social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Magnezyum Eksikliğinin 5 İşareti

Magznezyum vücutta oldukça önemli rollere sahip makrominerallerden biridir. Enzim reaksiyonlarının düzenlenmesinden, iyonların hüsre zarının dışına transferinden, ATP üretimine yardımdan ve daha pek çok şeyden sorumludur.

Ana organlarımız fonksiyonlarını yerine getirmek için magnezyuma ihtiyaç duyar ve eksikliği halinde vücudumuz kontrolden çıkar. Aşağıda listelediğimiz 5 emare yalnızca magznezyum eksikliğine işaret etmemekle birlikte çoğunlukla bu mineralin eksikliğinde görülen etkilerdir. Eğer bu etkilerden biri ya da birkaçı günlük yaşamınızın neredeyse vazgeçilmezi haline geldiyse magnezyum takviyesi almaya çalışın ( magnezyum açısından zengin olduğunu bildiğiniz gıdalarla beslenerek başlayabilirsiniz) ve bir değişiklik olup olmadığına dikkat edin. Eğer sorunlarınız hala devam ediyorsa tıbbi destek almaya özen gösterin.

1: Kas krampları ve seğirme: Magnezyumun uyku ilaçlarında ve kadınların doğum sancısını dindirmek için kullanıldığını biliyor muydunuz? Vücudumuzda magnezyum eksikliği olduğunda kas rahatsızlıkları kendini göstermeye başlar, kramplar sıklaşır, uyurken sıçramaya başlarsınız, yüzde tik ve kasılmalar kendini gösterir. Daha ileri safhalarında uyurken sıçrama ve kramplar kronik uykusuzluğa neden olabilir.

2: Anormal kalp kasılmaları : Vücuttaki magnezyum oranının düşük olması kalp kaslarımız üzerinde de olumsuz etkiye yol açar. Alman bilim insanlarının yaptığı araştırmada magnezyumun kalp kaslarımızın kasılmasını düzenlemeye yardımcı olduğu ortaya çıktı. Eğer eksiklik var ise kalp ritimlerinizde düzensizlik ortaya çıkar ki bu da aslında kalp krizi geçirme riskinizi artırıcı bir etkiye sahiptir.

3: Depresyon ya da moral bozukluğu: Yüzyıl önce doktorlar için depresyon teşhisi koydukları hastalarına magnezyum ile tedavi uygulamak oldukça yaygındı. Günümüzde pek çok araştırma ile kanıtlanmış olmasına rağmen kendini kötü hissetme ile magnezyum eksikliği arasındaki bağlantı bir şekilde kopmuş görünüyor.

2013 yılında yayınlanan bir çalışmada magnezyum kaynaklarının depresyonla başa çıkmada oldukça etkili olduğu yeniden ortaya konuyor. Eğer sürekli düşük bir moddaysanız magnezyum takviyesi yapmaya ne dersiniz?

4: Kulaklarda çınlama : Kulak çınlaması pek de hoş olmayan, birden başlayan ve belirsiz bir süre devam eden bir zil sesinin yarattığı sestir. Kimi zaman kulak çınlamasına enfeksiyon neden olurken düzensiz MSG tüketimi de buna yol açmaktadır; bu noktada önemli bir sinir iletici rolü üstlenen magnezyum düzenleyici etki gösterir.

5: Böbrek taşları: Pek çok insan böbrek taşına kalsiyum eksikliğinin yol açtığına inanır. Süren araştırma bulgularına göre magnezyum eksikliğinin de hemen hemen aynı derecede etki gösteriyor. Bu noktada magnezyum kaynakları böbrek taşlarıyla etkili bir mücadele yöntemi.

The Journal of Urology’de yayımlanan bir çalışmada magnezyum hidroksit alan hastalarda kalsiyum oksalat taşının yeniden nüksetme oranlarının düşüş gösterdiği vurgulanıyor. Eğer böbrek taşı rahatsızlığınız varsa, magnezyum alımınızı artırma yöntemlerini araştırın. Peki ne yapmalı?

