social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

İki Çeşit Et Arasında Besin Değeri Farklılıkları Nelerdir?

Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde, market raflarında ve pazarlarda daha fazla organik ürün görmeye başladık. Organik terimi, kimyasal ilaçların artık ürün yetiştirmede vazgeçilmez etmen olmasından sonra hayatımıza girmiş olsa da, bu konu üzerine de yapılmış yüzlerce araştırma bulunuyor.

Bilim insanlarının bulgularına göre; organik meyve ve sebzelerin içerdikleri besin açısından normal üretim meyve ve sebzelerden çok da bir farkı bulunmuyor ve kesinlikle organik ürünler daha fazla besin maddesi içermiyor. Her ne kadar meyve-sebzelerdeki organik ve normal üretimin farkı çok olmasa da, araştırmalara göre hayvansal gıdalarda durum çok daha farklı.

Bu konu üzerine daha önce yapılmış 200’den fazla çalışmanın yeniden gözden geçirilmesini içeren yeni bir araştırmanın bulgularına göre; organik süt ve et ürünleri, organik olmayan eşleniklerine göre yaklaşık %50 daha fazla omega-3 (ya da n-3) yağ asitleri içeriyor. Fakat bu rakam oldukça fazla görünüyor olsa da, uzmanlara göre bu fark günlük besin alımı göz önüne alındığında çok da fazla değil. Çünkü ortalama günlük n-3 tüketimimiz 2,2 gram ve eğer organik süt ve et ürünleri tüketirsek, organik süt ve etten yalnızca fazladan yaklaşık 33 miligram fazla n-3 alabiliyoruz. Yani bu fark, günlük beslenmemizde büyük bir anlam ifade etmiyor.

Araştırmaya göre bu fark da, hayvanların yetiştirilme şeklinden kaynaklanıyor. Ortada organik gıdaları tüketmek ve/veya tüketmemek için oldukça fazla sebep var. Hiç şüphe yok ki, bu konu birçok insan için tartışmalı olmaya devam edecek. Tüketip tüketmeme tartışmasından ziyade, satın aldığımız ürünlerin içeriğinden haberdar olmamız oldukça önemli. Bu araştırmanın arkasındaki motivasyon da aslında tam olarak bu.

İngiltere’deki Newcastle University’den araştırmanın başındaki Carlo Leifert’in belirttiğine göre; insanlar organik sütü ve eti üç temel sebepten dolayı tüketiyor:

sağlıklı hayvanlardan elde ediliyor olmaları, organik tarımın çevreye olan olumlu etkileri ve bu gıdalardan elde edilebilecek muhtemel sağlık faydaları. Fakat bu insanların çoğu, tükettikleri ürünlerin besin kalitesinden haberdar değil. Bu sebeple de, bu tarz araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Yapılan bu geniş kapsamlı çalışmada da araştırma takımı, hayvansal süt ürünleri üzerine yapılmış, aynı alanda çalışan bilim insanlarının incelemesinden geçmiş 170 araştırmayı ve farklı et ürünleri üzerinde yapılmış 67 araştırmayı yeniden gözden geçirdiler. Bilim insanları yaptıkları bu çalışmayı iki farklı makale olarak British Journal of Nutrition ‘da yayımladılar. Araştırmacıların bulgularına göre; organik etler normal etlere göre ortalama %47 daha fazla omega-3 yağ asitleri içeriyorlar, organik sütler ise normal sütlere göre %56 daha fazla omega-3 yağ asitleri içeriyor. Fakat, her ne kadar organik ürünler daha fazla omega-3 içerseler de, daha fazla yağ içermiyorlar; ayrıca organik sütlerin içeriğindeki yağlar da daha sağlıklı olarak değerlendirilebilir.

