social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Doğal Botox Maskesi Nasıl Yapılır?

 Zaman ve yıllar geçtikçe, yorgunluk ve yaş izleri cildinizde ilk işaretleri vermeye başlar. Bizler de yaş almanın, yorgunluğun ve stresin etkisiyle ciltte meydana gelen bu kırışıklık oluşumlarını azaltmak ve geciktirmek için pahalı anti-aging kremlere ve estetik cerrahlara tonlarca para öderiz.

Şimdi verilen bu tarifle evde kendi botox maskenizi çok ucuza hazırlayabileceksiniz.

Evde yapılan bu doğal maskenin hazırlanması için gereken malzemeler her markette kolaylıkla bulabileceğiniz ve çok uygun fiyatlarla satılan her zaman tükettiğimiz malzemeler. Hepsi doğal malzemeler olduğu için satın aldığımız kremlerin içeriğindeki kimyasal maddelerin hiçbirini içermiyor. Üstelik bu mucize maskeyi ilk uygulamadan sonra bile cildinizdeki değişikliği fark edebileceksiniz .

İşte sizlere şiddetle tavsiye ettiğimiz bu doğal botox maskesinin tarifi:

maske

İçindekiler:

•* 1 yemek kaşığı krema

*• 5 yemek kaşığı taze sıkılmış havuç suyu

•* 1 yemek kaşığı mısır nişastası

Hazırlanışı: Nişastayı yarım bardak suyun içinde çözündürün, sonrasında nişasta ve suyu bir demlik yada kabın içine koyun ve üstüne bir çay bardağı kaynar su ekleyin, düşük sıcaklıkta karıştırarak, homojen bir karışım elde edene kadar pişirin. Karışımı soğuttuktan sonra kremayı ve havuç suyunuda ilave edin ve karıştırın, yüzünüzü yıkadıktan sonra maskeyi cildinize sürün ve 25-30 dakika bekletin.

 Maskeyi uygulamadan önce cildinize peeling yapmak maskenin etkisini daha da arttıracaktır! Uygulama sonrası ılık su ile yüzünüzü yıkayarak maskeyi yavaşça temizleyin ve cildinize nemlendirici bir krem sürün.

Artan maskenizi, buzdolabında birkaç gün saklayabilirsiniz. En iyi sonucu elde etmek için, 3 gün arka arkaya maskeyi uygulamalısınız. Bu maske cildinizdeki yorgunluk izlerini ve kırışıklıkları siler, cildinizi nemlendirir ve cildiniz daha sıkı ve yumuşak hale gelerek gözle görülür bir değişim yaratır .

Kaynakça: http://www.healthyfoodteam.com/make-it-yourself-natural-botox-from-only-3-ingredients/#sthash.k7FMUOyu.dpuf  

Devamını oku...

Durulanınca Çıkar mı?

Biliyor musunuz?

Deterjan kalıntılarını temizleyebilmek için, çamaşır makinesinde, çamaşırları 8,000 kg ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir.

Bulaşık makinesinde, bulaşıklarınızı 6,000 kg (6 ton) su ile durulamanız gerekir.

Duşta, şampuan veya duş jeli kullanmışsanız, 2,000kg (2 ton veya 250 kova dolusu) su ile durulanmanız gerekir.

% 1`lik deterjanlı su ile yıkanan yemek kaplarından deterjanı uzaklaştırabilmek için, 8 lt su kullanmak gerekir.

Bu da, bulaşıkların yaklaşık 6 defa durulanması demektir.

Bir çay kaşığı üzerindeki kimyasal deterjan kalıntısının temizlenmesi için, 18lt sıcak su ile ya da 33 lt soğuk su ile durulanması gerekir.

Deterjanla yıkanmış yemek kaplarından vücuda günde 75 mg deterjan alınır ve bebeklerde bu miktar 250 mg’a kadar çıkar.

Çeşitli evlerden, lokanta ve yemekhanelerden alınan deterjanla yıkanmış ve kullanılmaya hazır olan yemek kaplarında 0,19 - 0,66 mg/lt deterjan saptanmıştır.