Magnezyum takviyesini doğal kaynaklardan sağlamak isteyenlere kuru nane, kavrulmuş kabak çekirdeği içi, öğütülmüş keten tohumu, kimyon, kavrulmuş susam, çiğ badem, pekmez ve ıspanak yemelerini öneriyoruz. Ayrıca vücudunuzdaki diğer mineral ve vitamin eksikliklerini hangi gıdalarla önleyeceğini öğrenmek için buradaki beslenme tablosunu mutlaka göz atın. Sağlıklı günler dilerim.

Beste Bal 

Devamını oku...

İlgi Görmeyen Bamyanın Şaşırtan 16 Faydası

Bamya, ılıman ve tropikal iklimlerde yetişen, uzun meyveli ve çiçekli bir bitkidir. Pişerken koyu yapışkan özsuyunu salar. Çoğu toplumda bu yapışkanlığı azaltmak için, bamya limon suyu gibi asidik karışımlarla pişirilir.

Bamya kurutularak da tüketilebilen bir bitkidir. Çoğu kişinin, saldığı sümüksü özsuyu yüzünden tercih etmediği bu besin deposunun faydalarına bir göz atalım:

1- Bamyanın kabuklarında yoğun miktarda A vitamini ve flavonoid isimli antioksidan (beta-karoten, ksantin ve lutein gibi) bulunur. Bu antioksidanların en fazla bulunduğu bitkilerden bir tanesidir. İçerdiği bu bileşenler, hücreleri ve görme yetisini güçlendirme özelliğiyle bilinir. Flavonoid açısından zengin olan sebzeleri ve doğal ürünleri tüketmek akciğer ve ağız boşluğu kanserine karşı koruma sağlar.

2- Bamya, içerdiği lifler sayesinde kandaki glukoz seviyesini kontrol altında tutar.

3- Bamyadaki yapışkan madde, kolesterol ve safra asidine bağlanarak, kötü kolesterolün dışarı atılmasını sağlar.

4- Müshil özelliği ile sindirim organlarının temizlenmesine yardım eder. Bağırsakların çalışmasını sağlayarak kabızlığı önler. Kötü kolesterolün ve toksinlerin vücuttan atılmasına destek olur.

5- Probiyotik olarak bilinen iyi bakterilerin yayılmasını kolaylaştıran bamya, bu özelliği ile sindirim sisteminin sakinleşmesini sağlar.

6- Bu eşsiz bitki, depresyon riskini azaltır.

7- Bamya, ülseri iyileştirir ve eklem sağlığı için önemli bir bitkidir.

8- Bamya, akciğer rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında etkilidir.

9- K vitamini açısından zengin olduğu için kanda pıhtılaşma sorununa iyi gelir.

10- Glukoz ve kolesterol seviyesini dengeler.

11- Astım için kullanılan bamya ayrıca içerdiği C vitamini sayesinde kanser önleyicidir ve astım belirtilerini yatıştırıcı özelliğe sahiptir. 12- Özellikle kalın bağırsak kanseri gibi kanser türlerine karşı koruyucu olduğu kanıtlanmıştır.

13- Kan damarlarının yapısı açısından önemlidir.

14- Katarakt riskini azalttığına dair bulgular mevcuttur.

15- Diyabeti önler.

16- Sivilceler üzerinde iyileştirici etkisi bulunmaktadır. Pürüzsüz, mükemmel bir cilt sağlar.

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Depreyon ve Anksiyeteye Çözüm 11 Etkili Düşünce

Olumlama, bilinçaltımızdakileri daha olumlu bir hale dönüştürebilmek için kurduğumuz pozitif cümlelerdir. Bireysel olarak kurduğumuz bu olumlu cümlelerle zihnimizden geçen ve başkalarının dudaklarından dökülen negatif sözcüklerin verdiği zararları yok edebiliriz. Peki, bu olumlama cümleleri ile dünyanın en yaygın 2 psikolojik hastalığı olan anksiyete ve depresyonu nasıl yenebiliriz?

Pozitif cümlelerle anksiyete ve depresyon gerçekten tedavi edilebilir mi?

OLUMLAMA İLE İLGİLİ YAPILAN ARAŞTIRMALAR

Yapılan araştırmalar, olumlamanın depresyon ve anksiyete hastaları için ek tedavi olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Hatta bazı hastaların tedavi süreçlerinde en etkili faktörün olumlama olduğu da kanıtlanmıştır.