Omega-3 içeriğinin yanı sıra organik et ve süt ürünlerinde yüksek miktarda E vitamini ve karatenoid de içeriyor. Organik süt ve et için bütün haberler ne yazık ki iyi değil. Araştırmaya göre; organik süt ve et ürünleri, normal üretim süt ve ete göre %74 daha az iyot içeriyor. Bu durum, ana iyot kaynağının hayvansal gıdalar olduğu düşünülürse bir sorun teşkil edebilir. Araştırmaya dahil olmayan fakat University of Reading’de besin değerleri üzerine profesör olan Ian Givens’in belirttiğine göre; besinsel iyotun en önemli kaynağı süt. Özellikle, çocuk gelişimi için hayati önem taşıyan iyotu hamile kadınların alabilecekleri ana kaynak da süt. Peki, besin içeriğinde farklılıklar olmasının sebebi nedir? Bu konu ile ilgili araştırmada kesin bir sebep belirtilmese de, daha önce yapılan çalışmalarda bu farkın organik besinlerin elde edildiği hayvanların yetiştirilme tarzından ve yedikleri ot miktarından kaynaklandığı öne sürülüyordu. Givens’in belirttiğine göre; yapılan bu araştırmalar oldukça detaylı olmasına rağmen, organik ve sıradan besinlerin değerlendirilmesi aldığımız bütün besinler üzerinden yapılmalı. Fakat, yine de bu ve benzeri çalışmalar, tükettiğimiz ürünlerin içeriği hakkında daha iyi bilgi sahibi olmamızı sağlıyor.

Kaynak: Fiona Mcdonald, Largest study of its kind finds there IS a difference between organic and non-organic animal products, Science Alert, Retrieved from http://www.sciencealert.com/review-of-more-than-200-papers-finds-there-s-clear-difference-between-organic-and-non-organic-animal-products  

Devamını oku...

Kalorisiz ve Sağlıklı 20 Besin

Yazın yaklaşması ile hepimiz düşük kalorili besin arayışındayız. Kereviz ve salatalık gibi, sıfır kalorili olarak bilinen besinler, aynı zamanda sağlıklı oluşlarıyla da atıştırma listesinin zirvesine oturuyor.

Kalorisiz ve sağlıklı bu besinler nelermiş bir göz atalım:

1-SALATALIK : Açlığınızı su içerek geçiştirmeye çalışıyorsanız, bunun yerine salatalık yiyebilirsiniz. Yüksek oranda su içeren besinler midenizdeki boşlukları dolduracağı için kendinizi uzun süre tok hissedersiniz. Salatalık, aynı zamanda, K, C vitaminleri ve potasyum içerir. Bu bitkide kasları, bağ dokuları, lifleri ve kemikleri güçlendiren silika adında bir madde de bulunur.

2-NARENCİYE MEYVELERİ : Portakal, mandalina ve greyfurt tüketmek için soğuk havaları beklemeyin. Narenciye meyveleri bel bölgenizi inceltmenize yardımcı olur. Araştırmalar, bol bol C vitamini tüketen kişilerin bel ve karın bölgesinin, az miktarda antioksidan tüketenlere göre daha ince olduğunu göstermektedir. Yüksek oranda C vitamininin, spor esnasında %25 daha fazla yağ yaktığı tespit edilmiştir.

3-KEREVİZ : Kereviz neredeyse hiç kalori içermeyen bir bitki. Orta boy bir kereviz sapı yaklaşık 6 kalori içerir. Düşük kalorili olmasının yanı sıra besin değeri çok yüksektir. 1 kâse kereviz, günlük K vitamini ihtiyacınızın 3’te 1’ini karşılar. Ayrıca A vitamini, lif, folik asit ve potasyum açısından oldukça zengindir. İçerdiği ftalit ile atardamar duvarlarının rahatlamasını ve kan akışının artmasını sağlayarak tansiyon düşüklüğüne iyi gelir.

4-ELMA : Günde 1 elma ile kilo alımına son! Kabuğunu yemeyi de ihmal etmeyin. Kabuğu, metabolizma hızını arttıran lifler ve kilo alımını engelleyen ursolik asit içerir.

5-KELP : K vitamini yüklü kelp, kemikleri güçlendirir. Alginat lifleri denilen doğal lifler yağ absorbsiyonuna yardımcı olur. 100-110 gramlık kelpte sadece 6 kalori bulunmaktadır. Kelp yosununu salatalarda ve çorbalarda deneyebilirsiniz.

6-KUŞKONMAZ:  Yarım kâse haşlanmış kuşkonmaz, size sadece 20 kalori olarak geri dönecek. Dahası, ciddi miktarda K ve A vitamini ve folik asit almış olacaksınız. Şeker ve nişasta parçalamada etkili olan B vitamini ile kan şekerinizi dengeleyebilir ve tip 2 diyabetten kurtulabilirsiniz.