Sıvı el sabunlarındaki kimyasallar normal durulama ile yıkanıp gitmezler ve derimiz ve ağzımız vasıtası ile vücudumuza girerler. Derimize uyguladığımız her şey en az yediklerimiz kadar önemlidir. İnsan derisi, terleyen, ısınan, soğuyan, beslenen ve hasta olan yaşayan bir organdır. Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar, mikroplara ne kadar zarar veriyorsa akciğer, karaciğer ve beyne de aynı şekilde zarar verir.

Temizlik maddelerinin içerisindeki kimyasallar insan vücudunda karbon yapısını kırarak veya oksijeni tüketerek tamiri imkânsız hastalıklara yol açarlar.

Sıvı sabunlar, bulaşık deterjanları ile şampuan hammaddelerinin orantıları değiştirilmiş halidir. Sabunun sıvılaştırılmışı değildir. Sıvı sabunlar da, şampuanlar da, duş jelleri de birer "deterjan"dır.

Tıraş jelleri ve köpükleri bilmediğimiz bir çok kimyasallar içerir ve bunlar deri vasıtası ile insan vücuduna ve dolaşım sistemine karışır.

Akciğer tahribatı, akciğer iltihabı, alerjik reaksiyonlar, santral sinir sistemi, kalp, böbrek ve kan damar rahatsızlıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi bozuklukları ve kanser gibi önemli rahatsızlıkların kaynağı deterjanlar olabilmektedir.

Diş macunlarının bir çoğunda ağartıcı, köpürtücü, aşındırıcı hatta kanserojen bir çok madde bulunur. Piyasadaki bir çok diş macunun içerisinde çeşitli deterjan hammaddeleri bulunur.

Koltuk-altı gibi lenf bezlerinin bulunduğu hassas bölgelere sürdüğümüz bir çok kozmetik göğüs ve lenf kanseri başta olmak üzere bir çok hastalığa yol açmaktadır. İç çamaşırlar tüm gün deriye direk temas ettiği için bir çok tehlike taşırlar. Lenf, göğüs, prostat, rahim ve deri gibi kanserlerinde son yıllarda gerçekleşen hızlı artışın iç çamaşırlardaki kimyasal kalıntılar olabileceği ileri sürülmektedir.

Halı şampuanları güçlü deterjanlardır ve durulanmaları çamaşır ve bulaşıklardan çok daha zordur. Maalesef, halılar genellikle çocukların oyun alanıdır. ABD'nin Kuzey Carolina Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, bazı şampuanların içinde bulunan "Dietanolamine-DEA" isimli maddenin beyinde hücreleri öldürdüğünü ortaya çıkarmıştır.

1978 yılında Marmara denizinde 126 balık çeşidi varken bu gün bu sayı 25 çeşide inmiştir. 2050 yılına kadar da denizlerdeki canlıların %98 inin yok olacağı tahmin edilmektedir.

Hem Ailenizi Hem Dünyamızı Korumak İçin kimyasal ürünlerden uzak duralım.  

Devamını oku...

Terlemenin Mucize Etkileri

Vücudumuzun bir havalandırma sistemi üzerine kurulduğunun kanıtı olan terleme işlemi, vücudumuz için büyük önem taşıyor. Ortalama bir kişi, her gün vücudundaki suyun %10'unu terlemede kullanıyor.

Üstelik terlemek için spor yapmanıza gerek yok.

İşte terlemenin 7 sağlık faydası!

1-Terleme sayesinde daha temiz bir cilde sahip olursunuz.Yaygın olarak düşünülen şeyin aksine terlemek cildinizi kirletmek yerine temizler. Her gün gözeneklerinizde biriken ve çoğalan toksinlerin cildinizden atılması için terlemeye ihtiyacınız var. Terleme sayesinde cildinizde oluşan kızarıklık, sinir bozucu sivilceler ve diğer cilt problemlerinden cildinizi arındırabilirsiniz.

2-Terlemek yaralarınızın iyileşmesine yardımcı olur. Michigan Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdüren Laure Rittie, ekzokrin ter bezlerinin yaraların iyileşmesini sağlayan yetişkin gövde hücrelerini barındıran önemli bir korunak olduğunu belirtiyor.

