social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Gıdalardaki Posa Neden Önemlidir?

Yetişkin bir insan bağırsağında yaklaşık olarak ağırlığı 1.5 kg’ ’ı bulan 100 trilyon kadar bakteri bulunur.

Yeterli miktarda posa tükettiğiniz takdirde, kalın bağırsağınızda bulunan bu bakterilerden sizin için yararlı olanların sayısını arttırmak mümkündür.Kalın bağırsağa gelen posa, orada bulunan yararlı bakteriler tarafından kullanılarak onların çoğalmasına katkıda bulunduğu gibi bağırsakta koruyucu bir zırh oluştururlar. 

Aynı zamanda posanın su çekme yeteneği olduğundan, mide içerisinde şişerek hacim yaratır ve bu dolgunluk kendinizi daha tok hissetmenizi sağlar. Günümüzde birçok insanın rahatsızlık duyduğu hemoroid ve kalın bağırsak kanseri gibi hastalıkların oluşumunda rol oynayabilen kabızlığın gelişiminin önlenmesinde ve mevcut kabızlığın düzeltilmesinde posanın büyük etkisi vardır.

Posayla Diyabetsiz Yaşam

Posa, kompleks yapıda bir karbonhidrat türü olduğu için kan şekerini daha yavaş yükselterek daha uzun süre kan şekerini dengede tutar. Yüksek posalı diyetler tip 2 diyabet tedavisinde insüline gereksinimi azaltmakta, dokuların insüline duyarlılığını arttırmaktadır. Yani posa vücudun insüline karşı gösterdiği direnci kırar.

Posayı Hangi Besinlerden Karşılıyoruz?

Diyetle alınan posa, başlıca kuru baklagiller (nohut, mercimek, barbunya, kuru fasulye), tam tahıllı ekmekler, sebzeler, meyveler ve tahıllardan karşılanır. Günlük diyetle yaklaşık olarak 20-30 gr kadar posa alınması uygun görülmekte olup 4 besin grubundan yeterli ve dengeli beslenmek ve aşağıdaki bazı önerileri uygulamak bu posa gereksiniminizi karşılamanıza yardımcı olacaktır.

İşte Sağlık İçin Faydalı Posa Alımını Arttırma Yolları

1.Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve tüketin.

2.Kabuğu ile yenilebilen meyveleri soymayın.

3.Çiğ tüketilebilen sebzeleri çiğ tüketin.

4.Haftada en az iki kez bakliyat tüketin.

5.Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tüketin.

6.Kepekli makarna tüketin.

7.Pirinç yerine bulgur pilavı tüketin.

8.Yaptığınız omletlere sebzeler ekleyin.

9.Meyve suları yerine meyvenin kendisini tüketin.

10.Yemeklerinizi mümkün olduğunca buharda haşlanmış sebzelerle servis yapın.

11.Kahvaltılarda zaman zaman kahvaltılık gevrek tüketin.

12.Çorbalarınızı posa içeriği yüksek mercimek, nohut ve diğer baklagiller kullanarak hazırlayın.

Kaynakça: Genel Beslenme Prof. Dr. Ayşe Baysal 

Devamını oku...

Kanımızda Ne Kadar Kimyasal Var, Biliyor muyuz?

Kanınızda ne kadar kimyasal bulunuyor biliyor musunuz?

Emin olun ki tahmin ettiğinizden çok çok daha fazla .

Cildinize değen tüm kozmetik ürünlerde ,giysilerinizde, ev eşyalarınızda, kimyasal deterjanlarda , mutfak malzemelerinizde ve soluduğunuz havada ki kimyasallar sadece 26 saniye içinde kanınıza karışıyor !

Amerikan Çevre Örgütü EWG'nin yaptığı bir araştırmaya göre yeni doğan bebeklerin kanında dahi 200'den fazla sentetik kimyasal bulundu. Bu ortalama bir insan da günde 515 farklı kimyasala çıkıyor.

Özellikle çocuklarda , gelişme çağında maruz kalınan kimyasalların, otizm, astım, alerji, alzheimer ve kanser gibi hastalıklara sebep olduğu kanıtlanmıştır.

