social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Protein Eksikliğinde Neler Olur?

Merdiven çıkmak ya da köpeğinizi yürüyüşe çıkarmak gibi basit bir fiziksel aktivite yaptığınızda bile yoruluyor musunuz? Bu protein eksikliğinin bir göstergesi olabilir.

Protein eksikliğini tespit etmek için, saç dökülmesi ve cilt sorunları gibi bu durumun diğer belirtilerini kontrol etmeniz gerekir. Protein eksikliği dünya çapında açlık ve hastalıklarla ilgili sağlık tehlikelerinden, yüksek oranda sorumludur.

Bu durum sadece insanların büyük çoğunluğunun yoksulluk içinde yaşadığı ve yemek için yeterli yiyeceğin olmadığı az gelişmiş ülkeler ile sınırlı değildir, aynı zamanda insanların yağlı beslendikleri gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde de görülür. Daha da kötüsü, bu durumun kurbanları çoğunlukla beş yaşın altındaki çocuklardır.

Aslında yeterince protein alamamanın neden olduğu “kwashiorkor” yetişkinlere oranla çocuklarda daha yaygındır.

Ne protein fazlalılığı ne de protein eksikliği sağlık için faydalıdır. Bu konuda anahtar nokta yaş ve fiziksel aktivite dahil olmak üzere bir çok faktöre bağlı olan doğru miktarda protein alımıdır

Protein Eksikliği:

Tıpta protein eksikliği, vücuttaki proteinlerin yetersiz miktarı ile karakterize edilen bir sağlık durumunu ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Protein eksikliği kısıtlayıcı diyet, yüksek proteinli gıdalar hakkında bilgi eksikliği ve malnütrisyondan kaynaklanabilir.

Eğer vücudumuz gerekli proteini alamazsa, kaslarda depolanmış kaynakları kullanmaya başlar. Bu da saç dökülmesinden kas erimesine kadar değişen çeşitli sağlık sorunlarına yol açar.

Belirtiler ve Semptomlar:

Protein eksikliği kendini vücudun çeşitli yerlerinde gösterir. Gerekli miktarda protein alamadığınız zaman vücudumuz kaslardaki proteinleri kullandığı için protein eksikliği belirtilerinin ortaya çıkması biraz zaman alabilir. Aşırı yorgunluk veya enerji düzeylerinde azalma gibi basit durumlar protein eksikliğinin ilk belirtileridir. İhmal varsa, durum kötüleştirebilir ve hatta bazen ölümle sonuçlanabilir.

Protein eksikliğinin en yaygın belirtileri şunlardır;

-Halsizlik ve kas kaybından kaynaklanan aşırı kilo kaybı olabilir.

-Yürümek ve merdiven çıkmak gibi basit işler bile kişiyi yorgun bırakır.

-Kırılgan tırnaklar görülebilir.

– Cilt özellikle de ayak ve ayak bilekleri altında sıvı birikmesi ile karakterize bir tıbbi durum olan ödem görülebilir.

-Azalmış pigmentasyon, saç dökülmesi ve kırılgan saçlar gibi saç problemleri görülebilir.

-Deri ülserleri, kuruluk, kızarıklık ve pul pul dökülmeler gibi cilt problemleri görülebilir.

-Amino asitler iyileşme süreci için gerekli olduğundan protein eksikliğinden iyileşme süreci uzar.

-Bulantının eşlik ettiği aşırı karın ağrısı görülebilir.

-Düşük kan şekeri sonucu olarak uyku eksikliği ve şiddetli baş ağrısı görülebilir.

-Kişi sık sık ruh hali değişiklikleri ve şiddetli depresyon yaşayabilir. Zamanla durum daha da ilerleyebilir ve safra taşı, artrit, kas erimesi ve organ yetmezliği gibi komplikasyonlara yol açabilir.

Protein eksikliği tedavisi veya önlenmesinin en kolay yöntemi günlük beslenmenize et, yumurta ve bakliyat gibi yüksek proteinli gıdaları eklemektir.

Eğer vejetaryen iseniz, vücudunuzun protein ihtiyacını karşılamak için bitki bazlı proteinlere başvurmak zorundasınız. Belirtiler şiddetli ise derhal bir doktora danışmalısınız. Şiddetli belirtiler aşırı protein eksikliğini gösterebilir bu durum da protein takviyeleri ya da tıbbi yardıma başvurmayı gerektirebilir.

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/protein-deficiency-symptoms.html 

Devamını oku...