Yapılan bir çalışmada, neredeyse bütün katılımcılar olumlamanın anksiyete ve depresyon tedavisinde yardımcı bir uygulama olduğunu dile getirmişlerdir. Bireysel bir yöntem olması ve bu tedavi yönteminin hastanın kişisel seçimi olması olumlamayı etkili kılan en önemli unsur olarak görülmektedir. Diğer bir deyişle, istekli ve inançlı olmak bu cümlelerin olumlu bir etki yaratması ihtimalini yükseltmektedir!

Uzmanlar, anksiyete ve depresyon tedavilerinin bireysel ve isteğe göre uyarlanabilen tedaviler olduğu sonucuna varmışlardır. Bütün terapistler, bireyselleştirilmiş bir tedavi yöntemi hazırlanırken olumlamanın iyi bir şekilde planlanmış olması gerektiği konusunda ortak bir fikre sahiptirler.

DEPRESYON VE ANKSİYETE TEDAVİSİNDE 11 ETKİLİ OLUMLAMA CÜMLESİ

Olumlama terimi ile yeni tanıştıysanız, şimdi size listeleyeceğimiz cümleleri tekrarlayın, tekrarladığınız olumlu cümlelere inanın ve sonucu görün!

1- Kendimi koşulsuz seviyorum.

2- Güçlüyüm!

3- Sadece sağlıklı ve sevgi dolu ilişkilere yer vereceğim.

4- Hayat benim için en iyisini ister. Şuanda olduğun yerden memnunum.

5- Bütün ortamlarda rahatım ve insanlarla rahat bir şekilde iletişim kurabiliyorum.

6- Hayatın bana sunduğu basit keyiflerin farkındayım ve bunların tadını çıkarıyorum.

7- Sorun ne olursa olsun, hayatın bana kendimi iyi hissettiren yönlerine yoğunlaşırım.

8- Engeller bana daha iyi fırsatların kapısını açar.

9- Ruh halim vücudumda fizyolojik bir tepkime yaratır. Huzurluyum ve pozitifim!

10- Düşüncelerimi ve hayatımı kontrol edebiliyorum.

11- Kendimi olduğum gibi seviyorum.

OLUMLAMA TERAPİNİZİ NASIL UYGULAYACAKSINIZ?

Öncelikle, olumlamanın etkisini göstermesi istikrarlı bir şekilde uygulama yapmaya dayanır. Olumlamaya olan inancınız zamanla artacaktır. Her gün bu cümleleri tekrarladığınızda, zaten olumlama uygulamasını gerçekleştirmiş olacaksınız. Söylediğiniz her kelime bir olumlamadır. Olumlamalarınız bazen kendinize, bazen diğer kişilere ya da pozitif olmayan durumlarınızla ilgili olabilir.

Olumlamadan maksimum faydayı görebilmek, anksiyete ve depresyon tedavinizi hızlandırmak için her gün uygulama yapmanız (ya da en azından haftada birkaç kez) gerekmektedir. Kendinize karşı hoşgörülü olun ve bu cümleleri mümkün olduğunca sık tekrarlamaya çalışın. Her şey gibi, ilk başlarda bu uygulama size zor gelecektir. Ancak alışkanlık haline geldiğinde zamanla kolaylaştığını göreceksiniz.

Olumlamaya başlarken bu adımları izlemek işinize yarayabilir:

1- Olumlu özelliklerinizi düşünün. Biz insanlar, sevdiğimiz şeyleri düşünmek yerine kendimizde değiştirmemiz gereken şeyleri düşünürüz. Kendinize özgü olan pozitif yönlerinizi bir kâğıda yazın ve bunlarla birinci tekil şahıs kipinde cümleler kurun (“Ben…”)

2- Olumlu hale dönüştürmek istediğiniz olumsuz senaryoları ortadan kaldırın. Moraliniz bozuk olduğunda kafanızdan neler geçiyor? Görüntünüzle, zekânızla, başarılarınızla ya da yeteneklerinizle ilgili olumsuz düşüncelere mi kapılıyorsunuz? İçinizdeki bu olumsuz konuşan sesi susturun ve olumlu özelliklerinizi listeleyin!

3- Başarmak istediğiniz hedeflere odaklanın. Başarmak istediğiniz belirli hedefleriniz vardır, değil mi? Kendinizi iyi hissetmeye devam ettiğiniz sürece, bu hedeflere ulaşmak için motivasyonunuz artacaktır. Hadi, hedeflerinizi kâğıda dökün!

