social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Vegan ve Vejetaryenlere Sorulan İlginç Sorular

Biliyoruz ki hepimizin başına geldi. Gelmeye de devam edecek. ‘Et yemeyi bıraktım’, ‘yemiyorum’ dediğiniz zaman, karşılaşabileceğiniz mükemmel soruları derledik, kısa kısa cevaplar verdik.

Ya protein? İşte bu soru vegan ya da vejetaryen olduğunuzu öğrenen herkesin soracağı garantili bir soru. Unutmadan söyleyelim, eğer hazır cevap olmak isterseniz, konuşmaya şöyle devam edin: protein kurutulmuş domateste, soya fasulyesinde, mercimek filizinde, kuru fasulyede, sarımsak ve daha başka bir sürü sebzede bulunuyor. Eğer proteininizi hangi besinlerden alacağınızı merak ediyorsanız ya da merak eden arkadaşlarınız varsa cevabı vegan sitelerinde.

Peynir yemiyor musun yani? Peynir herkesin severek tükettiği bir gıda. Çoğumuz için değişilmez olduğunu da biliyoruz. Ama unutmayın ki ‘vegan peynir’ kolaylıkla ulaşabileceğimiz bir yerde, uzun zamandır gıda seçeneklerimizin arasında. Unutmayın veganlar da peynir yiyebiliyor.

Dışarıda yemek yediğin zaman her şey zor olmuyor mu? Hayvansal ürünlerin ağırlıkla olduğu bir restoranda tabii ki zorlanabiliriz. Ama yaşadığımız coğrafya, herkesin ihyacını çıkarıyor toprağından. Marine edilmiş sebzeler, tahıllar, yerel tatlar hep vegan ve vejetaryenlerin yanında olmuştur. Ayrıca vegan dostu mekan arayanlar yine internetten faydalanabilir.

Kansızlık yapıyor mu? Nasıl beslenirseniz beslenin, kansızlık farklı diyetleri uygulayanların başını ağrıtabiliyor. Eğer bu soruyla çok karşılaşıyorsanız, işte demirinizi nereden aldığınızı açıklayabilecek bir tablo:

Demir Bulunan Sebzeler: Ispanak, tatlı patates, bezelye, brokoli, fasulye, pancar yaprağı, karahindiba, karalahana, kale, pazı.

Demir Bulunan Tahıl Ürünleri :Beyaz ekmek (zenginleştirilmiş), tam buğday ekmeği, zenginleştirilmiş makarna, buğday ürünleri, kepekli tahıllar, mısır, yulaf, çavdar ekmeği, zenginleştirilmiş pirinç.

Demir Bulunan Meyveler: Çilek, karpuz, kuru üzüm, incir, kuru erik, kuru kayısı, kurutulmuş şeftali.

Demir Bulunan Diğer Besinler :Soya peyniri, fasulye, domates, kurutulmuş bezelye, mercimek, mısır şurubu, akçaağaç şurubu.

Aynı şeyleri yemekten sıkılmadın mı? Hayır hayır! Bu sorunun cevabı kesinlikle hayır. Bitkisel beslenmeye geçiş yaptığınız zaman, kendiniz ve arkadaşlarınız için kullanabileceğiniz sayısız besin deposu elinizin altında demek. Yeşillerden, tahıllara, baklagiller, kabuklular, çekirdekliler ve çok sevdiğimiz mevsimlik meyveler size sayısız alternatif sunuyor. Eğer olur da bugün kendime ne hazırlasam diye soran olursa Bu konuda vegan sitelerinde derlenmiş harika tarifler bulabilirsiniz.

Sağlık açısından riskli değil mi? Bu soru sorulduğu zaman cevabım genellikle şöyle olur: tabağına neyin nereden geldiğini bildiğin sürece güvendesin. İşlenmiş gıda, ilaçlama, katkı maddeleri vücudumuzu yoran ve bize pek de iyiliği dokunmayan tüm gıdalar, riskleriyle birlikte evimize geliyorlar. İster hayvansal ürünler tüketiyor olun, ister bitkisel beslenin burada kanser, kalp rahatsızlıkları gibi problemlere işlenmiş gıdanın kapısı açık. Günde ne kadar tüketiyorsun? Tabak tabak tüketiyorum diyebilirsiniz. Bitkisel besinlerin kalori ve yağ değerinin düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuz zaman istediğimiz kendimizi sınırlandırabileceğimizi de söyleyemeyeceğiz. Besin değeri yüksek sayısız seçenek var. İnsan bunlardan her an yararlanmak istemez mi?