Resmi rakamlara göre modern insanın kullandığı kimyasal sayısı 80.000’in üzerinde. Bunların çoğunun insan sağlığı üzerindeki etkileri ise araştırılmamış. Bir çoğu da henüz yeni olduğundan, uzun vadede sağlık üzerindeki etkilerinin bilinmesi zaten mümkün değil. Bu tehlikelerin bir çoğuna da evimizde maruz kalıyoruz.

Nasıl Korunacağız?

Kimyasalların çok hızlı bir artış göstermesi 2.Dünya Savaşı sonrasındaki endüstri devrimine dayanıyor. Bunu 1940- 1950'li yıllar kabul edersek , evimizde kullandığımız tüm malzemeler takribi 75 yıl öncede var mıydı ve bugün üretildiği gibi mi üretiliyordu diye bakmamız gerekiyor.

Yani mesela çorba içeceksiniz, paketli bir mantar çorbasımı içmeli yoksa ev yapımı bir tarhana mı? Tarhana yüzyıllardır var olduğuna göre, cevap tarhana olmalı? Yiyeceklerde ilaçlanmamış, gdo içermeyen yemlerle beslenmiş hayvan ürünleri kullanın.

Ev eşyalarınızda teflon, plastik gibi yeni malzemelere yer vermeyin. Bunun yerine demir,çelik , cam ve seramik malzemeler kullanın.

Kimyasal olan deterjanlar, kremler, kullanmayın. Doğal , bitkisel alternatifleri tercih edin, kendiniz evde yapın. Olabildiğince az ürün kullanın. Doğal yağların etkisinden faydalanın.

Kapalı ortamlara girmeyin. AVM tuzaklarına düşmeyin. Otoparkında dahi yürürken birikmiş egzos gazlarından onlarca kimyasal soluyorsunuz.

Ev eşyalarınızda doğal kumaşlar, halılar kullanın. El dokuması ürünler almaya çalışın.

Mayalı, prebiyotikli ev yapımı gıdalar tüketin. Boza , turşu, kefir, yoğurt ve sirkenizi evde yapın. Bağırsak floranızı canlı tutarsanız , hem bağışıklık sisteminizi güçlendirirsiniz hem de toksinleri vucudunuzdan atabilirsiniz.

Evet bu şekilde yaşamak günümüz çağında çok zor, ama amansız bir hastalıkla boğuşmak bununla kıyaslanamaz.

Ailemiz ve sevdiklerimizin sağlığı için, sonradan daha çok üzülmemek için çaba sarfetmeye değmez mi? 

Devamını oku...

5 Adımda Genç Kalmak !

Her zaman genç kalabilmek ve sağlıklı görünmek için, çok masraf etmeniz ya da uzun uğraşlar vermeniz gerekmediğini biliyor musunuz? Hayatınıza dahil edeceğiniz birkaç alışkanlıkla, Hollywood yıldızları gibi yıllara meydan okuyabilirsiniz. Biz de sizin için araştırdık.

İşin sırrı olan birkaç püf noktasını derledik. Bu alışkanlıkları hayatınıza entegre ederek, aynalarla bir ömür boyu süren dostluk yaşayabilirsiniz.

1. H2O’nun gücünü hafife almayın, bol su için!

Artık bunu duymaktan sıkıldığınızı biliyoruz ama biz ısrarla size söylemeye devam edeceğiz. Vücudumuzun yüzde 75′i su ve kaybettiğimiz suyu yerine koymamak önce cildimizi sonra ise tüm bedenimizi etkiliyor. Bu nedenle mutlaka ama mutlaka su içme alışkanlığı kazanın. Güne limonlu su içerek başlamanın hayatınıza katacağı muhteşem faydalara inanamayacaksınız?

2. Sebze ve meyveden vazgeçmeyin!

Beslenme piramidinizi sebze ve meyveden mahrum bırakmayın. Vitamin, mineral ve antioksidan deposu bu besin grubunu ne kadar çok tüketirseniz, o kadar canlı ve parlak cilde sahip olabilirsiniz. Ayrıca sebze ve meyveler sıfıra yakın kalori miktarı ile formda kalmanıza da yardımcı olacaktır. Mevsimin sebze ve meyveleri ile tazelendiğinizi göreceksiniz.

