social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

İki Babalı Bebek Gerçek Olacak mı?

Bilim insanları ilk kez aynı cinsten iki kişinin dışarıdan yumurta transferi ya da sperm bağışlanmasına gerek olmadan bebek sahibi olabileceğinin mümkün olduğunu gösterdi. Bu gelişmenin öngörülen en büyük etkisi bebek sahibi olmak isteyen homoseksüel çiftlerin de bu isteklerini gerçekleştirebilmeleri; ancak bununla birlikte kısırlık nedeniyle bebek sahibi olamayan çiftlerin de bu metottan yararlanması bekleniyor.

Cambridge University’de yapılan yeni çalışma, fare deri hücrelerinin yumurta ve spermin öncül hücreleri olan primordiyal germ hücrelerine dönüştürülmesi ile bebek farelerin dünyaya getirildiği önceki çalışmaların üzerine eklendiği bir çalışma niteliğinde.

İnsan biyolojik materyallerinin kullanılarak sürecin tekrarlanması ise çalışma ekibi için büyük bir zorluktu; fakat bugün beş farklı insan denekten insan primordiyal germ hücreleri ve beş farklı embriyodan kök hücre üretimi başarılmış durumda; yani erken dönem insan kök hücreleri petri kabında üretilebildi. Bu süreçte aynı zamanda, kök hücrelerde meydana gelen epigenetik mutasyonların silinebildiği keşfedildi. Bu da,hücrenin yeniden oluştuğunu ve yeniden programlandığı; vücudun diğer hücreleri yaşlanıp genetik hatalar biriktirdiği halde kök hücrelerde bunun geçerli olmadığı anlamına gelmekte.

Hiçbir mutasyonun aktarılmadığını söyleyemeyiz; ancak çoğu zaman bu mutasyonlar aktarılmıyor. Geleneksel olmayan üreme teknolojisi alanında çığır açan bir ilk gelişme 1978 yılında ilk tüp bebeğin dünyaya gelişiydi. Bu çalışmanın anahtarı niteliğindeki veri ise fare çalışması üzerinde hiç etkisi olmadığı görülen ve bu yüzden göz ardı edilen SOX17 geniydi. Fakat çalışma ekibi sonradan SOX17 geninin insan deri hücrelerinin primordiyal kök hücrelerine dönüşmesi için yeniden programlanması sürecinde çok büyük öneme sahip olduğunu fark etti.

Bugün, bu sürecin yürütülmesi ile 2 yıl gibi kısa bir süre içinde sağlıklı bebeklerin oluşabileceğinden kendilerinden emin bir şekilde bahsetmekteler. Kök hücre gelişmesi kısırlığın anlaşılması ve ona uygulanacak tedaviler için de çok büyük öneme sahip. Çok uzun bir zaman alacak olsa da, çocuklukta kan kanseri tedavisi gibi tedaviler görmüş ve bu yüzden kısırlık sorunu yaşayan insanlar için kendi çocuklarına sahip olmanın önünü açacak bir yol olarak görülüyor. Pek tabii ki, bu tip bir uygulama etik bazı engellere takılacaktır, aynı daha önce üç ebeveynden alınan DNA’lar kullanılarak doğumu sağlanan kız çocuğu gibi..

Ancak ekip, tekniğin yalnızca üreme için geçerli olmadığını da belirtti. Kullanılan hücreler genetik mutasyonlar açısından çok temiz bir durumda olduğu için, yaşlandıkça hücrelerimizin nasıl değişiklikler gösterdiğini daha iyi anlamamızı da sağlayabilecek. Bu durum ise epigenetik mutasyonları nasıl sileceğimizi de gösterebilir. Şu an gelinen noktada henüz bulunan tekniğin, medikal olarak üreme yöntemlerimizi değiştirecek bir yol olup olmadığını bilemiyoruz. Ancak bebek sahibi olamayan insanların ve kısırların içinde bulunduğu durumu düzeltme potansiyeli taşıyan tek yol olduğu da aşikar. Etik tartışmaları bir yana bırakırsak mükemmel bir şey olduğunu kabul etmeliyiz.

Referans: Sciencealert.com 

Devamını oku...

Organların Büyümesini Kolaylaştıracak Yeni Bir Kök Hücre

Pluripotent kök hücreler, laboratuvar ortamında büyümesi ve doğru noktaya enjekte edildiğinde embriyoya nakledilmesi kolay hücrelerdir. Yeni keşfedilmiş bir kök hücre türü insanoğlunun erken gelişimine öncülük edebilir, araştırma ve tedavi gibi amaçlarla, insan organlarının domuz ve inek gibi hayvanların vücutlarında büyümesine izin verebilir.

Bir grup araştırmacı, pluripotent kök hücrelerinin bu bilinmeyen türünü pluripotent kök hücrelerini fare embriyolarına naklederken tesadüfen buldu.

Bölge-seçici adı verilen bu hücreler, diğer pluripotent hücrelerden daha sabit ve hızlı bir biçimde büyüme özelliğine sahiptir. Bu hücrelerin yeni tedavilerin geliştirilmesinde daha kullanışlı olabileceği düşünülüyor. Pluripotent kök hücrelerini laboratuvar ortamında fare embriyolarına nakletmeyi hedefleyen uzmanlar, bu hücreleri, farklı büyüme faktörü birleşimlerini içeren bir ortamda büyüterek hazırladılar. Hazırladıkları bir karışım, hücrelerin büyümesi ve çoğalmasında daha etkili oldu.

Bu solüsyonda büyüyen hücrelerin farklı metabolizma modelleri ve farklı gen ifadesi sergilediğini gördüler, ancak bu hücreleri fare embriyolarına nakledemediler. Bu iş için nokta atışının gerekli olduğunu düşünen araştırmacılar, insan hücrelerini 7.5 günlük fare embriyosunun 3 farklı bölgesine enjekte ettiler. 36 saat sonra, sadece kuyruğa nakledilen hücrelerde değişim meydana gelmeye başladığını gördüler. Embriyo farklı köklere sahip bir organizma şekline dönüştü. Bu hücreler embriyoda tutunacakları bölümü kendileri belirlediği için, bölge seçici hücreler olarak adlandırıldılar.

Araştırmacılar, laboratuvar ortamında büyüyen pluripotent hücrelerde zor gerçekleştirilen genetik ifadenin düzenlenmesi işlemini bölge seçici kök hücrelerde, DNA parçalayan enzimleri kolaylıkla kullanarak gerçekleştirebildiklerini gördüler. Genetik ifadenin düzenlenmesi, insan hücrelerini başka türlerde büyütmeye çalışan bilim adamlarına yardımcı olabilir.

Uzmanlara göre, insan pluripotent kök hücrelerini kullanarak, insan organlarıyla yaşayacak hayvanlar yaratmak hayali bir durum değil. Ancak, bunun çok zor olacağını düşünüyorlar. Örneğin, bir hayvanın gelişen bağışıklık sisteminin insan organını hayvanın bir parçası olarak kabul edip etmeyeceği tam olarak bilinmiyor. Organ formasyonunu sağlayan moleküllerin hayvanlar ve insanlar arasında farklılık gösterebileceğinden ve insan organının hayvan organından farklı bir oranda büyüme gösterebileceğinden endişe ediyorlar.

Uzmanlar, insan- hayvan karışımı bir yaratık konusunda etik soruların ortaya çıkmasının normal olduğunu belirtiyorlar. Ancak, laboratuvarlarında domuz embriyolarına farklı türde kök hücre naklinin çoktan başladığını ekleyen uzmanlar, bunun sadece bir başlangıç olduğunun da altını çiziyorlar.

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?