Zamanını yemek yaparak mı harcıyorsun? Mutfakta biraz daha fazla zaman geçirebileceğimizi söyleyebilirim. Ama bu yaşam tarzının hayatınıza daha fazla düzen, operasyon(!) ve plan getirdiği doğru. Örnek olarak, uzun yolculuklara çıkacağınız zaman gıdanızı da göz önünde bulundurmalısınız. Bir de sefer tasınız kurtarıcınız. Mazeret yok ama daha fazla kesme doğrama, saklama olduğu kesin. Bu gruba giren bir diğer soru da,

‘işyerinde zor olmuyor mu’ sorusu. Ama cavabı her şeyin planlamaya bakması.

Hayvanlar yemek için var, neden yemiyorsun ki? Kim demiş? Bu soruya karşılık bir soru da bu olmalı! Bu soruya belki de iyi bir cevap kişinin bir günlüğüne bile olsa bitkisel beslenmeyi denemesi olacaktır.

Kemiklerin erimeyecek mi? Benim favori cevabım: ya senin? Kemik erimesi herkesi etkiler, beslenmeden genetik mirasa, cinsiyete ve hayat tarzına kadar değişkenlerin rol oynadığı bir sonuçtur. Eğer beslenmeden bahsediyorsak, kemiklerinizin sağlığı için yapabileceklerinizden bir tanesi de işlenmiş gıdayı bırakmak. Ve daha sağlıklı, zıplamalı, hareketli bir hayata adım atmak.

Bayramlarda ne yiyorsun? Evet sene içinde sayısız defa ailecek bir araya geliyoruz. Toplantıların sıcaklığı elbette tadından yenmez. Ama iş aile ve aile yemeğine gelince tabii ki seçimlerimize saygı gösteriyoruz ve herkes için bir/birden fazla seçenek sunuyoruz. Ama gelin görün ki sürekli bir yemeğin bir topluluğun parçası olarak buluşmalara davet ediliyoruz. Ve tercih etmediğimiz çeşitler sofrada olabiliyor. Bunu yerine siz de masaya kendinizden bir şey koyabilirsiniz. ‘A evladım neden yemiyorsun’ bakışlarının ağırlığını omuzlarınızda hissetmeyin, kendinizden de bir şey getirmekte fayda var.

Vegan ve vejetaryenler balık yer mi? Veganlar balık yemezler. Vejetaryenlik de aynı felsefeyi benimsese de, pesketaryenliği benimseyen bazı vejetaryenler balık yemeyi bir problem olarak görmez. Şüphesiz deniz ürünlerinden bolca alabileceğimiz Omega3 faydalı bir kaynak. Fakat bunu da tüketirken adil bir şekilde satın aldığımızı, keten tohumu ve cevizde de bol bol bulunduğunu da unutmamak gerekir. Tüm sorulara rağmen mutluyuz...

Haber Selen Duru

Devamını oku...

Şişmanlıkla İlgili İlginç Bilgiler

İlginç bir araştırma haberi şaşırılmayacak gibi değil. Eğer atmosferdeki CO2 miktarındaki sürekli artışa dikkat çekecek ve belki de insanların bu oranı azaltmak için girişimde bulunmalarına aracı olacaksa, ben destekliyorum(!)

Danimarkalı araştırmacıların iddiası şu şekilde: Atmosferdeki CO2 seviyesindeki artış, bizlerin gittikçe daha "şişman" olmamıza neden oluyor. Bu teori bir süre önce Lars-Georg Hersoug'un yaptığı MONICA (Monitoring of Trends and Determinants in Cardio-vascular Disease) isimli obezite çalışması ile ortaya çıkıyor.

Bu çalışmalarda binlerce Danimarkalı'nın hayat tarzları haritalanıyor. 22 yıl süren çalışmalara katılan şişman ve zayıf insanların kilo aldıklarını ve artışın orantısal olarak aynı olduğunu gören Hersoug şaşırıyor. Uyanıklılık ve enerji tüketimini harekete geçiren beyindeki Orexins hormonlarının CO2'den etkinlenmiş olabileceği düşünülüyor. Bu da geç saatte uyumamıza neden olarak metabolizmanın etkilenmesine ve kolayca kilo alınmasına neden oluyor olabilir deniliyor.