4- Amaçlarınızı ve planlarınızı listeleyin. Listenizdeki maddeleri tek seferde yapmak için can atıyor olabilirsiniz. Ancak siz en önemli olanları ve öncelikli olarak yapmak istediklerinizi seçin. Gerçekleştirdiğiniz maddelerde ölçülebilir bir ilerleme gördüğünüzde diğer maddeye geçin.

5- Günlük olumlamalarınızı tekrar yazın ve tekrar okuyun. Amaçlarınızı ve planlarınızı yazmayı alışkanlık haline getirin. Uyumadan önce düşündüğünüz son şey ve uyandığınızda aklınıza ilk gelen şey olsun!

6- Olumlu özelliklerinizle (1. Adım) hedeflerinizi (3.adım) birleştirin. 1.adımda listelediğiniz olumlu özellikleriniz hedeflerinizi başarmada nasıl mı yardımcı olacak? Eğer kilo vermek istiyorsanız ve mükemmel bir konsantrasyona sahipseniz, bu ikisini amacınızı gerçekleştirmede size hız vermesi için birleştirebilirsiniz.

7- Olumlamalarınız üzerinde meditasyon yapın. Meditasyon moduna girin, gözlerinizi kapatın ve olumlamalarınızı düşünün. Sözcükleri tekrarladıkça hissettiğiniz duyguları anlamaya çalışın ve geleceğinizi düşünün.

8- Kendinize olumlamalarınızı hatırlatın. Not defterinize, yapışkanlı not kağıtlarınıza olumlamalarınızı yazabilir ve bu notları evinize, iş yerinize, arabanıza ya da görmek istediğiniz her hangi bir yere muhtelif olarak yerleştirebilirsiniz. Olumlamalarınızı her gördüğünüzde, bunun sizin için ne anlama geldiğini düşünün.

9- Azimli olun! Maksimum sonuç için uygulama yapmak şart. Olumlamalarınıza devam ettikçe ve küçük değişimlerin varlığını hissetmeye başladığınızda, minnet duyun ve yolunuza devam edin. Ruh halinizde, kendinize ve başkalarına olan hislerinizde ve tabi ki yaşamınızda daha büyük değişimler göreceksiniz!  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Patlayan Kafa Sendromundan mı Müzdaripsiniz?

Patlayan kafa sendromu, uyku-uyanıklık geçişleri sırasında kişinin kafasının içinde yüksek sesli bir patlama ya da patlayıcı bir gürültü hissi yaşadığı nadir bir uyku bozukluğudur.Nedenleri ve sonuçları nelerdir? Yazımızda bu uyku bozukluğunun nedenleri hakkında bilgi vereceğiz.

Bir parasomni olarak sınıflandırılmış olan “Patlayan Kafa Sendromu” ilk olarak 1920 yılında Robert Armstrong-Jones adlı Galli bir doktor ve psikiyatrist tarafından tanımlanmıştır. Ancak, bu terim John M.S. Pearce adlı bir İngiliz nörolog tarafından 1989 yılında icat edildi. “Parasomni” terimi uykunun belli aşamalarında veya uyku-uyanıklık geçişleri sırasındaki anormal fiziksel hareketleri ya da davranışları kapsayan rahatsız edici olaylardır. Bu olaylar biri uyku sırasındayken ya da uykuya dalmak veya uyanmak üzereyken oluşabilir.

Uyku Bozuklukları Uluslararası Sınıflamasına göre, parasomnialar üç kategoriye ayrılırlar.

Bunlar uyarılma bozuklukları, REM uyku ile ilişkili parasomnialar ve diğer parasomnialardır. Patlayan kafa sendromu üçüncü kategoride yer almaktadır.

Bu durumdan etkilenen kişiler genellikle bu tür bireylerin uyanmasına neden olan, kafalarının içinde bir patlama veya silah sesine benzeyen yüksek seslerden şikayetçidir. Bu olay gece terörü, kabuslar veya hipnik kasılmalar ile karıştırılmamalıdır.

Bu durum göründüğü kadar ciddi değildir, herhangi bir fiziksel zarar vermez buna rağmen kişinin uykusunu bozabilir. Bazı durumlarda, etkilenen birey uyandığında yoğun korku ve kaygı yaşayabilir.

