social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Muza Bakışınız Değişecek!

İlginç ama gerçek. Bu yazı, muza farklı bir gözle bakmanıza neden olacak.

Muz, lif açısından zengin bir meyve olmasının yanı sıra 3 çeşit doğal şeker içerir. Muz hatırı sayılır miktarda, uzun süreli enerji desteğini çabuk bir şekilde sağlar. Araştırmalar 2 adet muzun 90 dakikalık yorucu bir egzersiz için gerekli enerjiyi sağladığını kanıtlamıştır.

Bu bilgiden sonra dünyanın önde gelen sporcularının favori meyvesinin muz olduğundan hiç şüphemiz yok. Ancak muzun tek faydası enerji vermesi değil. Çok sayıda hastalığın iyileşmesinde ve önlenmesinde etkili oluşu, muzu günlük beslenme programımıza eklememiz için fazlasıyla yeterli bir sebep.

DEPRESYON: MIND tarafından depresyonlu kişiler arasında yapılan bir çalışmaya göre hastaların çoğu muz yedikten sonra kendilerini daha iyi hissetmiştir. Bunu sağlayan, vücutta serotonine dönüşen triptofan proteinidir. Triptofan proteini rahatlamanıza, ruh halinizin iyileşmesine ve daha mutlu hissetmenize yardımcı olur.

ADET ÖNCESİ SENDROMU: İlaçları unutun, 1 adet muz yiyin! İçerdiği B6 vitamini ile kandaki glukoz seviyesini dengeler ve bu da ruh halinize olumlu yönde etki eder.

ANEMİ: Demir açısından zengin olan muz, hemoglobin üretimini tetikleyerek anemi hastalarına yardımcı olur.

TANSİYON: Bu eşsiz tropikal meyvenin potasyum oranının yüksek, sodyum oranının düşük olması tansiyonu düşürmede oldukça etkilidir.

BEYİN GÜCÜ: Twickenham Okulu (İngiltere)’nda 200 öğrencinin kahvaltılarda, teneffüslerde ve öğlen yemeklerinde muz yiyerek sınavlarında daha başarılı oldukları görülmüştür. Potasyum bombası bu meyve, çocukları zinde tutarak daha iyi öğrenmelerine yardım etmektedir.

KABIZLIK: Lif yönünden zengin olan muzu beslenme programımıza alarak kabız ilaçlarına ihtiyaç duymadan bağırsaklarımızın daha düzenli çalışmasını sağlayabiliriz.

AKŞAMDAN KALMA DURUMU: Akşamdan kalmaysanız bu durumun üstesinden en çabuk şekilde balla tatlandırılmış muzlu milkshake ile gelebilirsiniz. Muz midenizi rahatlatırken, bal da düşen kan şekeri seviyenizi yükseltir. Süt ise sakinleşmenizi ve vücudunuzun kaybettiği suyu geri kazanmasını sağlar.

MİDE YANMASI: Muz vücutta doğal asit giderici etki gösterir. Eğer mide yanmasından şikâyetçiyseniz muzun rahatlatıcı etkisinden faydalanabilirsiniz.

SABAH BULANTILARI: Yemek aralarında muz tüketmek kan şekerini üst düzeyde tutarak sabah bulantılarına iyi gelir.

BÖCEK ISIRIKLARI: Böcek ısırığına ilaç sürmeden önce, bölgeyi muz kabuğunun iç kısmı ile ovuşturmayı deneyin. Deneyen çoğu kişi bu yöntemin şişkinlik ve kızarıklığa şaşırtıcı derecede iyi geldiğini dile getirmiştir.

SİNİR SİSTEMİ: Muz, sinir sistemini rahatlatan B vitamini yönünden oldukça zengindir.

OBEZİTE: Kilolu ve çalışan birisi misiniz? Avusturya’daki Psikoloji Enstitüsü’nde yapılan çalışmalar iş yerindeki stresin çikolata, cips gibi abur cuburları tüketmeyi tetiklediğini ortaya koymuştur. 5000 yatan hasta üzerinde inceleme yapan araştırmacılar, obezlerin çoğunun daha stresli işlerde çalışıyor olduklarını dile getirmişlerdir. Araştırmacılar, stresin kabarttığı iştahımızı kesmek için kan şekeri seviyemizi 2 saatte bir, karbonhidrat yönünden zengin olan gıdalar atıştırarak kontrol altında tutmamız gerektiği sonucuna varmıştır.

ÜLSER : Muz, yumuşak yapısı ve yatıştırıcı etkisiyle sindirim hastalıklarında diyet gıda olarak kullanılan bir meyvedir. Ülser vakalarında endişe etmeden çiğ olarak bu meyveyi tüketebilirsiniz. Muz, midedeki asit düzeyini nötralize eder ve mide astarını koruyarak tahrişi azaltır.