Hersoug diyor ki, "Normal teoriye göre şişman insanlar yapmaları gerekenden az hareket ettiklerinden dolayı kilo alır. Ama bu çalışma, zayıf insanların da tüm bu 22 yıllık çalışma süresince kilo aldıklarını gösteriyor."

Hersoug teorisini destekleyebilecek olaylar ve araştırma sonuçları üzerinde çalışıyor.

1. Hersoug'a göre 1986-2010 döneminde ABD'nin CO2 miktarının yüksek olduğu doğu kıyılarında obezite hızla artmıştır.

2. 2010'daki bir çalışmaya göre, yiyecekleri kontrol altına alınan köpek, kedi, fare ve maymunlardan oluşan 20.000 hayvanın hepsinin kilo alması, hayvanların çevresel faktörlerden etkilendiğini gösteriyor.

3. Kandaki pH değerinin iştahımızı ve metabolizmamızı düzenleyen beyindeki sinir hücrelerini etkilemesi. 

Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

http://sciencenordic.com/new-theory-co2-makes-you-fat 

Haber:Yeliz Yılmaz

Devamını oku...

Tok Tutan Baharatlar

Baharatlar bitkilerin genellikle yapraklarının ya da tohumlarının kurutulması ile elde edilirler. Kurutulan bitkiler toz haline getirilir ve yemeklerde tatlandırıcı olarak kullanılır. Çeşitliliği oldukça fazla olan baharatlar nerdeyse tüm yemeklerde kullanılır. Her kültürün mutfağında ayrı ayrı baharatlar sıklıkla tercih edilmektedir. Baharatlar yemekleri tatlandırmak için kullanıldığı gibi başka alanlarda da insanlara hizmet vermektedir. Alternatif tıpta şifa kaynağı olarak da pek çok baharat kullanılabilmektedir.

Bunlar dışında diyet yapanlar ya da sağlıklı yaşamaya özen gösterenler için de baharatlar çok iyi bir yardımcıdır. Bazı baharatlar uzun süre tokluk hissi verir ve kan şekerini dengeler. Bu sayede kilo vermeye yardımcı olur. Bu baharatların bazıları şunlardır:

* Zencefil: Kış aylarının olmazsa olmaz baharatı olan zencefil soğuk algınlığına çok iyi gelmesiyle bilinir. Bunun yanında hazım sistemini düzenler, mide dostudur ve tok tutan baharatlardandır.

* Karabiber: Ülkemizde en çok tüketilen baharatlar arasında yer alır. Yemeklere ve çorbalara katıldığında tok tutan özelliği ile kilo vermeye yardımcıdır. Ayrıca vücutta rahatlamaya, boğaz ağrılarının geçmesine de yardımcıdır.

* Karanfil: Genelde ağızda çiğnenerek kullanılan karanfil, vücudun şeker ihtiyacını karşılamada oldukça faydalıdır. Bu sayede de tokluk hissi verir.

* Zerdeçal: Metabolizmayı hızlandırmada oldukça etkili olan zerdeçal, iştah kesme özelliği ile de bilinir. Şeker ihtiyacını azaltır ve sindirim sistemini düzenler.

* Kekik: Diyet listelerinde oldukça fazla kullanılan kekik, kan yağlarının azaltılması için kullanılmaktadır. Genelde kekik suyu şeklinde ayrana veya meyve suyuna karıştırılarak tüketilen kekik yağ yakmada ve tok tutmada oldukça başarılıdır. Az miktarda tüketilmesi gereken kekik suyu sindirimi kolaylaştıran bir etkiye sahiptir.

* Tarçın: Kan şekerini dengelemede çok faydalı olan tarçın uzun süre tokluk hissi veren baharatlar arasındadır. Şeker isteğini dengeleyen ve metabolizmayı hızlandıran bir etkiye sahiptir. Meyvelerin ve tatlıların üzerine serpiştirilerek kullanılabilen tarçın ağız kokularının giderilmesinde de yararlıdır.

* Kırmızı biber: Metabolizmayı hızlandırması ile bilinen kırmızı biber aynı zamanda tokluk hissi veren baharatlar arasındadır. Bağırsak hareketlerini hızlandıran bir özelliği vardır.