3. Pişirme alışkanlıklarınızı gözden geçirin!

Sebzeleri pişirmeden, çiğ olarak tüketin. Böylelikle içerdikleri tüm besin ögelerini, herhangi bir kayba uğramadan tüketmiş olacaksınız. Çiğ olarak yemek damak tadınıza uygun değilse buharda pişirme yöntemini deneyebilirsiniz.

4. Üzüm çekirdeği yağı içeren ürünler tercih edin!

Üzüm çekirdeği yağı çok güçlü bir antioksidan olarak, yaşlanmayı durdurma özelliğine sahiptir. Bu yağı direkt olarak aktardan satın alarak cildinize ve saçlarınıza uygulayabilirsiniz.

5. Uygun protein içeceklerinden birini hayatınıza dahil edin!

Protein içeceklerinin hücrelerin yaşlanma hızını yavaşlattığını biliyor muydunuz? Siz de yıllara meydan okuyan bir cilde sahip olmak ve daha uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorsanız bu içeceklerden faydalanabilirsiniz.  

Devamını oku...

8000 Yıllık Lezzet :PEYNİR

Polonya’da kilden yapılma 34 elek üzerinde yapılan analizden çıkan çarpıcı sonucu biliyor musunuz?

Dünyada peynirin tarihi, yapılan araştırmalara göre 8 bin yıl öncesine kadar gidiyor. Yine bu araştırma gösteriyor ki bu süre çok daha eskilere, yani hayvanların evcilleştirmesine kadar geriye gidebilir…

Peynir-cesitleri

Farklı geleneksel yaklaşımlarla üretilen peynirler, tüm dünyada peynir kültürü gibi bir olgunun oluşmasına neden oluyor. Bazı peynir çeşitleri sadece üretildikleri bölgeye has bir lezzet olarak kalıyor; bazı peynirler ise sınırları aşıyor. Yılın her günü için ayrı bir peynir çeşidi olduğunu söyleyen Fransızların bu iddiası da boşuna değil…

Türkiye’de de hem geleneksel hem modern yaklaşımlarla onlarca çeşit peynir üretiliyor.

Bazı peynirler

-Divle Obruk Peyniri gibi- kendi yöresinde ününü korurken, bazı peynirler ise sınırları aşıp farklı kültürlere has menülerde yerini alıyor; Bunlardan akla gelen ilk 2 tanesi, Fransız rokfor peynirinin rakibi Manyas peyniri ve gravyer peynirinin rakibi olan Kars peyniri. Peynirle lezzetlenen nefis tarifleri görüntülü olarak izlemek ister misiniz? Bu enfes tarifleri kaçırmayın.

cedar peyniri

cedar-peyniri

KENDİ YÖRESİNE HAS PEYNİRLER

Konya Küflü Peyniri :Karapınar, Ereğli, Cihanbeyli ve çevresinde –koyunculuğun yoğun yapıldığı yerlerde- koyun sütünden üretilerek doğal yollarla küflendirilen bir peynirdir. Küflü peynirlerde probiyotik yoğunluğu fazladır.

kuflu peynir

küflü-peynir

Divle Tulum Peyniri :Divle tulum peyniri, imece usulü ile üretildiğinden farklı bir yeri vardır. Geleneksel olan tadı, bu yaklaşımla daha da geleneksel hale gelmiştir. Bu özelliklerini lezzetinde hissetmemek de imkansız gibidir. Koyunlardan sağılan süt biriktirilir, mağaralarda saklanarak olgunlaşması beklenir. 

Kayseri Çömlek Peyniri :Peynir üretiminin rutin aşamaları geçildikten sonra; Süzülmüş koyun ve inek peynirinin çömleklere bastırılmasıyla elde edilir. Kayseri başta olmak üzere Orta Anadolu’da üretilen bir peynir çeşididir. Yöresel formunu hala korumaktadır.

Varto Keçi Peyniri :Keçi sütü ile yapılan Varto keçi peyniri, güneş sıcaklığında ısıtılan sütün mayalanması ve keten bez torbalarda bir süre bekletilmesi ile elde ediliyor. Keçi sütünden üretilen bu peynir, karakteristik bir tat ve aromaya sahip.

keci peyniri

keci-peyniri

LEZZETİ SINIRLARI AŞAN PEYNİRLER

Erzincan Tulum Peyniri: Yakın tarihe kadar Erzincan’da evlerde üretilen Erzincan Tulum Peyniri, artık sınırları aştı ve modern tesislerde üretilerek tüm sofralarda yerini almaya başladı. Erzincan Tulum Peyniri yapılırken ısıtılan süt mayalanır ve teleme haline getirilir. Sütle tekrar yoğrulan peynir tulumlarda bekletilir ve lezzetli bir tulum peyniri halini alır.