3-Terlemenin antibiyotik ilaç etkisi yaptığını biliyor musunuz? Yapılan birçok araştırma terlemenin cildinizin üzerine etkili antibiyotikler yaydığını kanıtlıyor. Örneğin, cildinizde sinek ısırığı gibi küçük bir sıyrık olduysa, ter bezlerindeki antibiyotik taşıyıcıları hızlı ve etkili bir şekilde zararlı maddelerin hepsini yok eder.

4-Terleme böbrek taşı oluşumunu engeller. Yapılan araştırmalar düzenli egzersiz yapmanın ve her gün bol su tüketmenin böbrek taşı oluşumunu engellediğini ortaya koyuyor. Egzersiz yaptığınız zaman terler ve daha fazla suya ihtiyaç duyarsınız, böylece böbrekleriniz temizlenmiş olur.

5-Terlemek vücut ısısını düşürüyor. Isı artışına karşı terleyen vücudunuz ısı dercesini düşürmeye çalışır. Spor yaparken terlemenizin nedenlerinden biri de bu çünkü vücut kalori yakabilmek ve enerji seviyesini yüksek tutabilmek için ısı arttırıyor. Bu nedenle vücudunuzun susuz kalmaması için spor yaparken bol bol su içmelisiniz.

6-Terlemek cildinizin rengini ve esnekliğini iyileştirdiği için genç görünmenize de yardımcı olur. Ayrıca kan akışını da etkili bir hale getiren terleme, toksinleri gözeneklerinizden dışarı ittiği için detoks etkisi de yaratıyor.

7-Terlemek sizi daha mutlu yapar çünkü spor yaparken vücudunuz endorfin salgılıyor. Ayrıca egzersiz yapmak rahatlamanıza ve stresten arınmanıza yardımcı olur. Böylece kendinizi mutlu ve dinlenmiş hissedecek ve daha genç görüneceksiniz.

Devamını oku...

Hipsterler Sağlığımızı Tehdit Ediyor!

Uzatılmış bıyık ve sakallar erkeklerin 2015 yılında gözdesi. Kadınlara da oldukça erkeksi ve çekici görünen bu stilin altnda hijyenik olmaya durumlar saklanıyor olabilir.

Küçük bir risk olmasına rağmen çene ve yanaklarda bulunan kıllar mantar enfeksiyonları, hatta biraz daha tehlikeli olan stafilokok gibi mikroplara iyi bir liman olabiliyor.

Erkekler, sakal ve bıyıklarının bakımı düzgün bir şekilde yapmazlarsa, mikropların üremesi için davetiye çıkarırlar. Dermotologlar yüz kıllarının oldukça mikrobik olabileceğini vurgulayarak , erkek arkadaşınızla olacak temaslarınıza dikkat etmeniz gerektiğini söylüyor.

Bir başka sorun ise uzatılmış saçlar, sakallar ve bıyıkların cilt sorunlarını kamufle etme yolu olduğunu bilip, bunların size de bulaşabileceği gerçeği… Kıllarından dolayı erkek cilt sorunları farketmez ve sizi uyarmazsa yanlışlıkla temas halinde size de bu sorunları bulaştırabilir.

Dermotologlar uzun yüz kıllarının siğil, kızarıklıklar ve açık yaralara yol açan bakteriyel cilt sorunlarına neden olabileceğini de söylüyor. Ve tabii, sakallı bir sevgiliye sahipseniz temas ve sürtünmeniz takdirde tahrişler ve kızarıklıklarla da karşılaşmanız mümkün.

Erkeğiniz, yüzünde oluşabilecek bu risklerden kurtulmak için sakallarının hepsini kesmek zorunda değil. Öncelikle sakallarının arasında sıkışıp kalan kirlerden kurtulmalı. Bunun için de günde en az bir kez sabun ile yüz kıllarını iyice yıkamalı. Özellikle yemek yedikten sonra bıyık ve sakallar kesinlikle yıkanmalı. Onu bu konuda teşvik etmek ise size düşüyor. Size, çevresine ve en önemlisi kendisine bir iyilik yapmak istiyorsa, iyi temizlenmeli ve enfeksiyon risklerinden korunmalı. Onu bu konuda sık sık teftiş edeceğinizi söylerseniz, ona ve kendinize iyilik yapmış olursunuz. 

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?