Baharatlı Yemek Yiyin !

Baharatlı yiyecek severler için iyi bir haberimiz var. Bu yiyeceklerin bağışıklık ve kalp sağlığının iyileştirilmesi ve hatta kilo kaybına yardımcı olmak gibi gizli sağlık yararları vardır.

Biber gibi baharatlı yiyecekler acı tatlarını “kapsaisin” denilen bir maddeden alırlar. Ayrıca kapsaisin sağlık yararları sağlamak da önemli bir rol oynar. Besinler ne kadar acıysa kapsaisin içeriği o kadar yüksektir. Baharatlı yiyeceklerin fazla tüketimi zararlı olabilir bu nedenle her zaman ılımlı miktarlarda tüketilmelidir.

Aşağıda aşırıya kaçmadan baharatlı besinleri tüketmenin sağlık yararlarından bazıları verilmiştir.

Kilo Kaybı: Biberdeki ana bileşenlerden biri metabolizma hızını arttırmayı sağlayan vücut üzerinde termojenik bir etkiye sahip olan kapsaisin maddesidir. Bu da zamanla ekstra kalori yakmayı sağlayarak kilo kaybına neden olur. Eğer kilo vermek istiyor; ancak sağlıklı gıdalar size çekici gelmiyorsa o zaman yediklerinize bazı baharatlar serperek tadını güzelleştirebilir ve aynı zamanda sağlıklı kalabilirsiniz.

Kalp Sağlığını İyileştirir: Kapsaisin maddesi kan damarlarında tıkanmaya neden olabilen LDL veya kötü kolesterolün etkisini azaltır. Bu kalbe kanın düzgün dolaşımına yardımcı olur ve kardiyovasküler sistemin işleyişi geliştirir. Çeşitli çalışmalarda baharatlı yemekler yiyen insanların kalp ve inme problemleri yaşama olasılıklarının daha düşük olduğu gösterilmiştir.

Enflamasyonu Azaltır: Kapsaisin maddesi vücuttaki enflamatuar yanıtı tetikleyen bir madde olan nöropeptit P maddesini engelleme( inhibe etme) yeteneğine sahiptir. Dolayısıyla, baharatlı yiyecek tüketiminin iltihabı azaltmaya yardımcı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca arterlerin iltihaplanmasını da önler.

Bağışıklığı Geliştirir:Aci Biber A vitamini ve C vitaminini yüksek oranda içerir. İki çay kaşığı çili biberi tozu, vücudun günlük A vitamini ihtiyacının yaklaşık % 10’unu ve vücudun günlük ihtiyacının C vitamini ihtiyacının yaklaşık % 6’sını karşılamaktadır. Bu bağışıklık sistemini güçlendirir ve insan vücudunun savunmasını geliştirir.

Kanseri Önleme: 2006 yılında, “Cedars-Sinai Tıp Merkezi Kanser Enstitüsü”nden bir araştırma ekibi ve “UCLA”dan meslektaşları ile işbirliği içinde, kapsaisin maddesinin insan prostat kanseri hücrelerinin ölümünü sağladığını göstermiştir. Ancak kapsaisin maddesinin fazla alımı da mide kanseri ile ilişkilendirilmektedir. Yani her zaman tükettiğiniz miktar konusunda dikkatli olmalısınız.

Tip 2 Diyabet: 2006 yılında “Clinical Nutrition American Journal” tarafından yayınlanan bir çalışmaya göre, baharatlı bir yemekten sonra diyabetik kişilerde kan şekeri seviyelerinde önemli bir düşüş yaşanmıştır.

Çalışma 36 diyabet hastası üzerinde gerçekleştirildi ve dört hafta boyunca biber yememeleri ve acı olmayan yemekler yemeleri istendi. Ondan sonraki dört hafta boyunca ise yemeklerine 30 mg çili biberi tozu eklemeleri istendi. Sonuçlara göre, diyabet hastalarının kan şekeri baharatlı yemekler yediklerinde normal yemeklere göre daha çok düşmüştür.

Diğer Faydaları:

-Tıkanıklığı Rahatlatır: Baharatlı yiyecekler vücut ısısını artırır ve mukusun temizlenmesine yardımcı olur. Bu sinüslerdeki basıncı ve ağrıyı azaltır.

-Daha İyi Bir Uyku Sağlar:Araştırmalar günlük olarak çili biberi tüketen insanların daha iyi ve daha uzun uyku keyfi yaşadıklarını göstermiştir.