Kars Gravyer Peyniri :Peynir fondüsü yapımında da kullanılan Kars Gravyer Peyniri’nin yapımı yaklaşık 10 ay sürer. Yüzeyinde geniş delikler bulunan gravyer peynirinin, irili ufaklı düzensiz deliklere sahip olması ise peynirin kalitesiz olduğuna işaret edebilir. Türkiye’ye geliş öyküsü 1. Dünya Savaşı ile başlayan gravyer, tam yağlı inek sütünden yapılır. Görünüm olarak Fransız “gruyere” peynirine benzese de tat olarak İsviçre emmental peynirini andırır.

gravyer peyniri

gravyer-peyniri

Diyarbakır Örgü Peyniri :Tuzsuz bir tada ve esnek bir kıvama sahip olan örgü peyniri, Çerkez peynirini çağrıştırır. Koyun ve keçi peynirinden yapılır. Yapım aşamasında tuzlu suda kaynatılması lezzetini artırır ve peynire özelliğini verir.

Van Otlu Peyniri :Van’ın geleneksel peyniri otlu peynir, lezzeti sınırları aşan peynir çeşitlerimizdendir. Van Otlu Peyniri, helis, mendo, kekik, nane gibi yabani otlar ilave edilerek üretilmektedir. Sütün bol olduğu ilkbahar döneminde genellikle koyun sütünden üretilir. İnek ve keçi sütü de ilave edilebilir.

Ezine Peyniri :Kaz Dağları’nın Kuzey ve Batı kesimlerinden soframıza gelen Ezine peyniri, her ne kadar klasik beyaz peynir formunda üretilse de, kendine has özellikleri vardır. Koyun, keçi ve inek sütlerinin belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen peynirin üretiminde kullanılan süt belirli bir yöreden sağlanır. Kaz Dağları’nın zengin bitki örtüsü ile beslenen hayvanların sütleri, bu özel peynire kendine özgü tat ve aroma katmıştır.

FRANSIZ MUTFAĞINDAN; CEMEMBERT VE ROKFOR

Neredeyse her bölgesinde adı ve tadı farklı, yüzü aşkın peynir çeşidi bulunan Fransız mutfağından iki lezzet; Cemembert ve Rokfor peynirleri.

Cemembert Peyniri: Günümüzde pastörize inek sütünden yapılan peynir, önceleri çiğ inek sütünden yapılmakta idi. Hafif küflü yapısı ve altın sarısı rengiyle kendine has bir tat ve kokuya sahip olan cemembert peyniri, tahta kutularda muhafaza edilmekte.

rokfor

rokfor

Rokfor Peyniri: Roquefort kasabasına has bir peynir olan rokfor, doğal mağaralarda saklanarak elde ediliyor ve Fransız peynirlerinin en ünlülerinden. Buğday ve çavdar unundan hazırlanan bir hamurla küflendirilen rokfor, mağaralarda 2-3 ay bekletilerek ortaya çıkartılıyor.

İTALYAN LEZZETLERİ

Parmesan Peyniri: İtalyanın Parma şehrinin adını verdiği Parmesan peyniri, çok sert bir yapıya ve açık sarı bir renge sahip. genellikle yemeklerin üzerine rendelenen ve Sezar salataya ilave edilen peynir, rizotto ve makarnaları bağlamakta da kullanılıyor.

parmesan

parmesan

Mozarella Peyniri :Pizzaya, bayıldığımız formunu kazandıran mozerella, İtalyanca’da ‘kesmek’ anlamına gelir. Su bufalosu sütünden yapılmaktadır. Rengi beyaz olan peynir, üretildiği sütün özelliklerine göre hafif sarımsı da olabilir. Pizza ve lazanyanın vazgeçilmez peyniri mozarella, domates ve fesleğene de çok yakışır.

mozarella

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?