* Kimyon: Genellikle kuru baklagillerle tüketilen kimyon da tok tutan baharatlar arasındadır. Bu baharatlar yemeklere aşırıya kaçmadan eklendiğinde tokluk hissi verecektir. Bu sayede kilo kontrolü daha kolay bir şekilde sağlanabilecektir. 

Devamını oku...

Spor Öncesi Ve Sonrası Neler Tüketilmelidir?

Sağlıklı bir vücuda sahip olmanın yolu doğru beslenme ve spordan geçer. Birçok insan kilo vermek için diyet yapar fakat yapılması gereken diyetin sporla desteklenmesidir. Düzenli yapılan spor ve egzersizler, kalp damar hastalıklarına karşı vücudu korur, metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur.

Spor yaparak kas kütlesini artırmak ve yağlarından kurtulmak isteyen bir kişinin yaptığı egzersizler kadar hangi besinleri tükettiğine de dikkat etmesi gerekmektedir. Yanlış beslenme alışkanlıkları yapılan spordan yarar sağlamayı önleyebilir. Bu yüzden spor öncesi ve sonrası nasıl beslenilmesi gerektiğini şu şekilde açıklayabiliriz.

Spordan önce; Boş bir mide ile spor yapmak yerine spordan 3-4 saat önce yemek yenilmesi egzersizin verimini artıracaktır. Spordan hemen yarım saat önce de ara öğün olarak hafif ve kalorisiz besinler tüketilebilir. Düşük yağlı yiyeceklerin tüketilmesi tercih edilmelidir. Şeker içeriği yüksek olan gıdalar vücudun kan şekerini yükselterek yağ yakınma engel olabilir. Bu yüzden yağlı ve yüksek şekerli besinlerden uzak durmak gerekir. Bu besinlere örnek olarak:

* Süt ve ceviz içi veya badem,

* Meyveli yoğurt

* Yulaf veya müsli

* Bir adet meyve

* Tam tahıllı ekmek ve light peynir .

Bu besinler spor öncesi ara öğün olarak tercih edilebilir. Bu sayede spordan sonra çok aç olmak önlenir ve böylece fazla yemek tüketme isteği ortaya çıkmaz. Ana öğün olarak ise örneğin sabah kahvaltısından sonra spor yapılacaksa, protein almak için yumurta, lif oranı yüksek olduğu tam tahıllı ekmek, zeytin ve yağsız peynir ile beslenilebilir. Ceviz ve badem ile kahvaltı öğünü de desteklenebilir.

Kolay kilo alan bir bünyeye sahip olan bir kişinin yüksek karbonhidratlı besinlerden uzak durması gerekmektedir. Egzersiz öncesinde kuru baklagillerin tüketilmesi tavsiye edilmez.

Spor sonrası;

Spordan sonra kişide açlık hissi ortaya çıkar. Spor esnasında kaslar çalışır. Kaslara istenilen enerjinin verilmesi için spordan sonra doğru saatte doğru şeyler tüketmek gerekmektedir. Spordan 30 dakika- 1 saat arasında mutlaka bir şeyler yenmesi gerekmektedir. Protein ve yararlı karbonhidratlar vücudun isteklerini karşılayan besinlerdir. Tercih edilmesi gereken besinleri ise şu şekilde sıralayabiliriz.

* Tam tahıllı ekmek ve balık

* Sebzelerle zenginleştirilmiş omlet ve tam buğday ekmeği

* Süt ve süt ürünleri

* Izgara tavuk ve ızgara sebzeler

* Yoğurt, yulaf karışımı

* Kuru meyveler ve ceviz, badem, fındık Spor sonrası beslenirken dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da besinlerin ne kadar tüketildiğidir.

Tavsiye edilen günlük kalori değerlerini geçmeden yemek yemek gerekmektedir. bunun yanında kilo vermek isteyen birinin spor esnasında yaktığı kaloriden daha fazla kaloriyi bir öğünde alması kilo vermesine engel olacaktır. Yapılması gereken diğer bir şey de su tüketiminin yeterli seviyede olmasıdır. Spor esnasında vücut su kaybeder bu yüzden su tüketimine dikkat etmek gerekmektedir. Doktor kontrolünde yapılan diyet ve sporlar daha sağlıklı sonuçların alınmasını sağlayacaktır. Bu yüzden kişinin kendine uygun spor ve diyet alışkanlıklarını kazanması için doktor veya diyetisyen yardımı alması da çok önemlidir. 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?