-Ruh Halini İyileştirir: Acı yediğinizde sıcak hissi nedeniyle beyniniz doğal ağrı kesiciler olarak etki eden ve aynı zamanda mutluluk hormonları olarak bilinen endorfinler salgılar. Bu da ruh halinizi iyileştirir.

-Mide Ülseriyle Savaşır: Mide ülserleri genellikle bakteriyel çoğalmadan kaynaklanır. Aşırıya kaçmadan tüketilen biber bu bakterileri öldürmektedir ve mide ülserini önlediği bilinmektedir.

Yani baharatlı yemeklerden çok hoşlanmasanız bile yemeklerinize az miktarda ekleyerek lezzet ve sağlık kazanabilirsiniz. Sağlık yararları elde etmek için, baharatlı gıdaları aşırıya kaçmadan tüketmek çok önemlidir çünkü bu besinlerin aşırı tüketimi zararlı olabilir.  

Kaynakça : http://www.buzzle.com/articles/hidden-health-benefits-of-eating-spicy-food.html

Baharatlı

Devamını oku...

Kedi Titreşimleri Hangi Hastalıkları Tedavi Ediyor

Kediler, biz insanlara sadece iyi bir dost olmakla kalmıyor, hem psikolojik hem fiziksel anlamda kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyor.

Uzmanların kedi hırıltıları üzerinde yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan sonuçlar oldukça ilginç.

Kedilerin yaydığı titreşimlerin stresi azaltmaktan, solunum güçlüğüne kadar birçok konuda insanlara faydalı olduğu belirtiliyor.

Kedi sahiplerinin diğer insanlara göre daha sağlıklı olduğunu söyleyen uzmanlar, kedi terapisinin ilerleyen yıllarda daha da yaygınlaşacağının altını çiziyor. İşte, kediler ve yaydıkları titreşimlerle ilgili bilmeniz gereken 7 faydalı unsur….

1. Araştırmalara göre kediler 20-140 Hz. aralığında titreşim yayıyor. Bu titreşimlerin ise birçok hastalığa iyi geldiği belirtiliyor.

2. Kedi sahipleri daha kolay stres atıyor. Kedilerin yaydığı bu mucizevi titreşimler sinirleri yatıştırarak stresten uzaklaştırıyor.

3. Kedilerle iletişim kurmak ve hırıltısını dinlemek insanların kan basıncını düşürüyor.

4. 25-50 Hz. ya da 100-200 Hz. arasındaki titreşim frekansları kemiklere iyi geliyor.

5. Yeni bir araştırma, kedi sahiplerinin %40 daha az kalp krizi riski taşıdığını gösteriyor.

6. Kedilerin yaydığı titreşimler enfeksiyon ve şişlikleri iyileştirmede de olumlu rol oynuyor.

7. Ayrıca kedi hırıltısı kas zedelenmelerine de iyi geliyor. Özellikle tendom, bağ ve yumuşak dokularda oluşan sorunların iyileşme sürecinde kedi titreşimleri yine devreye giriyor. 

Devamını oku...

Muza Bakışınız Değişecek!

İlginç ama gerçek. Bu yazı, muza farklı bir gözle bakmanıza neden olacak.

Muz, lif açısından zengin bir meyve olmasının yanı sıra 3 çeşit doğal şeker içerir. Muz hatırı sayılır miktarda, uzun süreli enerji desteğini çabuk bir şekilde sağlar. Araştırmalar 2 adet muzun 90 dakikalık yorucu bir egzersiz için gerekli enerjiyi sağladığını kanıtlamıştır.

Bu bilgiden sonra dünyanın önde gelen sporcularının favori meyvesinin muz olduğundan hiç şüphemiz yok. Ancak muzun tek faydası enerji vermesi değil. Çok sayıda hastalığın iyileşmesinde ve önlenmesinde etkili oluşu, muzu günlük beslenme programımıza eklememiz için fazlasıyla yeterli bir sebep.

DEPRESYON: MIND tarafından depresyonlu kişiler arasında yapılan bir çalışmaya göre hastaların çoğu muz yedikten sonra kendilerini daha iyi hissetmiştir. Bunu sağlayan, vücutta serotonine dönüşen triptofan proteinidir. Triptofan proteini rahatlamanıza, ruh halinizin iyileşmesine ve daha mutlu hissetmenize yardımcı olur.