Semptomlar:

Dr Pearce’e göre patlayan kafa sendromu sanıldığı kadar az olmayabilir bunun nedeni çoğu olgunun bildirilmemiş olmasıdır. Dr.Pearce belirtileri analiz etmek için, 1989 yılında bu sendromdan etkilenen 50 hasta ile ayrıntılı bir çalışma yürüttü.

Patlayan kafa sendromunun karakteristik özelliği kafanın içinden kaynaklanan yüksek bir patlama sesidir.

Gürültü genellikle yüksektir ama şiddeti değişebilir.

Ayrıca aşağıdakiler gibi sesler de işitebilirsiniz; -Patlama -Silah sesi -Kapıların çarpma sesi -Yıldırım -Zil sesi -Gök gürlemesi -Uğultu

Zaman zaman etkilenen birey gürültü bile birlikte parlak bir ışık da hissedebilir.

Uyanma ile yaşanması muhtemel diğer belirtiler şunlardır;

-Nefes darlığı -Kaygı -Yoğun korku -Çarpıntı -Artmış kalp hızı .

Etkilenen kişinin ağrı hissetmesi pek olası değildir. Bazı kişilerde sıklığında dalgalanmalar ile birlikte ataklar tekrarlayabilir. Bazı hastalarda tek bir ataktan sonra uzun süre iyi olduğu bir dönem olabilir. Bazı kişilerde ise bu iyi dönemin ardından ataklar tekrarlayabilir.

Katkıda Bulunan Faktörler: Çok iyi belgelenmemiş olan bu hastalık genellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir. Ancak 10 yaşında bir çocukta da rapor edilmiştir. Parasomnia olaylarının altında yatan nedeni tespit ederken, uyku uzmanları genellikle olası tetikleyiciler aramaktadır.

Bu tetikleyiciler şunlar olabilir;

-Stres veya endişe

– Depresyon ya da diğer ruhsal hastalıklar

-Yaşlılarda demans ya da kafa karışıklıkları

-Diğer uyku bozuklukları (uyku apnesi, gece terörü, narkolepsi)

-Merkezi sinir sistemi ile ilgili yan etkileri (Sedatif hipnotikler, beta-blokerler, SSRI, trisiklik antidepresanlar) olan ilaçların kullanımı

-Merkezi sinir sistemi ile ilgili yan etkileri olan diğer maddeler (nikotin, kafein, alkol ve yasa dışı ilaçlar)

-REM baskılayıcı ilaçların çekilme semptomları . 

Patlayan kafa sendromunun nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bazı durumların bu hastalığa yol açtığı düşünülmektedir.

Bunlar;

Aşırı Yorgunluk ve Stres: Aşırı yorgunluk ve stres kesinlikle kişinin uyku döngüsü üzerinde olumsuz bir etki yaratmaktadır. Bu da kişiyi uyku ile ilgili bozukluklar veya parasomnia olaylarına karşı hassas hale getirebilir. Uyurgezerlik ve uykuda konuşma olaylarının kişi, aşırı stres altındayken arttığı gözlemlenmiştir. Stresin patlayan kafa sendromuna neden olduğu konusunda çalışmalar devam etmektedir.

Temporal Lopta Küçük Nöbetler: Temporal lob kulağımızdan gelen işitsel bilgileri alan, işitme ve algıyla ilgili olan beyin bölgesidir. Uzmanlar, beynin bu bölgesindeki küçük nöbetlerin bu sendroma sebep olabileceğini düşünmektedir. Sonuç olarak patlayan kafa sendromunun nedeni kesin olarak bilinmemektedir bu nedenle de kesin bir tedavisi yoktur.

Diğer tıbbi durumlar ekarte edildikten sonra patlayan kafa sendromu tanısı konur ve hastanın bu durumu tetikleyen şeylerden uzak durması önerilir.

Bazı durumlarda, klomipramin adlı bir antidepresan kullanımının yararlı olduğu bulunmuştur. Yoga, nefes egzersizleri ya da diğer etkili rahatlama teknikleri yoluyla stresin azaltılmasının yanında, uygun bir uyku rutini sağlanması da yararlı olacaktır.

Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/what-causes-exploding-head-syndrome.html 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?