social facebook  social twitter  social youtube  social ins
Menu
 saglikli beslenme bannersaglikli guzellik banner

Çocuklarınızın Korkularını Ciddiye Alın

Çocuklarınızın Korkularını Ciddiye Alın

 Hayal dünyaları son derece geniş olan çocuklar korkularını bastırmakta zorlanabilirler. Çizgi film kahramanlarını gerçek sanıp, bir çok şeyden ürkebililirler. Onlara 'Amma korkaksın!' demek problemi çözmez.

Çocukların özellikle geceleri eve girecek kötü adamlardan, hırsızlardan, canavarlardan, hayaletlerden, kedi-köpek gibi hayvanlardan korkması kimi zaman komik gelse de ciddiye alınması gereken durumlar arasında yer alıyor. Küçük yaştan itibaren zihne yerleşen korku duygusu yetişkinlikte de etkisini gösteriyor.

Davranış Bilimleri Enstitüsü'nden Uzman Klinik Psikolog Şeyda Özdalga tehlikeli durumdan kaçınma duygusu olarak gelişim yaşına göre korkunun normal olduğunu belirtiyor. Ancak çocuğun normal hayatını sürdürmesini engelleyecek seviyeye gelen korkuların ciddiye alınmasını ve doğru bir yaklaşımınla çözülmesi gerektiğini söylüyor.

Korkunun öğrenilen bir duygu olduğuna dikkat çeken Özdalga'ya göre hayali korkular okul öncesi dönemde başlıyor. Çocuk korkuyu öncelikle ailesinden, yakın çevresinden, televizyondan, bilgisayar oyunlarından öğreniyor. Anne babanın koktuğu durumlardan korkuyor. Anne köpek gördüğü zaman tepki gösteriyorsa çocuk onun korkulacak bir şey olduğunu öğreniyor.

Bazen de çocuk şartlanıyor. Köpeği severken zarar verdiyse korku gelişiyor. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların televizyondaki şiddet içerikli görüntüleri gerçek sandığını belirten Özdalga " Anne babanın bilgi vermesi gerekiyor. Silahın olduğu yerde elbette öfke, kızgınlık, intikam gibi olumsuz duygular, ölüm ve kan oluyor. Ailenin sınırlayıcı olması gerekiyor."

Çocuğa Öcü Geliyor Demeyin Korkularını anlatmalarına fırsat verin.

Alay edip küçümsemeyin "Erkek adam korkar mı? Bundan da korkulur mu, sen bebek misin?' gibi ifadeler kullanmayın. Çocuğa model olun. Kedi köpek gibi hayvan korkularında sakin yaklaşın. Kendiniz korksanız bile belli etmeyin. Bir kedi tırmalamışsa bütün kedilerin yapmayacağını anlatın. Düştüğü zaman aşırı hassasiyet göstermek de, 'acımadı' demek de doğru değil. Gerçekte canı yanmış olan çocuk anlaşılmamış olduğunu düşünür ve kendini kötü hisseder. Düştükten sonra annesinin korktuğunu gören çocuk canı çok yanmamış olsa da aynı şeyi yaşamak tan korkar.

Cesur olduğu, korkmadığı durumları destekleyin. Hep olumsuza odaklanmak yerine olumluyu da alkışlamak gerekir. Çocuğu öcü geliyor, ağlarsan iğneciye götürürüm, yaramazlık yaparsan polise veririm, ve cin/peri gibi şeylerle korkutmayın. Çocuğu korkusuyla yüzleştirin. Korktuğu yerlere birlikte gidin. Asansörden korkuyorsa birlikte binin. Önce sadece bir kat çıkarak korkulacak bir şey olmadığını gösterin. Denizden korkan bir çocuğu zorla suya sokmak yerine suyun kenarında kendi kendine oynamasına fırsat verin. Suyla oynarken korkusunu aşar. Çocuklar karanlıkta bir şey görünmediği için kendilerini güvende hissetmez.

Karanlıkta evde bir şey değişmediğini gösterin. Mum yakıp komik oyunlar yapın. Karanlıktan korkan çocukla birlikte yatmak doğru değil. Bir süre odasında durarak korkusunu telafi edebilirsiniz. 'Evimize canavar giremez' demek canavarın varlığını kabul etmektir. Bundan önce çocuğun kafasındaki canavar algısının ne olduğunu öğrenin. Çocukların yalnız kalmaktan korkmaması için birden bire yanlarından kaybolmayın.  

Giriş or Üye Ol

- Facebook’la Bağlan

Parolanızı mı unuttunuz? / Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?