunmaktadır. Şeker alımını azaltmak, vücudu susuz bırakmamak, 4-7-8 nefes tekniğiyle nefes almak ve hormon dengeleyici takviye ürünler kullanmak doğal yöntemler arasında yer almaktadır. Ayrıca uzmanlar, magnezyum, CoQ10 ve 5-htp takviyesi önermektedir.

DURUŞ BOZUKLUĞU Duruş bozukluğunuz varsa, kaslarınızın aşırı kasılmasına neden olursunuz ve hatta düzenli hava akışını engelleyerek solunum düzeninizin bozulmasına bile neden olabilirsiniz. Duruş bozukluğunun bu iki sonucu gerilmenize ve boyun kaynaklı baş ağrısı çekmenize neden olabilir.baş

ÇÖZÜM: Duruş kaynaklı baş ağrısını engellemede birinci adım, duruşunuzu geliştirmektir. Ayakta ve otururken duruş pozisyonlarınıza dikkat edin ve gün içinde duruş bozukluklarınızı düzeltmeye çalışın.

SUSUZLUK : Beynimizin %80’i sudur. Su azaldığında, beyin büzüşür ve baş ağrısını tetikleyici faktör durumuna dönüşür. Susuzluktan kaynaklanan baş ağrıları vücudunuzun yeteri kadar sıvı almamasına bağlı olarak gelişmektedir.

ÇÖZÜM: Bol bol su için. Kafeinden uzak durun. Fiziksel aktivitenizi azaltın. Susuzluktan kaynaklanan baş ağrısını önlemek için vücudun devamlı sıvı almasını sağlamak gerekir. Baş ağrısını tetikleyici faktörler kişiye göre değişiklik gösterebilir. Yaşam biçiminizin, alışkanlıklarınızın baş ağrınızı tetikleyip tetiklemediğini kontrol edin. Eğer sebebini bulamazsanız, doktora danışınız.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?