SICAKLIK KONTROLÜ : Farklı kültürler muzu, bebek bekleyen annelerin fiziksel ve duygusal sıcaklığını düşüren serinletici bir meyve olarak kabul ediyorlar.

Örneğin, Tayland’da, hamile kadınlar bebeklerinin düşük sıcaklıkta doğması için muz tüketiyorlar. Muz birçok hastalığa iyi gelen doğal bir ilaç. Elmayla karşılaştırıldığında, 4 kat daha fazla protein, 2 kat daha fazla karbonhidrat, 3 kat daha fazla fosfor, 5 kat daha fazla A vitamini ve demir, 2 kat daha fazla farklı vitamin ve mineral içerdiği görülmüştür.

Potasyum açısından da zengin olan muz, her zaman beslenme programımızda bulundurmamız gereken çok değerli bir meyve. Belki de çok bilindik şu atasözünü değiştirmenin vakti geldi: “Muz girmeyen eve doktor girer!”  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Oda Sıcaklığını Düşürerek Zayıflayabilir miyiz?

Kış mevsiminde evlerimizi ısıtırken , işin tasarrufunu düşünmenin yanı sıra çok önemli başka bir gerçeklede başbaşa olduğumuzu biliyor muyuz?.Bilim adamlarının söylediklerine göre evlerimizi tişörtle dolaşacak kadar ısıtıp, sonra da “niye kilo alıyorum?” diye sormalıymışız!

Fatura harcamalarını düşürmenin ötesinde, evi serin tutarak insanlarda sırt ve boyun kısmında bulunan kahverengi yağ dokusunu aktive ediyormuşuz. Kış uykusuna yatan hayvanlarda ve kıl örtüsüz doğan bazı memelilerde bulunan mitokondri bakımından zengin bir çeşit yağ dokusu olan kahverengi yağ dokusunda (1) üretilen serbest enerji, ısı enerjisi olarak yayılır ve vücut ısısının sabit tutulmasında kullanılır. Ekstra enerjiyi ve kalorileri depolayan beyaz yağ dokusundan farkı; içinizde yanan bir fırın gibi çok kalori yakar ancak onu harekete geçirebilmenin tek yolu bilin bakalım neymiş; düşük ısı.İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma (2) obeziteyi yüksek oda ısısına bağlıyor. Dünyada 1960’lı yıllarda başlayan merkezi ısıtma sistemlerinin sık kullanımı ile oda ısısı ortalaması da yükselmiş. İngiltere’de (3) 1978 yılında oturma odası ısısı ortalaması 18.2 C iken 2008 senesinde 21,2 C’ye yükselmiş. Yatak odaları ısı ortalaması 1978’de 15 iken, 1996’da 18,5 C’ye kadar çıkmış.Eski tarihlerde sadece oturma odasında soba veya kuzine bulunuyordu ancak yatak odaları soğuk olurdu ancak artık odadan odaya geçerken ısı değişimine adapte olmak durumunda kalmıyor bedenlerimiz. Bir de üstüne sıcak klimalı arabalarda uzun süre zaman geçirip açık havada ise zaman geçiremediğimizi düşünün, işte tam da bu sebeplerden dolayı vücudumuzdaki kahverengi yağ dokusunu hiç çalışmadığından, işlevini yitirmesi dolayısı ile kaybediyoruz. Söz konusu araştırmayı sürdüren İngiliz doktor Johnson yağ dokusu ile ilgili, “Ya kullanırsın ya da kaybedersin. Eğer soğuğa maruz kalmazsan vücudun kahverengi yağ dokusunu kaybedecek ve enerji yakabilme özelliği de bundan nasibini alacaktır. Ancak kahverengi yağ dokusunu geri kazanabilirsin de.” diyor. Eski NASA bilim adamlarından Ray Cronise de çeşitli keşiflerde (4) bulunmuş konu ile alakalı. “Kilo kaybını hızlandırmak için ısısal işlemler uygulayabiliriz. 15 C ortamda bile insanların metabolizmasında yüzde 20’lik bir hızlanmadan bahsedebiliyoruz. “ diyor.Serin evde yaşamanın zor olduğu, eğer alışık değilseniz, bir gerçek ama üstüste giyeceğiniz kıyafetlerle üşümeyeceğinizi bilin. Bu sadece bir alışkanlık meselesi, sıcağa karşı bir bağımlılığımız oluşmuş ve bunu kırabilmek sizin elinizde. Hem kahverengi yağ dokularını, hem de enerji tasarrufu ve dolayısı ile ekonominize yapacağınız katkıyı düşünün bir de...

 

1 http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/tip/s-502-7.pdf
2 http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1467-789X.2010.00851.x/abstract
3 http://well.blogs.nytimes.com/2011/01/26/central-heating-may-be-making-us-fat/?_r=0
4 http://abcnews.go.com/Health/brr-frigid-temps-lead-weight-loss/story?id=12402127

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?