7-KAYISI : Beta-karoten ile dolu kayısı, kanser ve kalp hastalıkları ile savaşır ve göz sağlığınızı korur. A,C,E vitamini ve beta-karoten açısından zengin olan bu meyveyi günde 3 kez ya da daha fazla tüketmek, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur.

8-KARPUZ : Kilo vermeye yardım eden bir tür aminoasit olan arjinin içerir. Uzmanlar karpuz tüketenlerin, tüketmeyenlere oranla daha çok yağ yaktığını dile getirmektedir.

9-DOMATES: Domatesin içerdiği likopen prostat kanserini önler ve ultraviyole ışınlara maruz kaldığınızda ortaya çıkan serbest radikalleri yok ederek cildinizin genç görünmesini sağlar.

10-BROKOLİ : Belki de en sevilmeyen sebzelerden biri ama aslında bunu hiç hak etmiyor. Bir kâse çiğ brokoli, portakal kadar lif ve C vitamini içerir. 11-KARNABAHAR : Yarım kâse haşlanmış karnabahar, sadece 14 kalori içerir. İhtiyacınız olan günlük C vitamininin yarısını karşılar.

12-ÇİLEK: 1 kâse çilek ile günlük C vitamini ihtiyacınızın %100’ünden fazlasını karşılayabilirsiniz. Çilek aynı zamanda antioksidan bakımından çok zengindir. İçerdiği polifenol, vücudu, kalp hastalıklarına ve bazı kanserlere bağlı doku ve hücre hasarlarına karşı korur.

13-YEŞİL YAPRAKLI BİTKİLER: Bir kâsesi 4 kalori olan su teresi, A,C ve K vitamini açısından zengindir. Tere bitkisi, kanser riskini azaltır. Yüksek oranda lutein adlı antioksidan ve beta-karoten içerir. Bir kâsesi 7 kalori olan ıspanakta, K vitamini, kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko ve selenyum oranı yüksektir. Kas dokularının kendisini hızla onarmasını sağlayan bir hormon da içerir.

14-ACI KIRMIZIBİBER: Yemeklerinize biraz tat katın, tat katarken de zayıflayın. Acı kırmızıbiberin acı olmasını sağlayan kapsaisin, vücudun daha çok kalori harcamasına yardımcı olur.

15-MANTAR :İster soteleyin, ister çiğ yiyin. Mantar göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir besindir. Mantar tüketerek kansere karşı korunabilir, bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

16-DOLMALIK BİBER :Dolmalık biberin besin değeri çok yüksektir. Orta boy bir dolmalık biber, günlük C vitamini ihtiyacınızın 2,5 katını, A vitamini ihtiyacınızın %75’ini, lif ihtiyacınızın da %10’unu karşılar.

17-SAKIZ KABAĞI : Sakız kabağı ve diğer bütün kabak türleri vitamin ve lif deposudur. Ancak, sakız kabağının bir avantajı var: Kilo aldırmadığı için sakız kabağından daha fazla tüketebilirsiniz. Sakız kabağını bal kabağından 2 kat daha fazla tükettiğinizde alacağınız kalori miktarı bal kabağıyla aynı olacaktır.

18-ŞALGAM : Kök sebzelerin içinde biraz geri planda kalan şalgam aslında patates ve havuç kadar faydalı bir besindir. İçerdiği glukozinolatlar ile kanser düşmanı olan şalgam, aynı zamanda iyi bir lif, kalsiyum ve potasyum kaynağıdır.

19-YEŞİL ÇAY : Soğuk ya da sıcak tercih edebilirsiniz. Tatlandırılmamış yeşil çay, kalorisizdir ve bir antioksidan türü olan ECGC açısından zengindir. Metabolizmayı hızlandırırken bir yandan da bazı kanser türleriyle ve kalp hastalıklarıyla savaşır. Günde 3 bardak yeşil çay içenlerin, içmeyenlere göre 2 kat daha fazla kilo verdiği de gözlemlenmiştir.

20-SU : Suyun faydaları saymakla bitmez. Vücudu susuz bırakmamak, metabolizmayı dinç tutar ve gün boyu enerjik kalmanızı sağlar. Yemeklerden önce 2 bardak su içerek, porsiyonlarınızı kontrol altına alabilirsiniz.  

www.yesilaile.com çevirmeni Nilgün Uğur

Devamını oku...

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?