ADET ÖNCESİ SENDROMU: İlaçları unutun, 1 adet muz yiyin! İçerdiği B6 vitamini ile kandaki glukoz seviyesini dengeler ve bu da ruh halinize olumlu yönde etki eder.

ANEMİ: Demir açısından zengin olan muz, hemoglobin üretimini tetikleyerek anemi hastalarına yardımcı olur.

TANSİYON: Bu eşsiz tropikal meyvenin potasyum oranının yüksek, sodyum oranının düşük olması tansiyonu düşürmede oldukça etkilidir.

BEYİN GÜCÜ: Twickenham Okulu (İngiltere)’nda 200 öğrencinin kahvaltılarda, teneffüslerde ve öğlen yemeklerinde muz yiyerek sınavlarında daha başarılı oldukları görülmüştür. Potasyum bombası bu meyve, çocukları zinde tutarak daha iyi öğrenmelerine yardım etmektedir.

KABIZLIK: Lif yönünden zengin olan muzu beslenme programımıza alarak kabız ilaçlarına ihtiyaç duymadan bağırsaklarımızın daha düzenli çalışmasını sağlayabiliriz.

AKŞAMDAN KALMA DURUMU: Akşamdan kalmaysanız bu durumun üstesinden en çabuk şekilde balla tatlandırılmış muzlu milkshake ile gelebilirsiniz. Muz midenizi rahatlatırken, bal da düşen kan şekeri seviyenizi yükseltir. Süt ise sakinleşmenizi ve vücudunuzun kaybettiği suyu geri kazanmasını sağlar.

MİDE YANMASI: Muz vücutta doğal asit giderici etki gösterir. Eğer mide yanmasından şikâyetçiyseniz muzun rahatlatıcı etkisinden faydalanabilirsiniz.

SABAH BULANTILARI: Yemek aralarında muz tüketmek kan şekerini üst düzeyde tutarak sabah bulantılarına iyi gelir.

BÖCEK ISIRIKLARI: Böcek ısırığına ilaç sürmeden önce, bölgeyi muz kabuğunun iç kısmı ile ovuşturmayı deneyin. Deneyen çoğu kişi bu yöntemin şişkinlik ve kızarıklığa şaşırtıcı derecede iyi geldiğini dile getirmiştir.

SİNİR SİSTEMİ: Muz, sinir sistemini rahatlatan B vitamini yönünden oldukça zengindir.

OBEZİTE: Kilolu ve çalışan birisi misiniz? Avusturya’daki Psikoloji Enstitüsü’nde yapılan çalışmalar iş yerindeki stresin çikolata, cips gibi abur cuburları tüketmeyi tetiklediğini ortaya koymuştur. 5000 yatan hasta üzerinde inceleme yapan araştırmacılar, obezlerin çoğunun daha stresli işlerde çalışıyor olduklarını dile getirmişlerdir. Araştırmacılar, stresin kabarttığı iştahımızı kesmek için kan şekeri seviyemizi 2 saatte bir, karbonhidrat yönünden zengin olan gıdalar atıştırarak kontrol altında tutmamız gerektiği sonucuna varmıştır.

ÜLSER : Muz, yumuşak yapısı ve yatıştırıcı etkisiyle sindirim hastalıklarında diyet gıda olarak kullanılan bir meyvedir. Ülser vakalarında endişe etmeden çiğ olarak bu meyveyi tüketebilirsiniz. Muz, midedeki asit düzeyini nötralize eder ve mide astarını koruyarak tahrişi azaltır.

SICAKLIK KONTROLÜ : Farklı kültürler muzu, bebek bekleyen annelerin fiziksel ve duygusal sıcaklığını düşüren serinletici bir meyve olarak kabul ediyorlar.

Örneğin, Tayland’da, hamile kadınlar bebeklerinin düşük sıcaklıkta doğması için muz tüketiyorlar. Muz birçok hastalığa iyi gelen doğal bir ilaç. Elmayla karşılaştırıldığında, 4 kat daha fazla protein, 2 kat daha fazla karbonhidrat, 3 kat daha fazla fosfor, 5 kat daha fazla A vitamini ve demir, 2 kat daha fazla farklı vitamin ve mineral içerdiği görülmüştür.

Potasyum açısından da zengin olan muz, her zaman beslenme programımızda bulundurmamız gereken çok değerli bir meyve. Belki de çok bilindik şu atasözünü değiştirmenin vakti geldi: “Muz girmeyen eve doktor girer!”  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?